gitarTELi © √к∂ѕ [MuWahhiD]

Facebook İHH sayfasını açtı

Posted by: gitarTELi on: Temmuz 28, 2010

İHH’nın 184 bin üyeli sayfası, 23 Temmuz 2010 tarihinde Facebook tarafından yayından kaldırılmıştı.

Sayfa üzerinden vakfın faaliyet haberleri, sosyal ve yardım içerikli videoları, fotoğrafları Facebook kullanıcıları ile paylaşılıyor. Nisan ayında açılan İHH Facebook hesabı dört ayda 184 bin üye sayısına ulaştı. Sayfanın yeniden açılışı “haksız ve hukuksuz bir kararın düzeltilmesi” olarak değerlendirildi.

Cenazeler İstanbul’da Namaz Bugün

Posted by: gitarTELi on: Temmuz 28, 2010

Bahattin Yıldız ile Faruk Aktaş’ın cenaze namazları bugün Fatih Camii’nde ikindi namazı müteakip kılınacak. Cenazeler Edirnekapı Şehitliği’nde toprağa verilecek.

Bahattin Yıldız ve Faruk Aktaş, bir yetimhane projesi için Afganistan’a gitmişlerdi. 17 Mayıs 2010 tarihinde Kunduz bölgesinden başkent Kabil’e dönerken uçakları Salang geçidine düşmüştü. Uçağın enkazına yoğun kar ve sis yağışı yüzünden dört gün sonra ulaşılabilmişti. Uçak parçalandığı için cesetlerin kimlik tespiti süreci uzadı. DNA testiyle kimlikler tespit edildikten sonra cenazeler, ailelere kazadan üç ay sonra teslim edildi.

Zillet Mutfakta! ya da Ülker`e Ne Oluyor

Posted by: gitarTELi on: Temmuz 14, 2010

 

Biz, kötü olanı almayız  değil mi? Hatta kötüye giden yolları da kaparız. Peki bizden kötüye meyledeni ne yaparız?

Düzeltiriz…Adam ederiz.

Haydi ,zillete düştüğümüz bütün diğer konuları bırakalım. Siyasi arenada, uluslararası ilişkilerde. ..Bizim için daha sık tekrarlanan bir zillete gidelim.

Mutfak!

Dünyada bütün dengeler aslında mutfak hesabına dayanmıyor mu? İnsanın mücadelesi nihayette bir mutfağın etrafında dönmüyor mu?

Peki biz mutfağımızda izzet sahibi miyiz? Yoksa mutfağımızda BİLE zillete mi düştük?

Müslüman belirsizliklerin adamı mıdır  ? Müslüman şüphe içinde yaşamaya mahkum mudur? HAYIR! Müslüman netliğin adamıdır. Ve illa ,  hayatın çekilecek bir tarafı yoktur.

O halde soru: Mutfağımıza girenler hakkında bu kadar spekülasyondan kurtulmadan ve  kendisinden şüphelenilen ürünlerin üreticilerini gerekli açıklamayı yapmaya zorlamadan zilletten kurtulmamız mümkün mü?

Ülker in nesi var? Ülker e ne oluyor?

Ülker   kendisini , İslami hassasiyetlerle  terk edilen bütün malların alternatifi olarak görüp kendisini mahvedecek bir  rehavete mi kapılmıştır? Ve o duyduğumuz “Her halukarda bizden alacaklar, başkası yok ki.” cümlesini gerçekten söylemiş midir?

Ve  bu düşüncenin rahatlığıyla “Bu işler böyle yürüyor, biz de pazara uyalım” diyerek  kullanacağı maddelerin haram olmasında hiçbir beis görmemiş midir?

Çamlıca gazoz hadisesine ne demelidir?

http://www.ibret.net/Yazici.asp?tur=haber&ID=89

Neden Gimdes in incelemelerine müracaat etmemekte ve  bisküvilerinin peynir suyu altı tozu denen içeriğinde bile domuz katkısı olabileceği iddiasına “yok kardeşim istersen bak” diyememektedir?

Haydi  bunun adını koyalım. Müslüman  mahallesinde salyangoz satmak bunun yanında hafif kalmıyor mu? Bizzat  kendi mahallesindeki  insanların çocuklarına parlak ambalajlar içinde Allah ın, şeytan işi pislik  ve murdar dediği şeyleri yedirmenin adı nedir? (Ki o insanlar ,çocuklarının boğazından haram geçmemesi için  tir tir titreyen ,haram lokmanın çocuklarının ahlakını bozacağı inancını taşıyan insanlardır.)

Sahtekarlık? Aymazlık? Ucuzluk? Vurdumduymazlık?

Rasulullah (sav) adını koymuş hükmü de vermiştir.

BİZİ ALDATAN BİZDEN DEĞİLDİR!

Ülker in reklamlarında   bir hassasiyet çizgisi benimsemediği gün gibi aşikardır. Bırakın  gençleri, yaşlı teyzeler bile İslami bir görüntü sergilememektedir.(Ülker içim ayran reklamı)

Kadın , “satış arttırma öğesi”  olarak bal gibi kullanılmaktadır. ( Ülker Bravo dondurma  ve Sunny reklamı )

Geçen sene İsrail in Filistin e saldırısı sonunda şiddetlenen boykot günlerinde Ülker  neden  Burger King ile menü ortaklığı yapmıştır?

http://www.ulker.com.tr/tv_reklamlar_icerik.aspx?listitemid=2347

Eğer bize ,“Bu, pazarın gerektirdiğidir kardeşim” derse biz de Ülker in ürünlerinin gerekliliğini sorgularız.

Benim, portakal jöleli kekin jölesine ihtiyacım nedir?

Marketteki bisküvi – çikolata  reyonunun önünde,  “Hangisini alsam acaba?” diye düşünerek geçirecek zamanım  var mıdır ?

Tüketime programlanmış bir makine gibi “ her gün başka bir ürünle  hayatın tadını çıkarmak” gibi bir   lüksüm olmalı mıdır?

Ya da Ülker bize şöyle demelidir. “Ne hassasiyeti  yahu. Benim öyle bir derdim yok.Neden bahsediyorsunuz?”

O zaman bizde “Hüsnü zanda bulunmuşuz hata etmişiz” der tedbirimizi alırız.

Nasıl olurda DOMUZ ve ALKOL bizim mutfağımıza elini kolunu sallayarak girebilir?

Mutfağımıza sahip çıkamıyorsak neye sahip çıkmaktan söz edebiliriz?

“Biz napalım canım? Adamlara Müslüman diye güvenip alıyoruz.Bir şey yapıyorlarsa da günahı onların boynuna.”  gibi hastalıklı bir düşünceye yakalanmışlara da deriz ki:

و لا تزر  وازرة  وزر  أخرى

Hiçbir günahkar başkasının yükünü yüklenmez!   ) İsra suresi 15.ayet)

Kapitalizmin “tükettirme ” kaygısını  Ülker de de görmek zor mudur?

ABD nin Irak ı  işgali sırasında azalan Coca Cola satışlarını ,Cola Turka ile kendisi için bir fırsata mı dönüştürmüştür? Bu ne kadar meşrudur?

“Müslümanların laikliği siyasette değil ticarette. Müslümanlar ,  dinle ticareti birbirine karıştırmıyor .” dediğimizde akla gelenlerden biri  de Ülker midir?

Toplumumuzdaki bozulmanın sebeplerinden biri bize yedirilen domuz ve alkol katkılarının genlerimize işlemesi midir?

SONUÇ:  ÜLKER ADAM EDİLMELİDİR!

ÇÖZÜM: Şimdi herkesin  çözüme dair bir fikir olmalıdır.

Ne olursa olsun bizim bu temkinli yaklaşımlarımız bizi bir şeye götürecektir. AZ YEMEK!

Ve bu bizim için hayırlı olacaktır inşaallah.

Nacih’ten alıtıdır.

İHH, İnsani Yardım Filosu’na saldırıyı siteleştirdi

Posted by: gitarTELi on: Temmuz 9, 2010

rail öldürüyor… İlk günkü gibi öldürmeye devam ediyor. Son olarak Gazze’de dört yıla yakın bir süredir devam etmekte olan ambargoyu kaldırarak bir yardım koridoru oluşturmak isteyen; Gazze’nin hemen her şeyden mahrum edilmiş mazlumlarına insani yardım malzemesi taşıyan sivil insani yardım aktivistlerini Akdeniz’in ortasında, uluslararası sularda öldürdü İsrail.

Öldürdü… En iyi bildiği şeyi bir kez daha yaptı. Oysa On Emir’den biriydi “öldürmemek”.

İHH İnsani Yardım Vakfı dünyanın her kıtasından, her din ve inançtan, 36 farklı ülkeden 700’ün üzerindeki insani yardım aktivistinin hedef alındığı 31 Mayıs kanlı saldırısını anlatan bir site hazırladı. Rotası sevgi ve kardeşlik olan İnsani Yardım Filosu’nun “İnsanlığa çağrı” bölümünde şöyle deniyor:

…Geçmişten bugüne uzanan bu kanlı mirası değiştirmek için dünyanın bütün iyi insanları bir araya geliyoruz.

Gazze bir sembol olsun bizler için. Düşünelim… Mesela hepimiz Gazzeli olalım bir an için. Kapalı bir kafeste özgürlüğünü arayan bir kuş olalım; gözleri ufukları zorlayan, yalnızlığın acısını hisseden, dünyanın umarsızlığına kahreden… Ailesi her türlü ihtiyaç içinde beklerken işsiz olan bir baba; hasta çocuğuna ilaç bulamayan acılı bir anne, inşaat malzemeleri olmadığı için evi, okulu, hastanesi olmayan yüz binler olalım…

Bu durum hoşumuza gitmedi; çünkü bizler iyi insanlarız. Bir milimetrekare bile kalmaksızın yeryüzündeki her yaşam için esenlik dileyenleriz. Güzellik istiyoruz komşularımız için bizler. O yüzden götürüyoruz mutfağımızda pişenden… Çünkü elimizdeki tüm güzellikleri paylaşmak istiyoruz…

Şimdi Latin Amerika’dan Uzakdoğu’ya iyi insanlar evlerinden sokaklara çıktılar. Çünkü Gazze için yola çıkan İnsani Yardım Filosu’nun barış ve kardeşlikle yüklü olduğunu biliyorlardı. Gemilerin içinde taşınan fidanların Gazze’de dostluk çiçekleri açacağından eminlerdi; oyun parklarının yerleştirileceği caddelerdeki çocuk sevinçlerini çok önceden görmüşlerdi. Sokaklara çıktılar çünkü İsrail’in uzatılan bu zeytin dalını tutmayışına, bir kez olsun aklıselimle davranmayışına içerlemişlerdi, kızmışlardı…

Şimdi 7 milyar insan söz vermeliyiz. Gazze artık hepimizin vicdanı. Hepimiz Gazeli çocuk ve ihtiyarlarız. Hepimiz Gazze’nin sınır kapılarına vurulan paslı çivilerin sökülüp atılmasını istiyoruz. Hepimizin gözleri Filistin’in, Gazze’nin sokaklarındaki gülen çocuğu arıyor.

O hâlde tekrar 7 milyar insan söz vermeliyiz. Çünkü Gazze yeni Gazzelere ya engel olacak ya da bir kez daha dünyanın birçok sokağında, caddesinde yeni Gazzelerle perişan olacağız. Hangisi?

Site, İHH İnsani Yardım Vakfı’nın internet sitesi üzerinden ziyaret edilebilir. www.ihh.org.tr/oldurmeyeceksin

Müslüman alimler Türkiye’ye destek bildirisi yayınladı

Posted by: gitarTELi on: Temmuz 6, 2010

Müslüman Alimlerin Yayımladığı Bildiri

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Türkiye’ye gösterilecek tutuma ilişkin Müslüman âlimlerin ve dünya İslam liderlerinin çağrısıdır.

Âlemlerin Rabbi’ne hamdolsun. Salat ve selam, el-Emin olan Nebi’sine olsun.

Felaketler, darlıklar ve şiddetli krizler ne zaman çöreklense ferahlık, genişlik ve müjdenin kullarına daha yakın olması Allah’ın lütfundandır.

Gazze ambargosu ve ahalisinin işgalin gölgesinde her türlü yaşam gereklerinden mahrum bırakılması, ne insani ölçülerde ne de uluslararası hukukta geçerliliği olmayan bir davranıştır. Bu, Arap ve Müslüman bir halka karşı işlenen bir suçtur. Bu halkın, hem komşuluk hem de din ve nesep yönünden kardeşlik cihetiyle üzerimizde hakları vardır. Ve bu suça sessiz kalmak, hele hele bir şeyler yapabilme gücü varken sessiz kalmak, bu suça ortak olmaktır.

Küresel ve bölgesel dengede bir ağırlık unsuru olmak üzere bölgede kendisinden beklenen rolü tekrar elde ederek çaresizlik içindeki Filistin halkının haklarını savunmak için Türkiye’nin tam vaktinde gelip durumu sahiplenmesi Allah’ın bir lütfudur.

“Özgürlük kafilesi”, ambargoyu, ambargonun suç teşkil ettiğini ve kaldırılması gerektiğini dünyanın gündemine tekrar taşıyarak çığır açan bir adım atmıştır. Türk halkı, yaptıkları işin doğruluğuna inanarak, İslam’a ve Arap komşularına duydukları bağlılığın derin bilinci içerisinde şehitler vermiştir. Bu kutlu kafileye dünyanın birçok ülkesinden onurlu ve seçkin insanlar iştirak etmiştir.

Olayın sonrasında ve halen devam etmekte olan yankıları okumak, gereken cevapları en güzel şekilde vermeyi gerekli kılıyor. Buradan hareketle İslam dünyasına ve de özellikle Arap dünyasına çağrıda bulunuyor, etkin basın desteğiyle Türkiye’deki kardeşlerinin yanında durmalarını talep ediyoruz. Sözün etkin rolü, kamuoyu oluşturma gücü vardır. Dil, kalem, görsel resim, modern elektronik aletler ve hızlı basın teknolojisi ile cihad, meşru bir cihad türüdür. Kamuoyu üzerindeki etkisi de apaçıktır.

Aynı şekilde Arap devletleriyle Türkiye arasında ortak ekonomik stratejilerin derinleştirilmesi yoluyla ekonomik destek sağlanmalı. Çalışma alanlarında, sanayide, ticarette ve üretimde işbirliği yapmak suretiyle bölge ülkeleri arasında gelecekteki sağlam ilişkiler pekişmiş olacaktır.

Aynı şekilde dünya ülkelerine, Avrupa, ABD veya diğer belli başlı turistik bölgelere seyahat etmeyi düşünen aile ve gruplara; camileri, eski anıtları, doğal manzarasıyla gözden kaçmayacak olumlu değişimler geçiren ve birçok Arap ülkesine vizeyi kaldıran Türkiye’yi tercih etmelerini öneriyoruz.

Seyahate çıkılacaksa ahlaki ve kültürel açıdan yakınlığıyla Müslüman ülkelerin tercih edilmesi bir Arap turist için daha yerinde olur. Hem bu doğrudan Müslüman halklar arasındaki iletişimi, kaynaşmayı teşvik eder, hem de resmi kanallardan değil de halklar arasında kendiliğinden gelişen güven, destek ve beğeni duygularının gelişimini sağlar. Türkiye ve Arap ülkelerinde bir halk hareketlenmesine yatırım olur.

Bu duruşun Allah ve Adalet adına olmasını; Gazze’deki kardeşlerimizin üzerinden ambargoyu kaldırmaya vesile olmasını; gıda, ilaç, elektrik gibi ihtiyaç duydukları tüm yaşam gereklerine bir an önce kavuşmalarını kolaylaştırmasını; ve bunların işgalci, zorba düşman hesapta olmaksızın gerçekleşmesini ümit ediyoruz.

Filistin’deki ve tüm dünyadaki kardeşlerimize bugünün dünden, yarının da bugünden daha hayırlı olmasını Allah’tan niyaz ediyoruz. Allah, salihlerin yar ve yardımcısıdır. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.

3/7/1431 hicri
15/6/2010 miladi

İmza Listesi

1- Şeyh Yusuf bin Abdullah el Karadavi
Dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkanı – Katar
2- Şeyh Abdullah bin Şeyh el Mahfuz bin Beye
Tecdid ve Terşid Merkezi – Cidde
3- Selman bin Fahd el Avde
Islam Today Grubu – Riyad
4- Üstad Şekib bin Mahluf
Avrupa İslami Teşkilatlar Birliği Başkanı
5- Heysem Rahme
Avrupa İmamlar ve Mürşidler Birliği Başkanı
6- Ali Muhyiddin el Karadaği
Katar Üniversitesi Profesörü ve Avrupa Fetva ve Araştırmalar Meclisi Üyesi – Katar
7- Muhammed Ammara
Müslüman Düşünür – Mısır
8- Muhammed Hasan el Dedu
Alim Yetiştirme Merkezi – Nuakçot/Moritanya
9- Üstad Ahmed er Ravi
Avrupa Vakfı Genel Müdürü
10- Tarık es Suveydan
Risale TV Kanalı – Kuveyt
11- Said Harib
Profesör ve Müslüman Aktivist
12- Ali bin Ömer Badehdeh
İslamiyat Merkezi – Cidde
13- Abdulvehhab bin Nasır et Tariri
Islam Today Grubu – Riyad
14- Şeyh Salim eş Şeyhi
Britanya Fetva Kurulu – Britanya
15- Üstad Emin Belhac
Britanya Rabıta-tul İslamiye – Britanya
16- Şeyh Raşid el Gannuşi
Müslüman Düşünür – Britanya
17- Salim eş Şemeri
Dünya Yardım Teşkilatı Sekreteri
18- Ali bin Muhammed es Salabi
Libyalı Tarihçi ve Davetçi- Katar
19- Hafız el Kermi
Britanya Filistin Forumu Başkanı
20- İsam el Beşir
Nahda Forumu – Sudan
21- Abdulhay Yusuf
Sudan Alimler Heyeti Başkan Yardımcısı
22- Muhammed Osman Salih
Sudan Alimler Heyeti Sekreteri
23- Usame Ahmed Abdurrahim el Kenderi
Hukuk Fakültesi Profesörü ve Özgürlük Kafilesi Üyesi – Kuveyt
24- Muhammed bin Faris el Matayran
Hukuk Fakültesi Profesörü – Kuveyt
25- Velid Tabatabai
Hukuk Fakültesi Profesörü, Parlamento Mensubu ve Özgürlük Kafilesi Üyesi – Kuveyt
26- Abdullatif bin Ahmed eş Şeyh
İslam ve Vatan Minberi Cemiyeti Genel Sekreteri
27- Enver Şuayb Al-i Abdusselam
Hukuk Fakültesi Fıkıh ve Usülü Kısmı Başkanı – Kuveyt
28- Abdullatif bin Mahmud el Mahmud
İslam Cemiyeti İdare Meclisi Başkanı – Bahreyn
29- Muhammed bin Hamid el Ahmeri
Düşünür ve Müslüman Aktivist
30- Tarık bin Muhammed Et Tavari
Hukuk Fakültesi Profesörü – Kuveyt
31- Avd bin Muhammed el Karni
Kral Halid Üniversitesi Hukuk Profesörü ve Müslüman Aktivist

pressmedya.com

İsrail televizyonuna anlattı

Posted by: gitarTELi on: Temmuz 6, 2010

Dokuz kişinin hayatını kaybettiği Mavi Marmara olayının ‘kahramanlarından’ İHH Başkanı Bülent Yıldırım, İsrail televizyonuna konuştu. İsrail’in Kanal 10 Televizyonu’nun muhabiri Oşrad Kotler ile İstanbul’da görüşen Yıldırım gemide yaşananları anlattı

Gazze’ye yeniden bir yardım gemisi düzenlemeleri konusunda dünyanın her tarafından başvurular aldıklarını belirten İHH Başkanı Bülent Yıldırım, “Fakat biz bu krizin büyümesini istemiyoruz. Biz bir insani yardım kuruluşuyuz. Sadece ambargonun kalkmasını istiyoruz. Çünkü bu ambargo, uluslararası hukukta yasak bir ambargodur” dedi. Önümüzdeki günlerde yeni gemiler için hazırlanacaklarını belirten Yıldırım’a bunun üzerine muhabir “Yine bir gemi seferi olursa, yine önceki gibi mi hazırlanacaksınız? Şehit olma niyetiyle mi yola çıkacaksınız?” sorusunu yöneltti. Yıldırım ise bu soruya, “Kimse gemiye şehit olmak için gitmedi. Biz de böyle bir sonucu beklemiyorduk. Türkiye-İsrail ilişkileri iyi” karşılığını verdi. Bu sırada ise gemiden bazı yolcuların “Şehit olmak istiyorum” diyen İngilizce konuşmalarıyla Yıldırım’ın komandoların durdurulması yolundaki bir konuşması da ekrana getirildi, Yıldırım ise “Bu konuşmayı biliyorum” diyerek araya girdi.

Yıldırım’a bu kez, “Siz gemidekilere, askerleri durdurmak için her şeyi yapın, dediniz. Ölenler için sorumluluk duymuyor musunuz?” sorusu yöneltildi. Bu soruya İHH Başkanı, “Bu soru Mossad tarafından da bana soruldu, mantık aynı, tuzak soru” deyip şöyle devam etti: “Bütün Müslümanlar, sonuçta madem bir gün öleceksek, şehit olarak ölmek ister. Rodos adasındaki bizim konsolosumuz Yahudileri Hitler’den kurtardığı zaman evi bombalandı. Belki o da şehit olabilirdi… İspanya’dan Yahudileri kurtarıp getirdiklerinde belki birçok insan şehit oldu…”

Yıldırım, Kotler’in gemide bulunan bıçak ve benzeri aletleri gösterdiği görüntüleri de “Şunlar mutfaktan… Bunları da kendileri koymuşlardır” ifadeleriyle karşıladı. Buna Kotler’in, “Yani bu bıçakları, siz şehit olasınız diye biz mi koyduk ?” demesi üzerine de Yıldırım, “Yani siz her ölmek isteyeni öldürme hakkına sahip misiniz? Bu düşüncelerinizle İsrail halkına zarar veriyorsunuz… İsrail’i yalnızlaştırıyorsunuz.” dedi.

İsrailli muhabir tutukluluğunun dördüncü yılını yaşayan Şalit’le ilgili olarak da, “Hamas, Gilad Şalit’in Uluslararası Kızılhaç temsilcilerinin ziyaretine izin vermesi gibi bir jest yapmaz mı?” sorusunu da yöneltti. Bunun üzerine Yıldırım, “Biz tabi şimdi yeni bir çalışma başlatacağız. İsrail’deki 11 bin (Filistinli) tutuklu için yeni bir komisyon oluşturacağız. Gilad Şalit ile ilgili (bize) bir başvuru olsun. Çabalayalım, konuşalım ve size dönelim” dedi.

Programın sunucusu Kotler, yaklaşık 2,5 saat sürdüğünü belirttiği söyleşide “kimsenin ikna olmadığını” vurgulayıp, Yıldırım’ın daha sonra kendisini çay içmeye davet ettiğini ve burada söyleşileri devam ederken de, “Her iki taraf da hata yaptı. Artık çatışmayı durduralım” dediğini kaydetti.

http://www.salom.com.tr/news/detail/16128-IHH-Baskani-YILDIRIM-Mavi-Marmarayi-Israil-televizyonuna-anlatti.aspx

Durumumuz Fena..

Posted by: gitarTELi on: Temmuz 1, 2010

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Filistinlilerin elinde bulunan asker Şalit için İsrail askeri hapishanelerinde işkence gören 1000 Filistinlinin bırakacağını söyledi.

Şimdi müminler için inmiş olan ayeti sizinle paylaşıyorum;

64. Ey Peygamber! Sana ve sana tabi olan mü’minlere Allah yeter.
65. Ey Peygamber! Müminleri savaşa teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkar edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir
66. Şimdi ise Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.

Enfal Suresinden..