gitarTELi © √к∂ѕ [MuWahhiD]

Duman Grubu İhlas Suresi Ayeti ile Alay mı Ediyor?

Posted by: gitarTELi on: Nisan 9, 2009

1.KISIM

Duman Grubu

, SONY BMG etiketiyle çıkarmış oldukları son albümlerinde konsept olarak “ateizm” konusunu ele alıyor.Bu albümdeki bazı şarkılarda “ahiretin olmadığı” şeklinde telkinleri bulunan grubun, “Rezil” isimli şarkıları ise Kur’an-ı Kerim’in bir sûresi olan “İhlas Sûresi” nin bir ayetini dejenere ediyor… 

Bu yazida iki ayri aciklama mevcut. Duman Grubu’nun aciklamasi ve internet forumlarinda dolanan sikayet icerikli metin.


 Yani ayet ironi ve kinaye karışımı bir konseptin içinde bayağılaştırılıyor… “Lem yelid velem yuled” olarak bildiğimiz sürenin ayetleri Duman tarafından “Lem Yelid Ve Löp Yutar” şeklinde değiştirilmiş…  Şarkıda din üzerinden geçinenleri eleştirmek isteyen Duman, bu sefer işi daha fazla ileriye götürerek kantarın topuzunu kaçırmış görünüyor… Allah’ın bir ayetini böylesi bir kinaye ile değiştirme cüretinde bulunan insanların yaşadığı ülke, Müslüman bir ülke..Danimarka’da yaşanan karikatür krizinin ardından ayağa kalkan dünya Müslümanlarının tepkisi acaba Türkiye’de yaşayan Müslümanları da harekete geçirir mi?Bilemiyoruz.

Bildiğimiz tek şey varki, Allah’ın ayetleri ile oynama, değiştirme veya alay etmek gibi fiiller bir ülkede ya da bölgede işlenmeye başlıyorsa Allah’ın gazabının yavaş yavaş gelmek üzere olduğudur…

 

Rezil   

Ortada bir yanlış var
Yanlışı yapan yanar
Arkasında sandık var
Değmesin akıncılar

Geri kaç geri kaç, oğlancık
Senin de başın yanar
Ortada bir yanlış var
Memleket uyurgezer

Aldırma geldik oyuna
Kandır beni, kandırsana
Rezil kandırsana

Ortada bir dergah var
Devrilir başın yarar
Arkasında tezgah var
Lem yelid ve löp yutar

Geri kaç geri kaç, oğlancık
Senin de başın yanar
Ortada bir dergah var
Memleket uyurgezer

Aldırma geldik oyuna
Kandır beni, kandırsana
Rezil kandırsana

Ortada bir gerçek var
Gerçeği gören de var
Arkasında mercek var
Ve muhtelif sakıncalar

Geri kaç geri kaç, oğlancık
Senin de başın yanar
Ortada bir gerçek var
Memleket uyurgezer

Aldırma geldik oyuna
Kandır beni, kandırsana
Rezil kandırsana

Söz-Müzik: Kaan Tangöze

Cevrenizdeki bu konuda duyarli olan insanlara bu olayı kınamaları için SONY BMG’nin telefon-fax ve e-mail adresini vermek istiyorum…

Şikayetler için:
Sony Music :

Tel     : +90 212 311 13 00
Fax    : +90 212 251 38 03
Mail    : infotr@sonybmg.com.tr

 

Kültür Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı:

Telefonlar:
Başkanlık: (+90 312) 309 90 41
309 90 42
Santral: (+90 312) 309 90 35
309 90 36
309 90 38
309 90 39
309 90 40
Faks: (+90 312) 309 90 37
E-posta: teftiskurulu@kulturturizm.gov.tr

2.KISIM

Sizlerle simdide Zaman Gazetesi’nde bu soylenenlere yapmis olduklari aciklamalari paylasmak istiyorum:

 

Lem Yelid’i deforme etmek kimsenin haddine değil, bizim de… 
 
 

Türk Rock Müziği’nde hatırı sayılır bir hayran kitlesi bulunan Duman, dört yıl aradan sonra Duman 1 ve Duman 2 isimli iki albümle birlikte sevenlerinin karşısına çıktı. Toplam yirmi parçanın yer aldığı duble albümün kayıtları da 65 günlük bir çalışmanın ardından İrlanda’da hazırlandı. 
 
 
 
Depresif müzik yapmadıklarını, tersine şarkılarında pozitif ve hayata dair mesajlar verdiklerini belirten Duman üyeleri “Türkiye’nin rock’ını yapıyoruz. Keşke bu stili dünyaya açabilsek!” diyorlar. Her ne kadar belli bir ideoloji ve akımın üyesi olmadıklarını söyleseler de albümde yer alan ‘Rezil’ isimli parça şimdiden internet formlarını hareketlendirdi bile. Şarkıda geçen ‘Lem Yelid ve löp yutar’ ifadesiyle İhlas Suresi ile dalga geçildiğini ve ateizm propagandası yapıldığını söyleyen dinleyicilerin tepkisine şaşırdıklarını belirten grup, “Orada eleştirdiğimiz şey dinin suiistimal edilmesi. Kimsenin haddine düşmez insanın dini ve inancıyla dalga geçmek. Konunun öznesi, ortada dönen bir tezgâhın olması. Burada fena olan bunu tespit edip ortaya koymak mı, yoksa bunu yapıp çıkar sağlayanlar mı fena? İhlas, anlamlı ve en güzel sûrelerden biri. Biz değerini bilmeden, farkında olmadan bir şeyler yapmıyoruz. Din adamı gönülden inanarak, iyilik ve güzellik içindeyse biz de onunla beraberiz. Lem Yelid’i deforme etmek kimsenin haddine değil, bizim de… Hepimiz Müslüman’ız.” diyorlar.

TÜRKÇE ROCK STİLİNİ KEŞKE DÜNYAYA AÇABİLSEK!
Şu kriz ortamında ‘Duman’ı üzerinde tüten iki albümü bir arada çıkarma fikri nereden çıktı?

Kaan Tangöze: Dört yıl oldu albüm yapmayalı. Baktık parçalar üst üste birikmeye başladı. ‘Çok da zaman olmuş, bari dinleyiciye de sürpriz olsun’ dedik. Satış kaygısı da internet döneminde çok olmadığı için konserlerde çalalım diye iki albümü birlikte çıkardık.

Duman’ın müzik tarzı için bir sürü tanım var: Arabesk rock, Seattle kırması, alternatif rock, Türk sanat müziği etkileşimli Türkçe rock, fasıl rock, gazel rock, efkârlı rock. Nesiniz siz? (Gülüşmeler)

Kaan: Özetle Türkçe rock diyoruz.

Bu bütün tanımları kapsıyor mu?

Kaan: Bahsettiğiniz her şey bizim güncel hayatımızda etkilendiğimiz müzikler. Her tarzın güzelini severek dinliyor ve etkileniyoruz.

Duman 1 ve Duman 2 albümlerinizde yer alan 20 şarkı çok değil mi? Bunda müziğinizi her tarzdan insana beğendirme arzusu mu saklı?

Batuhan Mutlugil: Biz kendi kafamızdaki müziği öncelikle ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Beğenenler ve beğenmeyenler olacaktır. Orasıyla fazla ilgilenmiyoruz ama insanlar konserlerimize geliyor, biz de mutlu oluyoruz.

Kaan: Gönlümüzden geçen herkesin dinlemesi…

Albümde damar parça diyebileceğimiz ne var?

Batuhan: Ona siz karar vereceksiniz.

Bence sizin karar vermeniz lazım. Klip yapacağınız zaman hangisini tercih edeceksiniz?

Batuhan: Klip yapacağımız zaman, öne çıkan parçalara bakıyoruz. İlla damar olması gerekmez.

Kaan: Ayrıca plak şirketinin ve menajerimizin de önerisi olabilir. Düşünüp strateji uyguluyoruz. Daha belli değil ama ‘Dibine Kadar’ olabilir.

Sizin soundunuzun temelinde depresif tonlar vardı ama bu double albümde baslar ve davul epeyce öne çıkmış, sözler zenginleşmiş. Müzikal anlamda bir değişiklik mi söz konusu?

Kaan: Blues bu albümde de yüksek aslında. Kayıtları İrlanda’da yaptığımız için soundda bas ve davulumuz maşallah büyük çıktı. (Gülüşmeler) Bu da bizi mutlu etti tabii. Hiçbir fark yaratmaya çalışmadık, ama sonucunda bazı farklar oluşuyorsa bu da iyi bir şey bizim için.

Ari Barokas: Doğal ilerleme oldu demektir bu.

Batuhan: Çocukluğumuzdan beri burada ne çalıyorsa onları dinlemişiz, onlarla beslenmişiz. Dinlediğimiz diğer müziklerle harmanlanıp yeni bir sound çıkıyor ortaya.

Kaan: Depresif müzik de yapmıyoruz aslında. Eski albümlerde öne çıkan parçalardan dolayı böyle bir algı oluşuyor olabilir ama albümlerde çok pozitif ve hayata dair şeyler söylüyoruz.

Albümü İrlanda’da yapmanızın önemi ne?

Kaan: Yurtdışında kayıtlar nasıl oluyor görmek istedik. Büyük bir stüdyoda, yabancı teknisyenlerle çalışarak tecrübe edinmek istedik. 65 gün sürdü kayıt aşaması.

Cengiz Baysal: Türkiye’de Türk sazları ve yaylıları çok iyi kaydedilir. Çünkü buranın geleneksel müziği olduğu için öyle bir rutin vardır. Dolayısıyla onunla çalışan mühendislerin de eli alışıktır. Rock müziği de biraz İngiltere, ABD gibi ülkelerde rutin olarak yapılan çalışmalar. Oturmuş bir çalışma rutinleri olduğu için bizim albümümüzün farkı da hissediliyor zaten.

Ne dinlemeden ve ne okumadan rock yapmak anlamsız?

Kaan: Dinlemek tabii biraz daha öne çıkıyor. Güzel ve kaliteli müzikler dinlemek her zaman güzel eserler ortaya çıkarmaya yol açar. Beatles, Led Zeppelin, Elvis, yurtiçinde de Cem Karaca, Erkin Koray gibi isimler oluyor. Son dönemlerde çıkmış ve bizi çok etkilemiş bir müzik yok.

Ari: Bu, her şeyin elektronikleşmesi ve bilgisayarlaşmasıyla ilgili. Bunun müziği geriye götürdüğü gerçek. Enstrümanlarımız hep akustiktir.

Kökünüzün ne kadarı bu topraklara ait?

Kaan: Kökümüz kesinlikle bu topraklarda tabii ki. Türkçe rock ve Türkiye’nin rock’ını yapıyoruz. Keşke dünyaya böyle bir stili açabilsek!

Mümkün değil mi bu? Zorluğu ne?

Kaan: Lisan bariyeri var en başta. Çünkü sözlü bir müzik olduğu ve sözlerle anlam kazandığı için dinleyen de sözlerle iletişim kuramadığı zaman yarım kalıyor. Biz de İngilizce parçalar dinledik, ama sözlerini anlamadıklarımız oldu, o hep bir eksikliktir. O yüzden maalesef dünyada birçok insan İngilizce albüm yapıyor.

Kaan: Keşke bütün dünya Türkçe konuşsa!

Cengiz: Avrupa’da %50′ye elli oluyor profil.

İngilizce albümünüz de olacak mı?

Kaan: Bestelerimiz var, bunları değerlendirmek istiyoruz. Konserlerimizden fırsat bulursak, bunu yurtdışında ya da burada çıkarmak istiyoruz. İki albüm olacak kadar İngilizce parçamız var, double bile olabilir. (Gülüşmeler)

Albüm kapaklarınızda dördünüzün fotoğrafı olurdu. Şimdi ise iki renkten başka bir şey yok… Tanındığınızı mı düşünüyorsunuz?

Kaan: Renklerin bir özelliği yok. Fotoğraf koymama nedenimiz ise 10 yılı geride bıraktık. Artık bizim tipimizi herkes biliyor. Müziğe konsantre bir kapak hazırladık.

Klasik Türk müziği de dinliyor musunuz?

Kaan: Türkülerimiz ve Türk sanat müziği beslendiğimiz kaynaklar. Âşık Veysel, Mahzuni, Münir Nurettin Selçuk dinliyoruz.

Ari: Türk müziği kendi içinde devasa bir okyanus. Biz daha ayağımızı suya değdirmemişiz.

Batuhan: Ben gitar yanında ney üflemeyi de biliyor olsam belki grupta kullanabilirdik. Denedik ama ses çıkmadı. (Gülüşmeler)

Şarkılarınızda politik söylemleriniz rock müziğinin geleneğinden ziyade bir şeyler söyleme ihtiyacınızdan mı kaynaklanıyor?

Kaan: Tabii ki kişisel bir tercih. Duygu ve düşüncelerimizi sadece çiçek-böcek olarak değil de fikirlerimizi ortaya koymak istiyoruz. Bizim için apolitik diyorlardı. Bu önyargıyı kırmak için yapmadık bunu. Türkiye’de herkes politik. Bir kutuplaşma var, kavga içerisinde insanlar.

Siz bu kavgayı körüklüyor musunuz yoksa bir uzlaşma mı öneriyorsunuz?

Kaan: Kesinlikle körüklediğimize inanmıyoruz, bunu da istemiyoruz. Politik parçalarımızda tamamen durum anlatımı var. Gördüğümüzü ve yanlış olanları aktarıyoruz. Belli bir ideoloji ve akımın üyesi hiçbir zaman olmadık, olmayız da!

Ama yine de ‘ortada bir yanlış var’ yok mu? ‘Rezil’ isimli parçayı dinleyince haliniz duman diye düşündüm. “Ortada bir dergah var / Devrilir başın yarar / Arkasında tezgah var / Lem yelid ve löp yutar” diyorsunuz. İhlas Sûresi’nde geçen “Lem yelid” ifadesinin ardından löp yutar demenizin amacı ne?

Kaan: Orada eleştirdiğimiz şey dinin suistimal edilmesi. Yani kendine menfaat sağlaması insanların. Ki bu, yıllardan beri Türkiye tarihinde her kesimin yaptığı bir şey. Formlarda İhlas Sûresi’yle dalga geçiyorlar diye alakasız konulara değinmişler. Kimsenin haddine düşmez insanın dini ve inancıyla dalga geçmek. Konunun öznesi, ortada dönen bir tezgâhın olması. Burada fena olan, bunu tespit edip ortaya koymak mı, yoksa bunu yapıp çıkar sağlayanlar mı fena? İhlas Sûresi, çok da güzel bir ayet. Sade ve en güzel ayetlerden bir tanesi. Biz değerini bilmeden, farkında olmadan bir şeyler yapmıyoruz. Ama orada konunun ayetle bir alakası yok. Din adamı gönülden inanarak, iyilik ve güzellik içindeyse biz de onunla beraberiz. Ama bunu söyleyip üstüne de bundan çıkar sağlıyorsa onun karşısındayız.

Cengiz: Teknik bir detay var orada. ‘Lem Yelid’in arkasından gelen ‘löp yutar’ ifadesi tezgâhın fiili. Yani dörtlüğe bakarsanız, son iki dizede yıkılan dergâh, löp yutan tezgâhtır. Lem Yelid’le kesinlikle bağlantılı değildir. Şiirin yorumlanmasında hızla yapılmış yorumlar olabilir, ama Lem Yelid’i deforme etmek kimsenin haddine değil, bizim de haddimize değil.

“Ortada bir yanlış var / Yanlışı yapan yanar / Arkasında sandık var” ibaresi hemen AK Parti’ye karşı bir söylemi çağrıştırmıyor mu?

Batuhan: Kaç dönemde okursanız, kim iktidardaysa aslında sandık onun arkasında.

CHP’nin Kur’an kursu, çarşaf açılımlarını da bir istismar olarak mı görüyorsunuz

Kaan: Mesela, aynen. Ben de onu diyorum. Bunu illa AK Parti olarak görmemek lazım. Bu açılımı da eleştiriyoruz tabii ki.

‘Ateş olmayan yerden duman çıkmaz’ sözü gereğince, bazıları sizi ateizm propagandası yapmakla suçluyorlar sitelerde.

Kaan: Onu da duyduk. Onu öyle yazanlar ateizm propagandası yapıyorlar. Biz öyle bir şey yapmadığımızı biliyoruz zaten.

İnançlı mısınız?

Kaan: Hepimiz Müslüman’ız. Bir yabancı kalkıp zaten böyle bir şarkı yazmasın, biz kendi kendimizi eleştireceğiz. Bu işin içinde olmasak, Türkiye vatandaşı ve Müslüman olmasak böyle bir şeyi yazmaya hakkımız bile olmaz. Birbirimizi eleştirerek bir yere geleceğiz. Formlarda yazıldığı gibi algılanırsa çok çirkin yerlere gelir, böyle şeyler olsun istemiyoruz. Bunu tepki çekmek için de, gündem olmak için de yapmadık.

Hiç sıkılmıyor musunuz birbirinizden?

Kaan: Genelde çalarken beraberiz. Onun haricinde herkesin evinde kendi bir hayatı var.

Batuhan: Müzik yapmayı seviyorsanız enstrümanlarınızla birlikte yan yana olmanız gerekiyor. O da hep beraber ahenk yaratıyor. İnsan özlüyor her şekilde.

Türkiye’de birçok müzik grubu dağılmak için kurulur ya. Sizi ne dağıtır?

Kaan: Öyle hiç düşünmedik, ne toplar diye düşündük hep. (Gülüşmeler)

Batuhan: Bizim dostluğumuz müzikten öncesine dayanıyor. Önce dostluk, sonra müzik.

“Hepimiz bir hayvanız, insan olmak kavgamız” diye bir parçanız var. Ben “Estağfurullah” diyerek sözü size bırakayım. Öyle miyiz?

Ari: Ben öyle düşünüyormuşum ki öyle! İnsanlaşmaya çalışıyoruz bir şekilde. Ben evimde köpek besliyorum, bazen aramızda bir fark olmadığını görüyorum. Hatta bazen daha ileri olduğunu gördüğüm anlar var. Mesela kapı çalmadan o anlayabiliyor, ben anlayamıyorum. (Gülüşmeler) Kin yok, nefret yok… İnsanları ilkel bulduğumuzu söylüyoruz bu şarkıda. İçgüdüler, egolar, hırslar var.

Batuhan: Açlıktan insanların öldüğü bir dünyada insanlıktan bahsederken zorlanıyor insan.

Cengiz: Çabamız, zaaflarımızı yenip daha iyi insan olabilmek…

Şarkıda işaret edilen sonumuz ne?

Ari-Kaan: Toprak olmak…

Bitiyor mu toprak olunca her şey?

Ari: Onu toprak olmadan bilemiyorum.

Cengiz: Şarkılarda da işlenen şey, bu hayatta da bize bahşedilmiş cennet olduğu… Dünya üzerindeki diğer canlılara eziyet etmedikçe de bu dünya üzerinde de aslında cenneti yaşayabiliriz. Önemli olan, birbirimize karşı saygı duymamız ve sevecen olmamız. s.zengin@zaman.com.tr

***

Müzik dışındaki tutkumuz futbol
Müzik dışında sizi birbirinize tutkuyla bağlayan şeyler neler?

Kaan: Spor mesela, futbol.

Halı saha mı, PlaySation mu?

Kaan: İzlemekten başlayalım. Biz Fenerliyiz, Ari Galatasaraylı. Eskiden halı sahada da oynardık, Batuhan’ın bacağı kırılınca jübilemizi yaptık. Turnelerde de PlayStation oynuyoruz.

Cengiz: Kayıtlarda basketbol merakımız da başladı. Stüdyodaki potada, kayıt aralarında boşta kaldıkça atıyorduk.

Kaan: Kayıt iyi olacak mı diye atıyorduk. (Gülüşmeler)

Potayı tutturamayıp da vazgeçemediğiniz parça oldu mu?

Kaan: Tutturana kadar atıyorduk yani.

Kaan, cep telefonu kullanmıyordu. Hâlâ dumanla mı haberleşiyorsunuz?

Kaan: Askerden sonra hayatıma girdi. Ev telefonuyla takılıyordum ama askerde yasak olunca insan ailesinin sesini duymak istiyor. O zaman aldım cep telefonu. İnternetim yok hâlâ…
 
H.SALİH ZENGİN

20 Yanıt "Duman Grubu İhlas Suresi Ayeti ile Alay mı Ediyor?"

Siir ve söz yazarlari, ressam ve karikatöristler sayet gercekten dallarinda bir deha iseler, hicbir zaman hazir olan bir kavram veya bir degeri kullanip ta meshur olmanin yollarini aramazlar. Hele bu alet edilen degerler cogunlugun kutsal degeri ise, hicbir zaman…

bence bu bir fark edilme göze çarpma gündeme gele veya gündemde kalma çabası.ahmet şengülün dediği gibi yapılanların dışında bir şey yapmaya gücü yetmeyenler can alıcı kelimelerle meşhur olma peşindeler.

Tamam. Duman Grubu’nun bunu kullanmasa daha iyi diyenlerdenim. Yalniz Duman Grubu’nun meshur olma gibi bir dertleri oldugunu sanmiyorum. Oyle bir dertleri olan bir topluluk degil.

Dinin somurulmesini elestirirken boyle bir tarz kabul edilemez, sarki sozune ayet konulmaz, caiz degil
Iyi niyetli olabilirler ama biraz cehl mevcut

Diyelim ki ortada kutsal bir lafzin parcasini gitarla her turlu uygun yada uygunsuz ortama servis etme kabahati yok, anlam olarakta elestiri yanlis
dergahcilar bu ayeti okur sonra lop yutar demeye getiriyor, Allah askina bu memlekette kim ihlastan bir ayet okumus sonrada lop yutmus, hangi dergah milleti somurmus. Dergah deyince vakif dernek vs -nonprofit- organizasyonlari anliyorum, hangi vakif voleyi vurmus
“cumhuriyet ve lop yutar” daha uygun olurdu yada “medyadir lop yutar, hakkidir” gibi gondermeler daha uygun olurdu.

tesekkurler

reklamın kötüsü.

Zaman gazetesinde sordular Duman’a bu işin aslını astarını: “İhlas Suresi’nde geçen ‘lem yelid’ ifadesinin ardından ‘löp yutar’ demenizin amacı ne?” (Salih Zengin, Zaman, 29 Mart Pazar)
“Orada eleştirdiğimiz şey dinin suistimal edilmesi” diyor Kaan Tangöze. “Yani kendine menfaat sağlaması insanların. Ki bu, yıllardan beri Türkiye tarihinde her kesimin yaptığı bir şey. Forumlarda İhlas Suresi’yle dalga geçiyorlar diye alakasız konulara değinmişler. Kimsenin haddine düşmez insanın dini ve inancıyla dalga geçmek. Konunun öznesi, ortada dönen bir tezgâhın olması. Burada fena olan, bunu tespit edip ortaya koymak mı, yoksa bunu yapıp çıkar sağlayanlar mı fena?”
Cengiz Baysal da diyor ki “Teknik bir detay var orada. ‘Lem yelid’in arkasından gelen ‘löp yutar’ ifadesi tezgâhın fiili. Yani dörtlüğe bakarsanız, son iki dizede yıkılan dergâh, löp yutan tezgâhtır. ‘Lem yelid’le kesinlikle bağlantılı değildir. ‘Lem yelid’i deforme etmek kimsenin haddine değil, bizim de haddimize değil.”
Vay be, ne ‘lem yelid’miş!
‘Lem yelid’, ‘doğurmamış’ demek bu arada, ‘lem yuled’ de ‘doğurulmamış’ yani ‘doğmamış’ demek.
Duman sağlam gruptur. Çok iyi şarkıları vardır. Kaan’ın o kırçıllı sesi çok ama çok esaslı bir sestir. Ama şu da bilinir: Mülakatlarda kendini ifade konusunda en başarılı grup değildir Duman!
Yoksa gene o mail grubu metnindeki “Şarkıda din üzerinden geçinenleri eleştirmek isteyen Duman, bu sefer işi daha fazla ileriye götürerek kantarın topuzunu kaçırmış görünüyor. Allah’ın bir ayetini böylesi bir kinaye ile değiştirme cüretinde bulunan insanların yaşadığı ülke, Müslüman bir ülke. Danimarka’da yaşanan karikatür krizinin ardından ayağa kalkan dünya Müslümanlarının tepkisi acaba Türkiye’de yaşayan Müslümanları da harekete geçirir mi? Bilemiyoruz. Bildiğimiz tek şey var ki, Allah’ın ayetleri ile oynama veya değiştirme gibi fiiller bir ülkede ya da bölgede işlenmeye başlıyorsa Allah’ın gazabının yavaş yavaş gelmek üzere olduğudur” satırları üstüne neler neler konuşulur…
Kantarın topuzu ne zaman kaçıyor mesela?
Dini hassasiyetler, tabular mevzubahis olduğunda daha mı çabuk kaçıyor?
İnançla ifade özgürlüğü birbirine dolanınca ne oluyor?
Hazır karikatür krizi de yeniden hortlamışken (Hz. Muhammed’e hakaret eden karikatürlerin birinin (Karikatürist Kurt Westergaard imzalı, başında bomba olan) kopyaları Danimarka’da satışa çıkarıldı) tam da bu hassas mevzu üstüne tartıştıran, süreci en ince detaylarıyla anlatan bir film gösteriliyor Uluslararası İstanbul Film Festivalinde: ‘Aptallar Tarafından Sevilmek Zor İş’ (Yarın saat 16:00’da Beyoğlu Sineması’nda).
Danimarkalı o 12 karikatürün yarattığı infialden sonra, ünlü Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo bir karikatür yayımlıyor.
Bu karikatürde Hz. Muhammed’in konuşma balonu, filmle aynı adı taşıyor: Köktendincileri kastederek “Aptallar Tarafından Sevilmek Zor İş” diyor Hz. Muhammed.
Ve tabii ortalık karışıyor. Charlie Hebdo’nun editörü Philippe Val’e karşı dava açılıyor.
İşte film bu gerçek davayı, ilginç süreci anlatıyor.
Gazeteciler ifade veriyor, avukatlar anlatıyor, işin içine politikacılar, dini önderler karışıyor. İfade özgürlüğünün sınırları çok su kaldırıyor. Taraf olmanın da.
İmkân bulursanız seyretmemezlik etmeyin. Ama uyarmadı da demeyin; Fransız kibri biraz sinir bozucu olabiliyor.

siz nasıl bir insansınız ki allahın kelamı ile millete akıl vermeye çalışıyorsunuz saten sizi dinleyen bir insan var mı hiç bilmiyorum anlamıyorum akıllı olun da adam gibi şarkı yazın bırakın milleti kime nasıl ders vereceğini iyi bilir sen işini adam akıllı yap

Bizimkiler Medeni gözükmek icin kendilerine yakissada yakismasada hertürlü kiliga soyunurlar Istavroz koloye, Siyah kiyafet , Metal parcaciklari , Kurdeleli uzun Sac falan filan. Bu tür rockmu bockmu ne oldugunu tam kavramadan bir STIL cikararak aynen dendigi gibi yaramaz cocuklarin ses cikardigi gibi Ses olsun yeterki. Gercek Rock denilen sey buysa benim de ADIM bilmem NE ! Jaen Michel Jarre Revoulution parcasinda Peygamberimizin adi gectigi Mevlid Siirinden alinti yapmis , dogrusu Mevlid han`a okutmus bu misrayi . Fakat laga luga degil , zira o CD nin mevzusuna göre onu ve o kismi uygun görmesi gercekten Müzik ile haykirisi tam oturakli olmus.Buna hicbirkimse kötümser yaklasmamis. Cünki Parcanin icerigi mevzusu böyle bir kismi uygun göstermektedir ki yanlizca o kismi bir Pankart niteligi tasimaktadir. DUMAN ise kendini Picasso mu zannediyor . Hayir AGIZINA bulastirdi ve de KÜL oldu. gencler neyin tesirinde kaldiysa Sacmalamislar , Savunduklari ifade ettikleri ile bagdasmiyor , kusurabakmasinlar tahsillerini devam ettirsinler …..

başka bir yolla “dinin şahsi emellere alet edilmesi”ni eleştiremiyorlar mı acaba merak ediyorum.Böyle, ayeti kendilerince değiştirip sonra bunu normalleştirmeye çalışmak da büyük cesaret açıkçası.zaten şarkı iğrenç denilebilecek cinsten.Hiç rocktan falan anlamayan birisi de değilim ama beğenmedim malesef.görünene göre yorum yaparız kalpleri Allah bilir.

Dumanın Rezil isimli şarkısı hakikaten ismi gibi rezil bir şarkı olmuş. Bu ne cüret kardeşim. Siz kimsiniz. Nasıl böyle bir ayet sizin şarkınızda geçer. Yazacak söz mü kalmadı türkçede. Neymiş efendim dini sömürenleri eleştiriyormuş. Geçin bunları Allah aşkına. Düpedüz ilgi çekmek, konuşulmak ve reklam yapmak için özellikle de müslümanları kötülemek için oldukça düşünülüp yazılmış sözler bunlar. Kimse yutmaz bu palavraları. Yok bizde müslümanız falan. Müslümansan Allahtan korkar bir ayeti bu şekilde bayağı bi söz gibi bu rezil şarkıda kullanmazsın, kullanamazsın. Sen sadece birilerine maşalık ediyorsun ya da hangi dine mensup olduğunu henüz bilmiyorsun. Benide ne yaparsan yap söylediklerine inandıramazsın. Sonuç olarak gerçekten rezil kere rezil bi parça

Yazık çok yazık, sen bunu ideolojik amacın için yaz, sonra da olası tepkiler olursa, eleştirdiğimiz şey dinin suiistimal edilmesi diyerek geçiştir, tabii yersen kimlere hizmet ettiğiniz, yada neyi löp diye yuttuğunuz ortada hiç dinlemedim bu grubu ve dinlememde, bunların şarkılarını dinleyip eğlenenlere de yazıklar olsun diyorum Allah ıslah etsin

dumanın rezil şarkısı gibi kendi şarkısıda rezil BİZ BİR AYET İLE KINIYORUZ ” EVET SEN ŞAŞIYORSUN,ONLAR İSE ALAY EDİYORLAR. (SAFFAT SÜRESİ12.AYET)

protesto yapan biri sesi duyulmayınca ne yapıyor?
sizinde bildiğiniz gibi soyunuyor. yanlış bir iş yaparak sesini duyurmaya çalışıyor. bunlarda yanlış bir iş yaparak sesini duyurmaya çalışmış. başarmışta. herkes bunları konuşuyor. daha çok para kazanmak daha çok satmak için yapmışlar belliki. bunlara en iyi cevap kasetlerini almamak, alanlara aldırmamaktır.

hatta ve hatta sony ürünleride almayacaksınızki bi daha böyle bir hata yapmasınlar.

dinleri imanları para olan insanlardan bunu alırsanız asıl cevabı vermiş olursunuz…

Duman kendini rezil etmis bu sarki ile. amaci ne olursa olsun kur’an ayetlerini bu sekilde kullanmak yanlis. olmamis duman sacmalamis.eger duman gercekten toplumsal yaralara parmak basmak istiyorsa Turkiyedeki puta tapanlara masonik sisteme karsi gelsin Duman benim icin bitmistir onlarda deccalin gruplarinindan biri oldu bekli ruhlarini seytana sattilar unlu olmak icin.zaten bir kliplerinde masonik siyah beyaz zeminde caliyorlardi.

şerefsizlik başka bir izahı yok pislikler

siz ancak Cehennem odunu olursunuz
Allah size doğru yolu nasip etmesin
Mekanınız Ebedi CEHENNEM olur
inşallah
AMİN.

hepsini okuyamasmda yazılrnı okudklarm cok guzl yazmıssnz,ama diger sıtelrdeki yormları okudm duman grubunu savunan bile var,boyle insanlrla aynı topraga basmak son derece utanc verici

Bu şarkının gerçek manada ne anlama geldiyini birde o arkadaşlara sormak lazım.Önyargılı olmadan .Birde Allah size doğru yolu nasip etmasin demek bir arkadaşımızın dediyi gibi bu bence daha yanlış bir söz.İslam dini böyle bir düşünceyi asla kabul etmez.saygılarımla.

herkes cezasını bulacaktır elbet…

Hadi keyfine bak inan bana
Aldanma öbür dünyaya
Hayatı yaşa korkma
Öbür dünyayı sorma
Hayatı yaşa

Bu sözleri yazanlarda aynı adamlar. Tanrıları madde olan birilerinden daha güzel sözlerde çıkmazdı zaten. Allah yüce kitabına ve dinine dil uzatanlardan mutlaka intikamını alacaktır.

Yorum Yapın

Bir Ayet..

Şüphesiz biz bu Kitabı sana insanlar için hak olaraka indirdik.Artık kim doğru yolu seçerse kendi lehinedir;kimde saparsa ancak kendi aleyhine sapmış olur.Sen onların üzerinde vekil değilsin..ZüMeR süresi 41.ayet
Neşr etmek istediğiniz yazılarımda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız. gitarTELi © √к∂ѕ [MuWahhiD]

Mazide Kalanlar

Elvan elvan çiçek açar sabahlar, Bugün olmazsa yarın bir gün mutlaka. Bir ömür beklemek kahır yüküdür, dağlar kente yürür mekan kımıldar, gönülden gönüle bir sevda akar , bugün olmazsa yarın bir gün mutlaka! Dünya kıyama durur ezan sesine , Bugün Olmazsa Yarın Birgün Mutlaka!