hayat(im)

Nerden biliyoruz ki ayni seyleri sevip sevmedigimizi

Nerden bilebilirsin ki bu iletiyi sana gonderdigimi

Gecenlerde onumde durdun ve sirtinda sakladin kaybedecegini

Artik orasi kadehlerin tokusturuldugu, melodinin uymadigi bir yer.

Giremem ben oraya.

hayat(im)

kişisel gelişim dersi

Bakın Kuran-ı Kerim’de bizi yaradan Rabbimiz bize nasıl öğütler veriyor.

Bizi bizden daha iyi bilen Rabbimiz, yüce kitabında gören gözler için
apaçık bir kişisel gelişim dersi veriyor.

Haşr 10: Muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen güvenilir ol.

Saff 2: Yalandan uzak dur.

Maun 4-5: Eleştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma.
Söyleyeceklerini iyi tart.

İsra 37: Kibirli olma, alçak gönüllü davran.

Müddesir 1-5: Kendini fazla abartma.

Yunus 12: Vazgeçilmez olmadığını kabul et.

Rum 21: Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için
gayret göster.

Tekasür 1-2: Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme.

En”am 50: Ön yargılarla hayatı kendine zehir etme.

En”am 60: Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın.

Felak 1-5: Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç.

Fecr 27-28: En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var.

Tekvir 25-27: Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma.

Hucurat 10: Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları ezerek
arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.

Bakara 156: Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı
olduğunu aklından çıkarma.

Beled 5-6: Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme.

Muhammed 7: İyiliği karşılık beklemeden yap.

Vakıa 83-87: Ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle yüzleş.

Bakara 263: Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme.

Furkan 63: Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine öfkenin
dinmesini bekle.

İnşirah 1-3: Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle.

Mücadele 7: Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma.

Rahman 7-9: Çıkarcı olma. Adil davran.

Tevbe 40: En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma.

Fatır 19-22: Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor
durumda olanları görüp rahatla.

Hakka 33-35: Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar
içi n asla feda etme.

Kalem 1-2: Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını
unutma. Gücünü insanların yararına kullan.

Münafıkun 4: Bencil olma, tebrik etmeyi bil.

Yusuf 32-33: Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek
ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme.

Ankebut 41: İyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma.

Al-i İmran 92: İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan
daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma.

Hacc 46: Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama.

İbrahim 42: Merhametli olmaktan asla vazgeçme.

İsra 23: Anne ve babana ”off” bile deme.

Nisa 149: Kendini sürekli övmekten uzak dur.

Enfal 56: Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma.

Âl-i İmrân 139: Yaşadığın zorluklar karşısında kendini bırakma ve
üzülme; hedefe ulaşmak inancını ve azmini korumayı, duygularına hakim
olmayı gerektirir.

Furkan 43: Heveslerini kendine ilah edinme.

Necm 3: İnanma duygunu diri tut.

Nisa 58: Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme

Evet

hep sorarlardi

-ne dinliyorsun?

-su parcayi

-himm

-sen de dinle

Ne oldu dinledi de?

Hissetti mi benim hissettiklerimi?

Tabi ki hayir.

nereye gidiyoruz?

Sen le suraya gidelim, digeri ile de oradaydik

Sen ayni zevki alabilecekmisin?

Hayir

O zaman ne dinledigimiz onemli mi?

Hayir

Ne pisirdigimiz onemli mi?

Hayir

Nereye gittigimiz onemli mi?

Hayir

Ne yaptigimiz onemli mi?

Hayir

Nerde oldugumuz onemli mi?

Hayir

Ne dinledigimiz onemli mi?

Hayir

Ne yazdigim onemli mi?

Hayir

Ne hissettigimiz onemli mi?

..

Nereye varmak istedigimiz onemli mi?

..

Yasam bu onemli mi?

..

Sokaklar onemli mi?

..

Kosusturmalarimiz ?

Hayir

Ne dinledigim onemli mi?

Hayir

Ne hissettigim onemli mi?

Evet!

18-2-10 sharjah amrygc-02:25

yine yazarim ve karisirim

Unutulan bir sey var ki

Bunca hucumlar kaygisizlasiyor

Dayatmaya calisilanlar

Aslinda belli de degil tum yok olanlar

 

Gelenler yine geldikleri ile beraber

Kalanlar yine kaldiklari ile

Kaybolanlar ?

 

Bunlar hangi yolda olduklarini bilenler

Neden olduklarini bilmeyenler

 

Hic bir islem bosuna yasatilmadi

Hic bir izdirap tek basina yasanmadi

Hic bir..

 

Bunlar biter mi?

Bitmez.

Bitmedigi gibi ‘hic bir’ ler

Hic bir fayda etmez

 

Unutulan bir sey var ki;

Ben de insanim.

Ben de yasadim, ben de nefes aldim

 

Diger dunyaya gectigim…

Ne?

Kim soyledi bunu ?

Nasil anlasildi ki bu mefhum?

Nerelerde yankiladiniz bunlari?

 

 

Kimler duvarlara yazi yaziyor ki artik?

Bloglarimiz da sanki birer gecit oldu.

 

Oyle miydi?

Aslinda..

 

Gerek var mi daha fazla ifsa ya?

Zalimler uzulmez mi Mazlumlarin yaninda

 

Hey sen ey insan?

Ne kadar garantiledin?

 

Neyin garantisi bu?

 

Adaletsizlik mi sardi her bir yanimi?

Guvensizlik sardi dort bir yanimi.

 

 

Gidelim o zaman..

‘Yalla bina’

Diyorum vesselam..

 

17\subat\2010\ 15:23

amrygc-Sharjah notlari

Valentine

Bundan onceki zaman diliminde 14 şubat icin su yaziyi sizlerle paylasmistik.

Yeri ve zamani geldiginden tekrar sizleri o tarafa yonlendiriyorum.

SEVGİLİLER GÜNÜ TARİHÇESİ  (yonlendirilenlink)

Bir forumda su cumleleri gordum:

Batı hayranlığı duyan onlara uşak olmayı kabul edenlerin hiçbir anlam teşkil etmeyen, maneviyattan uzak saçma günü ne böyle bir şeyin İslamda nede kültürümüzde yeri vardır

İslam barış gücü mü, İslam barış konseyi mi?

İslam konferansı genel sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, İslam Barış Gücü’nün oluşturulması gerektiğini ve bazı ülkelerin buna karşı geldiğini açıklaması ile beraber İKÖ nün yeni bir gündemin olduğunu öğrenmiş olduk.

Ekmeleddin bey, adını vermediği bazı ülkelerin buna karşı çıktığını da ifade etti.

İslam Barış Gücü ilk anda kulağa ve akla hoş gelen bir öneri gibi görünsede biraz üzerinde düşünüldüğünde ne kadar riskli ve zor bir karar olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Bu karar Çırağan Sarayı’nda geçtiğimiz hafta Türkiye- Pakistan-Afganistan zirvesinin ardından kamuoyuna açıklanmış oldu.

Afgan-Pakistan Türkiye zirvesinden bir hafta önce Londra da 60 ülkenin dışişleri bakanlarının katılımı ile yeni Afganistan stratejisinin kararları görüşüldü.

Afganistan da bu gün tam 70 bin civarında Amerikan askeri var, bu sayının 30 eylül 2010′da, 100 bin olacağını ABD Savunma Bakanı açıkladı.

Özellikle Afganistan’da NATO, ABD ve İSAF güçleri Afgan halkının güvenini tamamen kaybetmiş durumdadır.

İKÖ çerçevesinde oluşturulması düşünülen İslam Barış Gücünün, NATO’nun görevini burada devralmasını öneren düşünceler somutlaştırılmaya çalışılıyor. Bu çok riskli ve kısa vadede sakıncalı bir karar.

Bu karara karşı çıkan ülkeler neden ve neye karşı çıkmışlar.

Bunu Ekmeleddin bey açıklamış olsa daha iyi olurdu.

İKÖ Afganistan da Barış gücü olarak sorumluluk alacağı en son ülke olmalıdır.Örgütün kurulduğu günden bu güne kadar yaptırım gücü hep tartışılmış olması varlığına gölge düşürmüştür.

Bu düşüncenin alt yapısı,asker verecek ülkelerin fikir ve ideolojik birlikteliği ortak karar mekanizmaların eşgüdümü bunlar çok riskli ve bölgedeki yangını daha da büyütebilecek potansiyeli içinde taşıyan unsurlardır.

Ekmeleddin bey ; İKÖ olarak bizim reform hareketlerimizin biraz daha zaman alacağını söylemiş.( fakat genel sekreterlik görevinin son yılına girmiş bulunuyor).

Afrika Birliği nin BM ile beraber Darfur da görev yaptığını belirterek bir örnekleme yapmış.

Bu gündemlerinin de, tamamen rafa kalkmadığını çalışmalara devam edeceğini belirtmiş.Sayın Ekmeleddin beyin bu iyi niyetli çabalarına yürekten katılırken bazı gerçekleri görmemiz gerektiğini hatırlatmak da fayda var sanırım.

Meseleye Afganistan dan başlamak bence zor olan yerden başlamak gibi geliyor.. NATO ve ABD yıllar önce Taliban ı düşman ilan ederek.

Sivil ,Asker demeden on binlerce masum insanın canına kıydı. Yolsuzlukla suçlanan, Afgan halkı ve aşiretleri ile arasını açan Karzai den başka muhatap kabul etmedi ve Afgan halkına vaat ettikleri barışı maalesef getiremediler.

NATO ve ABD bu gün, Taliban ı Afganistan halkının gerçeği olarak görmesi ne kadar acı ve trajikomik bir durumdur.

Bura da İKÖ nün rol alması ,ulemalar ile beraber çözüm sunması çok sevindirici bir durum gibi görülebilir,fakat İKÖ işe Barış Gücü’nden değil, barış konseyinden başlamalı..

İKÖ nün ana kuruluş gayesi Mescidi Aksa ve Kudüs dür, Eğer NATO, ABD ve 60 ülkenin Afganistan da barışı sağlamak gibi samimi niyeti varsa, Barış gücü evvela Filistin de ve Mescidi Aksanın güvenliğinde görev almalıdır.

İKÖ barış gücü ,üzerinde çok tartışma yaratacak fikri ve siyasi argümanları içinde barındıran çok başlılığa sahip potansiyeli var.

Ortadoğu gibi, çatışmaların yaşandığı sıcak bölgede yıllardır dış ve iç düşman ajanlarının cirit attığı, kontrolsüz bölgede bir birleri ile sorun yaşayan ülkelerin Barış gücü oluşturmaları çok erken bir düşünce..

İKÖ önce İslam Barış Mahkemelerini kurarak. Ulemalar ve İslam Ülkeleri Adalet bakanları konsesyumu ile Sudan-Darfur, Rusya-Çeçenistan, Irak –Şii, Sünni çatışması, Suriye de Nusayri baskısı, İran-Suud mezhep çekişmesi, Yemen de iç savaşı, Filistin ve Gazze ablukası, Mescidi Aksa kazısı, Çin-Doğu Türkistan baskısı, Taylant-Patani Müslümanlarının durumu, Moro Müslümanlarının bağımsızlık savaşı, Eritre Müslümanlarının feryadı, Afganistan, Aşiretler sorunu, Pakistan iç Çatışmaları, Hindistan-Keşmir, Özbekistan ve Tunus Müslümanlarının ibadet özgürlükleri sorunu gibi masada istişareler ile çözülmesi gereken sorunlarını masaya yatırmalı.

İslam Barış konseyinin temelleri bir an önce atılmalıdır.

İKÖ Aktif ve kararlı bir şekilde yeni bir vizyon ve misyon açılımı yaparak, İslam Barış konseyinin Temelleri biran önce atılmalıdır.

ABD ve NATO üyesi ülkelerin Bakanları Afganistan sorununu bitirmenin pazarlığını yaparken, UCM uluslararası ceza mahkemeleri tekrar Ömer el Beşir davasını gündeme getirdi.

İKÖ Sudan Darfur sorununda tarafsız adaletli bir bakış açısı ile hareket etmeli.

Aynı şekilde Gazze kuşatması,Yemen,Irak gibi iç ve dış etkenlerin karıştırdığı İslam topraklarındaki meselelere aktif ve çözüm getiren tavırlar koymalıdır. UCM VE AF örgütleri gibi mahkemelerin karşısında İslam dünyasının söyleyeceği sözü olmalıdır.

Afganistan da Taliban ile Karzai yi barıştırmak isteyen yapı pek de samimi görünmüyor.

ABD 20 yıl önce Sovyetlere karşı tüm Arap körfez ülkeleri yönetimi ve halkı ile beraber Afgan cihadını desteklemiş idi. Bunun maliyeti 25 milyar dolardı, aynı ABD ve NATO müttefikleri bugün Londra da ABD desteği ile Suudi Arabistan a baskı yaparak, Taliban güçlerini bölmek ve Karzai’yi kurtarma planlarını devreye sokmaktadır. Bunun garantisi var mı? Maalesef! ABD Genel kurmay başkanı Michel multen ABD ye sunduğu raporda, Taliban Afganistan ın geneline neredeyse etki etmeye başladı diyor.

20 gün evvel Taliban güçleri, Karzai’nin bakanları yemin töreninde iken saraya girip intihar saldırıları yaptılar. Durumun ne kadar vahim olduğunu anlatmaya çalışıyor.

NATO güçleri Suudi kraliyet ailesinden bu savaşa katılmalarını istiyor.

Bu gün Karzai yi kurtarmaya çalışan batılı dostları, Karazai hakkında meşruiyetini kaybettiğini, yolsuzluğa bulaştığını, uyuşturucu ve cinayetler düzenleyen aşiretler ile içli dışlı olduğunu itiraf ediyorlar.

Durum Afganistan’ın ne kadar karmaşık ve düzeltilmesi zor bir durumda olduğunu gösteriyor.

60 ülkenin NATO ile beraber tek ve son hesabı Taliban ı bölmek, gücünü zayıflatmaya yönelik bir senaryoyu gerçekleştirmek.

Bazı aşiretlerin para karşılığında desteklenerek Karzai yanına çekilmesi ve 500 milyon dolar bütçenin bu iş için ayrıldığı kesinlik kazandı.

Taliban ile Karzai arasındaki arabuluculuğu 20 yıl öncesinde olduğu gibi tekrar Suudi Arabistan a verilmesi isteniyor..

Bu noktadan bakıldığında İKÖ Barış gücü düşüncesinin, detaylarının açıkça tartışılması gerekir.

İslam Barış gücü aceleye getirilmemesi gereken bir düşüncedir. Bu güç öncelikli olarak NATO’nun Ortadoğu ve İslam dünyasında işlerini kolaylaştıracak stepne güç algısına asla sebebiyet vermemelidir.

Bu güç evvela İslam barış konseyini oluşturarak İslam topraklarında İç, kardeş kavgalarını sonlandırmaya yönelik istişari arabulucu çalışmalarını yürütmeli. Orta ve uzun vadede İslam barış gücü tartışılmalıdır..

İslam dünyasında ve Ortadoğu topraklarında tüm savaş ve fitne tohumları dış güçler (NATO ve ABD, İngiltere, Fransa, İsrail) tarafından atılmaktadır. İKÖ Fonksiyonlarını öncelikli meselelerimiz üzerinden yürüterek gerçekleştirebilir. İKÖ yeni bir vizyon ve misyon çerçevesinde yapılanmasını gözden geçirmelidir.

İslam ülkelerinde insan hakları ihlalleri,devlet halk yönetimindeki adaletsizlikler, düşünce ve inanç özgürlükleri sorunundan başlayarak. barış konsesyumunun adımlarının atılmasına öncülük etmelidir.

İKÖ nün Barış Gücü düşüncesi erken ve yanlış yönlendirilmeye müsait bir zihinsel endişeleri içinde barındırıyor..

*İHH Yönetim Kurulu Üyesi Osman Atalay – timeturk

varlik ve yokluk

Varlik ile yokluk arasinda

Kalmislar bir baslarina

Geleceklerinden haberleri yok

Umitlerini kazanmislar bosu bosuna

Ice donulmus yasamlar

Tutukluk yapan tutkular

Gel kurtar diye sesleniyor

Coskun coskun nazli seher

Gidilse gelinse

Beraber yurulse

Ne gerek vardi bunca zaman

Selamlari kesmeye

Gozler gorse

Gonuller isitse

O zaman boyle mi olurdu?

Col ruzgari kavurur muydu?

Muhammed’i bulan

Zeyneb’i gorurmuydu

Zeyneb’i goren Hatice’yi ararmiydi

Peki Ayse ?

 Zaman zaman sizlanir miydi?

Agitlar yakilirmiydi o zaman

Gonuller ayrilir miydi?

Kalpleri yalanci bedenler tasir miydi?

Peki ya tasinan kalpler kendine kanar miydi?

Hepsi de olur du ruzgarda eserdi

Yagmur da yagardi

Semsiyeler olmasaydi?

Varmiydiki semsiyeler

Sirilsiklam islanilan bedenler

Ruhlar ezilmis arasinda ciltler

Cirit icerisinde cinniyeler..

ammar yagci 20:26 sharjah

12-10-2012