بسم الله الرحمن الرحيم
Malumdur Filistin sabıkası mevcudiyeti.
Ben artık Filistin yolcusuyum.
Buna ben dahil herkez inanır.
Yılların talebin cevabı olarak insanın karşısına çıkartılır…
Allahu Ekber.
Hayat öyle başı boş dolaşıyorki etraflarda, benim bu gidişimi bir yok oluş olarak değerelendirebilecekler dolu etrafımda.
Benim talebim anlamayacakların sayısının çokluğu ;
Beni anlayacakların yokluğu gibi..
İşte bu hesap kitap yorulmasına götürdü beni.
Ammar = Filistin yorumunu ben oluşturdum. Beni de böyle oluşturanlar var. Tohumu ekenler, besleyenler ve kendi gövdemin bu işin ortasında dikili vermesi.
Ammar= Filistin önce bencil- sonra toplu bir harekettir.
NS’nin yanına gitmek onunla babamla nasıl konuşurumun son noktasıdır. Ve o bana en güzel hediyeyi sunarken babamla da bana randevu ayarlıyor. Ben haberdar babam bi haber.
Takriben bir saat boyunca ofiste vakit geçirdik. Babam ile daha ne konuşacağımı dahi bilmiyorum.
Sadece gitmek istediğimi bildirmek değil, yalnızca gideceğimi bildirmek istiyorum.
Aklımda yalnızca iki alternatif var :
1.si kırmızı halı olması
2.si itiraz etmesi
Babam bana ikisini de yapmıyor. Yine şaşırtıyor beni.
NS ile beraber babam ile buluşma yerine gidiyoruz. Kalbim artık yerinden çıkacak seviyede. İki oda var NS beni bu odalardan bir tanesine saklıyor. Babam ile kendisi diğer oda da görüşüyor.
Artık ne görüşüyorlar bilmiyorum ben.
Ben zaten benden çıkmış bir vaziyette odada tek başıma oturuyorum. Odanın ışığını bile yakmıyor içeriden gelecek bir çağrıyı bekliyorum. heyecan ile..
Kapı açılıyor..
Ns gel diyor.
-Babam : böyle bir şey çıkacağını biliyordum
- Ben : ??!!!
-NS : tebessüm
Babama sarılıyorum, B.A.E’den gelmiş kısa hasretten sonra oturuyorum münasib bir yere.
Yanlış hatırlamıyor isem Ns babama benim gemiye iştirak edeceğimi söylüyor, bizi baş başa bırakıyor.
Ben suçlu bir çocuk gibiyim. Sesim soluğum çıkmıyor.
….
- Baba ben bu gemiye bineceğim o sebebten Türkiye’ye geldim.
Biraz tafsilat istiyor benden, konu ile alakalı gerekli malumatı veriyorum. Görev olarak mütercim olarak katılacağımı söylüyorum kendisine.
Babam yalnızca tek kelime ediyor bana :
- g i t
-veto yemeyi bekliyordum ?
- Allah insanı sevdiği ile imtihan eder, dikkatli ol.
-Baba vallahi hocam olduğun için izin aldım ve sana haber verdim.
…
Hakikaten babam benim aynı zamanda hocamdır. Aslında önce benim hocamdır. Onun yanına gitmemin, haber vermemin tek sebebi budur.
Yoksa bu oluşuma iştirakımdan kimseye haber vermeyi düşünmüyordum. Bu insanlara biraz garip gelsede, döndüğümde bana hak verdiler.
Ns babam görüşmesi ve diğer konular ile alakalı detayları önümüzdeki yazılarda sizlere bildireceğim.
…
Kimseye haber vermek istemedimi ve bu sebebten Adapazarı’nda kaldığımı hatta eşyalarımı dahi orada bıraktığımı söylüyorum. Babam ne için ve hangi görev ile kabul edildiğimi tekrar soruyor. Ben de yeniliyorum cevabı mütercim olarak. İşte bu cevabı evde kalmamın daha uygun olduğunu söylediği için (babam) çevremdekilere bildiriyorum tercumanlık yapıcam biraz tura çıkacağım.
Elbette evinde özlemi var içimde. İçimde bir heyecan anlatamıyorum.
Çünkü ben Gazze yolcusuyum.
Her gözlerimi kapattığımda kendimi şöyle tahayyül ediyorum:
Gemi içerisindeyim, Gazze sahiline yaklaşmışız ve diyorum ki yüksek sesle:
işte Gazze Ardul İzze !
Bekle Gazze geliyorum..
devam edecek…………………………………………………………………………………Ammar Yağcı
Haziran 2010
İlgili yazılar:
Mavi Marmara yolumuz Gazze Günlükleri (3) Mavi Marmara yolumuz Gazze Günlükleri (2) Mavi Marmara Günlükleri (1)