Gazze’den toplu düğün havası

Gazze’den düğün havası;

Gazze ‘de dün düğün vardı. Gençler evlendiler.
Sizlere damatların görüntüsünü iletiyorum şuanda.
Kim peki bu damatlık giymiş temiz gençler?

O gençler Furkan Savaşı’nda İsrail askerleri tarafından bombalanan Gazze şehrinin içerisinde  Allah’ın izni ile sağ kalmayı başarabilen gençler.

Gazze hükümeti bu gençlere; aynen bizde belediyelerin düzenlemiş olduğu toplu düğün merasimi düzenledi.

Allah tüm evlenenlere mutlu, huzurlu bir hayat; nasip etsin.
Amin.

Ammar Yağcı
Gazze-Sharjah-İstanbul

İşte Taraf gazetesinin anlaşılır ikiyüzlülüğü

Son dönemde medya sektörünün kahramanı konumuna yükseltilen Taraf gazetesinin KCK davasında, mezkur örgüt lehinde sergilediği tavır sizin de dikkatinizi çekiyor mu?

Ergenekon sürecinin ‘şahin’ gazetesi KCK davasında nasıl olduysa oldu, birden bire ‘barış güvercini’ rolüne büründü! Tuhaf durum değil mi?

Peki neden böyle oldu? Devletin çetelerle mücadelesinde ‘büyük cesaret’ sergileyen Taraf , Kürt siyasetinin çetesi konumundaki KCK‘ya karşı açılan davada aniden ‘anlayışlı, demokrat’ bir kimliğe büründü?

Bu konuda bugün sizinle ilginç bilgileri paylaşacağım. Eminim siz de en az benim kadar şaşıracaksınız.

Bu topraklarda ‘namuslu’ gazetecilik yapma konusunda umudumu her geçengün biraz daha kaybediyorum ne yazık ki. Kim hangi kampa dahilse, kim kiminle menfaat iişkisi içindeyse, onun aleyhine bir şeyler yazmaya cesaret edemiyor.

Taraf gazetesinin KCK davasıyla ilgili sergilediği tutuma örnek olarak ilk önce gelin Ahmet Altan’ın bir yazısından bu davayla ilgili bir bölüme birlikte bakalım.
Ardından Ahmet Altan’ı bu satırları yazmaya sevk eden ‘asıl’ sebebi sizinle paylaşayım.

Bakın Ahmet Altan KCK duruşmasının başladığı gün yayınlanan ‘Yarın Diyarbakır’ başlıklı yazısında bu davayla ilgili neler yazıyor:

“…Belediye başkanlarına yapılan hakaretin bütün Kürtlere yapılmış olduğunu düşündüler haklı olarak. Ve, bunu Türk devletinin hiç bitmeyen Kürt nefretinin bir belirtisi olarak gördüler.

Ortada bu tür aşağılamalar, “maksatlı” hakaretler, gereksiz kelepçelemeler olduğu sürece Kürtlerin, devletin “samimiyetine” güvenmesini beklemek mümkün değil.

Kürtler, devlete güvenmediği sürece de barış olmaz.

Barışa çok yakın olduğumuz, barış ihtimalinin çok güçlendiği bir ortamda, devletin “samimiyetini”Kürtlere göstermesi gerekiyor.

Bunun için de yarınki dava çok önemli…. Onun için bütün Kürtler yarınki davayı bekliyor.

Çıkabilecek tahliye kararları, ortamı yumuşatır ve barışın yolunu açar.”

Şimdi bu satırları okuduğunuzda ‘ne kadar güzel, ne kadar merhamet dolu ve barış yanlısı’ diyebilirsiniz. Öyle derseniz, aklınızdan şüphe ederim. Çünkü kazın ayağı hiç öyle değil.

Ergenekon davasında herkesin içeri tıkılmasını savunan, bugüne kadar yapılan tüm operasyonlarda derin bir ‘oh’ çeken Taraf, neden KCK davasında tam tersi tutumu takınıyor? KCK davasında yargılanan Leyla Zana, Hatip Dicle ve diğer Kürt milliyetçisi belediye başkanı zevat, Ergenekon davasında yargılanan Mustafa Balbay veyahut Mehmet Haberal’dan daha mı az zarar verdiler bu ülkeye, bu millete?

Neden KCK’nin ‘silaha sarılmadığı için’ hemen tahliyesini savunan Taraf, silaha hiç sarılmamış Ergenekon sanıkları için aynı şeyi istemiyor? Üstelik Taraf’ın da çok önemsediği referandumda KCK yapılanması Doğu ve Güneydoğu’da ‘hayır’ çıkması için olağanüstü gayret sarfetti. Halkı tehdit etti. Silah zoruyla sandığa gidilmesini engelledi.

Peki nasıl oluyor da referanduma ‘hayır’ diyen herkesi ‘kurşuna dizen’ Taraf gazetesi, referanduma taş koyan KCK’nın tahliyesini ‘barışın şartı’ olaraksunuyor?

Tüm bunların Taraf açısından ilginç bir gerekçesi var. Üşenmedim, oturdum Taraf’ın nerede, kaç sattığını inceledim. İlginç bilgilere ulaştım. Eminim siz de çok şaşıracaksınız.

Taraf gazetesi Kürt kökenli siyasilerin ‘teröre destek verdikleri’ iddiasıyla tutuklandığı KCK davasında ‘barış güvercin’ rolüne soyunuyor, çünkü Taraftirajının büyük çoğunluğunu Kürtlerden alıyor.

Gazetenin KCK mensuplarıyla aynı hissiyatı paylaşan ciddi bir okur kitlesi mevcut. Dediğim gibi, oturdum Yay-sat bayi satış rakamlarını inceledim. İşte o ilginç rakamlar:

Taraf gazetesi 387 bin nüfuslu Siirt’te 287 adet satılırken , 1 milyon 205 bin nüfuslu Kayseri’de 275 adet satılıyor. 256 bin nüfuslu Bingöl’de 480 adet satılırken, 774 bin nüfuslu Erzurum’da 55 adet satılıyor. 547 bin nüfuslu Elazığ’da 523 adet satılırken, 1 milyon 331 bin nüfuslu Manisa’da 120 adet satılıyor.

Bu örnekleri daha da çoğaltabilirim. Çünkü emin olmak için bütün Türkiye’deki satış rakamlarını inceledim. Hatta öyle ki İstanbul’un ilçeleri arasındaki fark bile çok belirgin.

Şimdi tüm bu rakamları gördükten sonra Taraf’a söyleyecek birkaç sözümüz olmalı, değil mi?

Ahmet Altan Ergenekon sürecinde bu davayı ve olup biteni görmezden gelen medyayı yerden yere vurup ne diyordu?  ’Bu ülkede olan bitenin üstünü bu medya yıllarca örttü. Önemli ve hayati olayları görmezden geldi.’ Şimdi Taraf’ın yaptığına bakarak Ahmet Altan’a  ’Bugün Taraf’ın KCK davasında sergilediği tutumun benzerini, aynı gerekçeyle diğer medya Ergenekon sürecinde sergiledi. Çünkü onların okur profili de Ergenekon operasyonlarına sıcak bakmıyordu. Ve okur kaybetmek istemiyordu’ dersek ayıp etmiş olur muyuz?

Peki bu tutum yalnızca Taraf’a mı özgü? Yani KCK davasında ‘barış’ elini uzatan, bu konuda hükümeti ve yargıyı kıyasıya eleştiren yalnızca Taraf mı? Elbette değil. Ergenekon davası sürecinde şahin kesilen şu bildiğimiz liberal koronun tamamı aynı tutum içerisinde. Siz de görüyorsunuz değil mi?

Hepsi birden bire adaletin aslında ‘hükümetin kontrolünde’ olduğunu keşfettiler. Çünkü herbiri kendi köşesinden KCK sanıklarının salıverilmesi için hükümetin üzerinde baskı oluşturmaya çabalıyor. Ve nasıl olduysa ‘Kürt sorununun’ bu aşamaya gelmesinde en az diğerleri kadar sorumlu olan Hadip Dicle, Leyla Zana gibi isimlerin birer ‘barış kahramanı’ olduğunu keşfettiler. Neredeyse herbirimiz Türkiye’nin varlığını KCK sanıklarının geleceğine bağlayacağız!

Peki, Taraf gazetesinin tiraj derdi var, bu tavrı takınıyor. Ya liberal yazarların derdi ne? Onlara ne oluyor da bir koro halinde hep aynı safta birleşiyorlar?

Çünkü bu arkadaşların da itibar gördükleri tek kitle orası kaldı! Bundan önce 28 Şubat dönemini bahane ederek dindar kesimin ‘kanaat önderliğine’ soyunmuşlardı. Şimdi ise Kürtlerin ‘kanaat önderi’ rolündeler.

Yaptığım incelemelerden çıkan en ilginç sonuç şu: Taraf gazetesinin okur profilini büyük ölçüde şu iki kesim oluşturuyor: Birincisi bu ülkeyle sorunu olan zavallı Kürtler, ikincisi ise bu ülkeyle sorunu olan zavallı İslamcılar.

Bir kümelenmeden bahsediyorum. Çünkü Taraf gazetesi ile kurulan ilişki salt haber almak amacıyla kurulan bir ilişki değil. Bir tutuma, bir istikamete ortak olma arzusudur.

Bu iki kesim de devletten dayak yedikçe kendilerine düşman olarak bu ülkeyi seçip, kendileri gibi ülkeyle sorunu olan kimi görüyorlarsa onunla ittifak kuruyorlar.

Şimdi ben ne yapıyorum? Ergenekon’un avukatlığına mı soyunuyorum?

Biliyorsunuz, Ergenekon’un bir avukatı var. Hem olmasa da medyadaki bir çok meslektaşımız o işi bana bırakmaz. Benim yaptığım: Mesleğin ‘orospuluğuna’ dikkatinizi çekmek.

Ergenekon’un da, KCK davasının da yanlışlarıyla doğrularıyla bu ülke için ciddi operasyonlar olduğunun farkındayım.

Benim açımdan Mehmet Haberal ile Leyla Zana arasında veyahut Ergenekon’dan tutuklanan İnönü üniversitesi eski rektörü Fatih Hilmioğlu ile KCK’dan tutuklanan BDP’li bir belediye başkanı arasında zerre kadar fark yok. Çünkü ikisinin de istikameti aynı.

Asıl bunlardan birini tiraj kaybetmemek adına kendine yakın hissedenler utansın.

Cenk Açık
acikcenk@gmail.com

İsrail’li 2 askere müthiş: PROTESTO

Geçtiğimiz günlerde Amerika tarafından İsrail’in Ortadoğu’daki vahşetini haklı çıkarmak üzere düzenlenen bir kampanya kapsamında Michigan Üniversitesi’ne 2 İsrail askeri giderek bir panel düzenlemek istedi.

Üniversite bu panele izin vermişti ancak Michigan Üniversitesi öğrencileri de hazırlanmıştı.

Video için:http://www.facebook.com/video/video.php?v=448403962115

Üniversite öğrencileri ve üniversite personeli üzerlerine yapıştırdıkları öldürülen filistinli çocuklarının isimleri ile sessiz ama oldukça etkili bir protesto gösterisi düzenledi.

Tişörtlerdeki Yazılardan Bir Örnek: Basma al-jeblam 1/8/2010 5 yaşında öldürüldü SUSTURULDU

Kaynak: İslamiGündem.com

Başörtüsü “Asıl (Barış) Mesajı(nı) Taşıyor”

Sevgili okuyucular,
Facebook’ta açmış olduğumuz hayran sayfasında yayımladığımız videoları
sizlere buradan da sunacağım.

Korsan Günden bu hafta Başörtüsü’ne değinmiş.

Video için:

http://www.facebook.com/video/video.php?v=447188077115

http://dusununce.wordpress.com/2009/10/23/selam/

Az önce Erdem kardeşim’in yayımlamış olduğu videoyu sizlerle paylaşırken; Başörtüsü’nü emir eden dinin İSLAM dini olduğunu ve İslam kelimesinin manasının BARIŞ olduğunu bildirmek isterim. Hatta barış kelimesinin kökü olan vermiş olduğumuz SELAM için videonun altında bulunan linke tıklayınız.Göreceksiniz ki röportaja katılan genç vatandaşımız ‘Asıl Mesaj’ın ne olduğunun farkında değil.

Vay yobaz İtalya Vay!

İtalya’da Napoli kentine bağlı ilçelerden Castellammare di Stabia’da, mini etek ve dekolte giysiyle dolaşmak yasaklandı. Yerel yönetimin yaptığı düzenleme, sayfiye beldesi olan Castellammare di Stabia’da mini etekle düşük belli kotla ya da dekolte giysilerle

dolaşanlara, 25 ila 250 avro arasında para cezası kesilmesini öngörüyor.

Nüfusu 70 bin civarında olan ilçenin Özgürlükçü Halk Partisi’ne mensup Belediye Başkanı Luigi Bobbio, 40 maddelik yeni yasal düzenlemenin gerekçesini, “kentte herkesin medenice birarada yaşamasını özendirmek için kamu nizamını yeniden tesis etme” olarak özetledi.

Continue reading

El Cezire Türk

Merkezi Katar’da bulunan El Cezire, Türkçe kanal hazırlıklarına resmen start verdi. Geçen yıl haber kanalı TV Net’i satın alan El Cezire Türk’ün Genel Yayın Yönetmenliği’ne deneyimli bir haberci getirildi.

Arapçada “ada” anlamına gelen ve merkezi Katar’da bulunan El Cezire, Türkçe kanal hazırlıklarına resmen start verdi. Geçen yıl haber kanalı TV Net’i satın alan El Cezire, birkaç ay içinde El Cezire Türk olarak yayında olacak. Kanalın Genel Yayın Yönetmenliği’ne deneyimli bir haberci olan Gürkan Zengin getirildi.

alıntı:gazeteler.com