Aylık Arşivler: Mart 2011
Teknolojik kategoride kadın
Bunun erkek versiyonu varsa hemen yollayın onu da bekliyorum.

HARD-DISK tipi kadın:
Her şeyi hafızasında saklar.
RAM tipi kadın :
İşiniz bittiği anda sizi de unutur.
WINDOWS tipi kadın:
Herkes hiçbir şeyi doğru dürüst yapamadığını bilse de kimse onsuz yaşayamaz.
EXCEL tipi kadın:
Söylendiğine göre bir çok kabiliyeti olmasına rağmen bir çok kimse basit ihtiyaçlar için kullanır.
SCREENSAVER tipi kadın :
Eğlendirmekten başka hiçbir işe yaramaz.
INTERNET tipi kadın :
Erişilmesi zorlu olan tiptir.
SERVER tipi kadın :
İhtiyacınız olduğundan her zaman meşguldür.
MULTIMEDIA tipi kadın :
Korkunç şeylerin güzel gözükmesini saglar.
E-MAIL tipi kadın :
Her 10 sözünden 8´i anlamsızdır.
VIRUS tipi kadın :
Bir başka ismi de “Eş” tir. Hiç beklemediğiniz bir anda gelir kendisini yerleştirir ve kaynaklarınızı kullanmaya başlar. Kurtulmaya çalıştığınızda kesin bir şeyler kaybedersiniz eğer kurtulmazsanız her şeyinizi kaybedersiniz.
Mihrimah Sultan & Mimar Sinan
Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan on yedisine bastığında, iki kişi onunla evlenmek ister. Mihrimah, yani Mihrü Mah, Farsca’da “Güneş ve Ay” anlamına gelir. Kızla evlenmek isteyenlerin biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa diğeriyse Mimar Sinan’dır. Padişah kızını Rüstem Paşa’ya verir.
Koca Sinan evlidir, ellisindedir ve de Mihrimah Sultan’a deliler gibi aşıktır! Gerçi sevdiğine kavuşamamıştır ama, aşkını, olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır. Üsküdar’a, Saray’ın isteğiyle elbet, 1540 yılında Mihrimah Sultan Camii’nin temelini atar ve 1548’de bitirir. Camiyi yaparken, eserine sanki “etekleri yerleri süpüren bir kadının” dış çizgilerini verir.
Derken, ilk kez padişah fermanı olmaksızın, Edirnekapı’da, pek kimselerin uğramadığı ıssız ama İstanbul’un en yüksek tepelerinden birine, ikinci bir eser yapmaya koyulur Mihrimah Sultan’a. Cami küçücüktür. Minaresi otuz sekiz metredir, bir adet incecik kubbesi üzerindeyse yüz 61 pencere, camiin iç güzeliğini aydınlatır. İçerdeki sarkıtlar ve minare kenarlarındaki işlemeler Mihrimah Sultan’ın topuklarını döven saçlarını anımsatır insana. İşte, aşka adanmış iki eser.
Şimdi, gidin Edirnekapı ve Üsküdar’daki camileri aynı anda görebileceğiniz bi yer seçin. Ve 21 Mart’ta, yani geceyle gündüzün eşit olduğu günde seyreyleyin. Unutmadan, 21 Mart Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür.
Göreceğiniz manzaraysa şudur mirim:
Edirnekapı camiinin tek minaresi ardından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, Üsküdar’daki camiinin ardından ay doğar! Mihrü Mah eşittir Güneş ve Ay. Bu nasıl akıllara ziyan bir hesaplamadır; nasıl bir güzellik anlayışıdır Yarabbim!
Mor ve Ötesi – Bazen
Boykot Ürünleri (Tüketiciler Birliği)
Kamuoyundan beklentimiz, olası yanlışlıklara meydan verilmemesi bakımından Tüketiciler Birliği tarafından oluşturulan ve açıklanan listeye itibar etmeleri ve bu listede yer alan ürünleri boykot etmeleridir.
Mor Yazma

mor yazma (:
Bildiğiniz üzere Ocak 19’da sizlere halk arasında yaygın, hatta türkülere dahi yansıyan; “yazmanın moru neden makbuldür” sorusunu yöneltmiştim.
Bu ve başka diğer soruları sorup toplu çalışma ile cevap bulabiliriz diye düşündüm. İyi de ettim (:
Bu yazıyı yazarken kendimi bir lokomotif olarak görüp, sizlerin isimlerinizi izin almadığım için belirtmeden burada çıkarttığımız cevapları sergileyeceğim.
Bu soruyu yönelttiğimde çok değişik cevaplar aldım. “Ben sevdiğim için” diyenler olduğu gibi, “Kim demiş ki yazmanın moru makbuldür” diyenler oldu.
Çıkan sonuçlar içerisinde;
-Mor renginin kişi ve tabiat üzerindeki etkisi
-Anadolu da kullanışının sebebi
-Türkülere neden yansıdığı
-Duygusal ve bilimsel açıklaması
Sorularına cevap bulabileceğiniz gibi başka deyimlerde görebileceksiniz.
Neden hep mor yazma üzerine şiirler, şarkılar, türküler yapılır? Neden kırmızı değildir de mordur, bilen var mıdır?
Adet haline mi gelmiştir? Örf ve adetlerde yalnızca mor yazma mı değer taşır?
Bu konu hakkında hiçbir fikrim yokken aktarılanlar sonucunda bir çok fikrim oldu. Bu soruyu bilhassa bayanlara yönelttik.
Biz mor yazmayı düşünürken katılımcılardan bir tanesi, olur mu canım? Dercesine yazmaların diğer renklerine de halk arasında yaygın olan şu cümleler ile değindi:
“Siyah giyme toz olur, beyaz giyme söz olur”
“Selvi boylu bulmadan al yazmalı olunmaz”
“Mavi yazma tez solar”
Hakikaten ilerleyen saatlerde yazmalar üzerine bahis ilerlediğinde şunları bulduk:
Anadolu’da genç bir kız sevdiğinin karşısında beyaz sümbül oyalarla, süslü yazmayla çıkması; ‘sana sadığım ve ölene kadar da seninim” demenin sessiz bir yoluymuş.
Mor renginin iddialı bir renk olduğunu, türkülerde söylenişinin kolay olduğunu, artık bunun bir yaşam stili haline geldiğini söyleyenler dahi var.
Umut Kaya’nın şarkılarının etkisinde kalan yeni jenerasyon; mor renginin rock alemine asillik kattığını düşünüyor.
Anadolu topraklarına dönüp işin aslına gitmeye çalışan katılımcımız; işin iç yüzünün hüzün ile dolu olduğunu, eşlerinden hırpalanan bayanların mor yazma taktıklarını belirtti.
Eşlerinden dayak yiyen bayanların mor yazma giymesi, yöresel bir adet olarak ortaya çıktığını düşünürken, başka bir katılımcımız mizah ile” mor yazma takmasına gerek yok zaten gözü mor” dedi.
Aslında işin bu kısmı doğru ise, ağlanacak bir durumumuz var. O zaman Mor yazma hırpalanmış bir bayanın yüzünün durumunu net bir şekilde belli olamamasını sağlamak için midir?
Aşağıda getirilen diğer yorumlar ile şahsen kafamda oluşan bu soru da ortadan yok oldu ve bu tez çürüdü.
Mor renginin güzel olması ile beraber feminist bir etki olduğunu düşünenler bile var. Bir önceki bahse binaen; eğer türkülerde ve şarkılarda erkekler kullanıyorsa asıl niyetlerinin ne olduğunu düşünenler dahi oldu.
Peki bu mor rengi neleri ifade eder?
Renk derecelendirilmesinde beyinin rengidir. Eflatun rengi insanı düşünceye yönelttiği gibi, mor renkte depresyona sürükler insanı.
Depresyonu ve asilliği yansıtan bir renk olarak düşünecek olursak;
halamın tabiri ile:
“liseli gençlik tarafından da rağbet edilir ki,
“bunalımız biz çok piskopatız bulaşmayın bize” izlenimi vermek için şizofreninin rengi olarak da anlam bulur: bu çok manidardır. neden? insan ergen iken şizoid gibidir.
(bkz: artık çocuk değilsin, saçmalamayı bırak / sen çocuksun aklın basmaz bu işlere) sonuç: bölünmüş kişilik = morarmış dişilik (pohaha)”
Mor rengi aynı zamanda lüks hayatı, zenginliği, zarafeti, duygusallığı ve tutkuyu anlatır.
Araştırırken bulunanlar arasında; bu rengin eski zamanlarda bulunmasının çok zor olduğunu, kullanmak isteyenler deniz kabuklarında aradığını ve zor elde edilen bir renk olduğunu anlar olduk.
Yine mor rengin tanımları üzerine; şöyle bir düşünce ile karşımıza çıkan oldu:
“Ben asilim, asaletim yazmamın rengini belirler. Beni ne doktorlar, ne mühendisler istedi, neden şimdi hatırlamıyorum hiçbirine varmadım” gibi bir mesaj veriyor .Yani kızın gözü yükseklerde. Erkeğin ise kıza mor yazma alacağından söz etmesi ona iyi bir hayat sunabileceği anlamına gelebilir. Olabilir mi? Neden olmasın?”
Mor renginde ne işler varmış ta biz daha yeni keşfetmiş olduk. Grup çalışmaları her zaman daha faydalıdır J Bil hassa gugıl nesli için. Bakın Anadolu’da erkekler ve kadınlar akrepten korunmak için mor renkli bir şeyler giyerlermiş.
Anadolu’da yazmasında veya oyasında mor bulundurulması kızın gönlünde cereyan eden aşk ateşinin olduğunun bir göstergesiymiş. Evet, mor sümbüldür. Sümbül ise kırılgan ve narindir(bir genç kız gibi), mor karışıklığı sembolize edermiş, çünkü sümbülün saçları karışıkmış, ne gibi? Bir genç kızın yüreği gibi..
Peki o zaman akıllara gelen bir soru daha; erkek bu mor yazmayı isteyen hatununa, mor yazmayı verirken içindeki karışıklığı artık toparla diye mi vermiştir?
Bu cevap bulamadığımız sorulardan bir tanesi. Mor gökkuşağının son rengi olduğundan; her kızda erkeğinin son kadını olmak istediğinden, mor yazmanın ehemmiyet kazandığını düşünenler de var.
O zaman erkekler mor yazmayı hangisine vereceğini çok iyi bilmelidirler.
(:
Bu arada mor renginin duygusal bir renk olduğunu öne sürenler olduğundan dolayı; artık mor renginden nefret edenler de var. Bununla beraber mor rengi aynı zamanda mucitliği ve sanatçının ruhunu olumlu yönde etkiler.
Buyurun onlardan bir tanesi koyunları dahi morartmış (:
Toplu çalışmamıza katılan herkese tek tek, teşekkür ederim. Bir sonraki boş vaktinizde buluşmak üzere.
Zeynep’ten doğma
Ammar Yağcı
Ocak-2011
Paranın üzerine Özgür Filistin yaz! -Write ‘FREE PALESTINE’ on ALL bank notes-اكتب “فلسطين حرة” على كل فلوسك

اكتب “فلسطين حرة” على كل فلوسك
Write ‘FREE PALESTINE’ on ALL bank notes
Paranın üzerine ‘Özgür Filistin’ yaz.
Facebook üzerinden sizleri Filistin’in adına sembolik uluslararası bir etkinliğe davet ediyoruz.
Her ülkenin duyarlı vatandaşları bu sembolik mesajı dünyadaki herkesin eline ulaştırabilmek için ceplerinde bulunan paralarının üzerine ‘Free Palestine’ yazıyor.
Daha şimdiden: http://www.haaretz.com/news/diplomacy-defense/facebook-campaign-promotes-palestinian-freedom-on-money-1.347607 İsrail gazetelerinden HAARETZ’e haber oldu bile.
Bu etkinliğe sende katıl!
Yazmış olduğun paranın resmini çek ve aşağıdaki adrese yükle :
http://www.facebook.com/BankNoteCampaign
Please post pictures and videos here on our page - http://fb.com/BankNoteCampaign
Ve buna Temmuz ayına kadar devam et. Yaz, Çiz, Gönder..
Diğer ülkelerin paralarının resimlerini görmek için:
http://www.facebook.com/album.php?id=199013200122697&aid=50235
tıklayabilirsiniz.
Ammar Yağcı