Bazı çığlıklar dalgaları aştı, liman kentlerde oturanlar marangozluğa soyundular ve toparladılar ne varsa, dalgaların arkasında düşen bomba yurtlarına bir şeyler götürebilmek için tüm yer yüzü seyrederken.
Dünya alemin kaçırdığı bir şey varken bundan beş sene önce beş arkadaş tekneleriyle açıldılar, geçtiler kıtaları ulaşmak için etrafı duvarlarla, üzerileri fosfor bombalarıyla sarılı şehre. Beş kişiydiler beş senede beş yüz bini geçtiler dünya aleminde. 6 milyar insana karşı 500 bin kadar olabildiler beş kişilerken.
Bir şeyler değiştirmekten ziyade en azından seslerini çıkarmak, hangi taraftan olduklarını bildirmek istediler dünya ümmetine. Beş kişiydiler o zaman hiç bilemediler aştıkları dalgalar gibi; dalga dalga büyüyebileceklerine.
İsrail’de bilemezdi tabi 9 kişiyi vurunca dünya halklarının arasında bu denli kamuoyu oluşacağını, oradaki hükümette bunu kestiremedi. Yönetim bir nebze olsun dünyanın gözünde iflas etse de; unutmamak lazımdır hiçte oralı değiller yaptıklarına. Bunu beklemek zaten büyük bir yanlıştır, bekleyen varsa.
Sonrasında işler kendiliğinden gelişti halklar adına. Güzel insanlar üzerinden ekmekler yenmeye başlandı. Eskiden kan akıtılan çocuklar üzerinden güdülen siyaset şimdi sınırları aştı ve akan kanları durdurmaya çalışanların kanları üzerinden de güdülmeye başlandı bir şeyler. İşte bu politika başı yalan sonu dolan.
Hangi ucundan tutarsan tut boklu bir değnek, duyguların yerle bir edildiği koca bir kıyım makinası, kalplerinin cihaz içerisinden parça parça çıktığını görebilenlere.
Ne demiştik yazının başında ? Beş kişiydiler, insan olan destek verdi ve sayıları arttı.
Hikaye gayet açık ve net “Ya kan akıtanın yanında yer alacaksın, ya da karşısında”
O şehirler bombalanırken canlı kalkan olarak gidenleri anlayamayanlar, bugün o şehirden ziyade oradaki çocukları bombalayanların desteklediği takımı şekerlerle, çiçeklerle karşıladılar.
Lütfen gaza gelmeyelim, antimavimarmara’cılara, bjk taraftarına veya çevremizdeki Müslümanlara kızmayalım. Onların bir çoğu biz yola çıkarken yanımızda değillerdi zaten. Bizi anlamalarını beklemeyin.
Gazlık durum olursa onlar İsrail’e de karşı olurlar Kudus’e de karşı olurlar. Hava neyi gerektiriyorsa halklar ona göre zaten gitmeye mahkum olmuş.
Kabil’e karşı olabilenlere selam olsun..
Dün beş kişiydik, bugün de beş kişiyiz, yarında beş kişi olacağız.
Arada bir; akabe biatları olacak, herkes dalgalarda yüzmek isteyecek , gemiler kalkacak, yalnız bu iş hep üç beş kişiye nasip olacak.
16 eylül 2011-Ammar YAĞCI
Bugün sabra ve şatilla katlimının yıl dönümü
Bu gönderiyi beğenebilir, sosyal ağlarda paylaşabilirsiniz