Aylık Arşivler: Ekim 2011
Arefe Günü Sende Orucu tut; yıllık günahlarından temizlen!
Bu KAMPANYA KAÇMAZ!
Ebu Katade Radiyallâhu Anh anlatıyor:
Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:
“Arefe günü tutulan orucun, geçen yılın ve gelecek yılın günahlarına keffaret olacağına Allah’ın rahmetinden ümidim var.”
(Tirmizî, Savm: 46; İbni Mâce, Sıyâm: 40; Müslim, Sıyâm: 196)
Birde bir etkinlik düzenledik;
http://www.facebook.com/event.php?eid=132437143527253
Bu etkinlik bir nevi ALARM vazifesi görmektedir. Etkinliğe katılacak konukların listesi GİZLİ olarak tutulmasının sebebi doğabilecek RİYA potansiyeline engel olmak içindir.
Bir insanı kurtarmak tüm insanlığı kurtarmak gibidir. Bir hayra vesile olan o hayrı yapmış gibi olur.
Bu durumda bu etkinliğe KATILACAĞIM butonuna tıkladığınızda haber kaynağınızın sağ tarafında günü yaklaştığında size bir uyarıcı olarak döner. Sizde orucunuzu Allah’ın izni ile tutarsınız.
Ammar YAĞCI
Gilad Şalit ve İSLAM
Çok mutlu oldum. Evet yazıya şuan böyle başlıyorum. İsrail zindanlarından biri değil yüzler çıktı. Bunu yapan ise dünya kamuoyu gözünde terörist bir grup olarak ilan edilen HAMAS. İslami Direniş Hareketi.Bugün yaklaşık bir saat önce gerçekleşen esir değişiminden sonra Mısır’ın resmi televizyonlarından birinin Gilad Şalit ile gerçekleştirmiş olduğu röportajı El Cezire televizyonundan naklen seyrettim.Gilat Şalit toplam beş senedir Gazze’de esir durumunda.
Mısırlı spikerin sorduğu “İsrail hapishanelerinde bulunan Filistin’li esirlerin hürriyetine kavuşmaları için bir çaba gösterir misin?” sorusuna cevaben: “Filistinli esirlerin zindanlardan çıkması için mücadele veririm” dedi.
18 Ekim 2011
Abdulbaki Kömür – KALBİMİN ÇOCUK YANI 2011
Şükür kavuşturana diyoruz ve neredeyse on beş yıllık bir aradan sonra “Kalbimin Çocuk Yanı” albümüyle Abdulbaki Kömür’ün aramıza dönmesine biz de çocuklar gibi seviniyoruz.
Aslında bizler Abdulbaki Kömür’ün dinleyenleri ve sevenleri olarak elimizde kısıtlı sayıda mevcut bulunan albümlerinden onu dinlemeye devam ediyorduk. Lakin yeni çalışmaları da olsa keşke demeden edemiyorduk doğrusu. Kendisini yeni albüm için ikna eden dostlarına ve bu albümün bizlere ulaşmasına vesile olan Beyza Müzik’e teşekkürlerimizi sunalım unutmadan.
Çocuk ruhlu adam
Bizler onu “yufka yürekli ağabeyimiz” olarak biliyoruz. Ve işte o naif, çocuksu yanını seslendirdiği her şarkısında ilk defa dinleyen bile mutlaka hissedecektir. Dünyanın herhangi bir yerinde zulme, haksızlığa ve sefalete maruz bırakılan çocuklar için yazmış olduğu şarkıları dinlerken derin merhametini ve içli hassasiyetini size de yansıtır. “Küçük Çocuklar”, “Yetim”, “Hani Dünya Kocamandı” parçalarıyla sadece yakınımızdaki değil, dünya üzerinde sahipsiz kalmış tüm çocuklara kol kanat germe sorumluluğunda olduğumuzu haykırıyor usulca. “Anla Yüreğim Seninle” diyerek kendi kızıyla birlikte bir dönem yok sayılan, aynı kaderi paylaşan kuşağı unutmadığını ve bu sözleri onlar için yazdığını söylüyor.
“Haksızlıkları umursayan bir avuç kahraman” olarak adlandırdığı Mavi Marmara şehitleri ve gazileri için ise “Mavi Marmara”yı yorumlamış sanatçımız. “Bir Yerde İnsanlar Ölür” de yeryüzünün diğer “umursayan” vicdan sahipli insanları (Rachel Corrie gibi) için yazılıp, söylenmiş. Beni içerden yakalayan başka bir yorum da “Baba” isimli şarkısı Abdulbaki Kömür”ün. Sadece beni değil belki de şu an babasıyla farklı dünyalarda yaşayan herkesi derinden etkileyecek bir çalışma olmuş.
Heyecandan neredeyse albümün tamamını anlatacağım bu gidişle. Sözün özü bu albüm kaçmaz, dinledikçe dinleyesi gelinen, her bir şarkının uzandığı derin yaralar ve manidar hikayeleri mevcut. Buna bir de Abdulbaki Kömür’ün kırılgan ve dokunaklı sesiyle yorumu eklenince ötelerde buluyorsunuz kendinizi. Bu dünyanın karmaşasından uzak çok ötelerde… Albüme ayrıca Taner Yüncüoğlu’nun da hatırı sayılır katkılarını görüyoruz ve “duyuyoruz”. Zira hem aranjörlüğünü, müzik yönetmenliğini hem de keyboard ve piyanoda adının geçtiğini okuyoruz albüm kapağından. Ayrıca vokalde de zaten arkadan gelen sesine hiç yabancılık çekmiyoruz.
Kulakların aşina olduğu bir ses
Bilmeyenler bu muhabbet de nereden geliyor diyebilir haklı olarak. “Hoş Sada” isimli radyo programıyla yıllarca gecemizi okuduğu şiirlerle aydınlattı bizim. Onun sesinden şiir dinlemenin bir ayrıcalık olduğunu o sesten mahrum kalınca daha iyi anladık. Şimdi isimleri bizim için önem arz eden şairlerle bilmeden çok evvel onun sayesinde tanışmış olduk. Belki de çıkardığı kendine ait albüm sayısı bir elin parmaklarını geçmez ama bir çok sanatçının çalışmasında emeği oldukça fazladır.
Abdulbaki Kömür “bizim müziğimizin” oluşmasının evvelinde ve ilerlemesinde önemli bir boşluğu doldurmuştur. Ve elbette bu müziğin bizde “baki” kalmasına vesile olmuş sanatçılarımızdan önde gidenler arasında olduğu aşikardır.
“Ey Şehit” marşını yani “hayat iman ve cihad alnımızın yazısı” diyerek dilimizden düşürmediğimiz, hâlâ bile dinlediğimizde bizi şevkle ayağa kaldıran marşı ilk ondan dinlemedik mi? Peki ya “Zaman”ondan dinlemeyi en çok sevdiğim şarkısı değil midir! Ya “Rüzgar”, “Yalnızlığın Şarkısı”… Her biri bizim için o kadar önemli ve kıymetli ki… Ve daha saymadığımız niceleri…
Adı yeter!
Birkaç sene evvel bir kitapçıda tesadüf ettiğim çocuklar için hazırlanmış bir albümün (“İnşallah, gülücük” bu arada çocukları olanlara tavsiye ederim güzel ve farklı bir çalışma Asır 2008) üzerinde onun ismini okuyunca tereddüt etmeden almıştım. Uzun lafın kısası ne kadar cümle kursam kifayet edecek gibi değil ancak Abdülbaki Kömür isminin geçtiği ne olursa ister bir albüm ya da şiir, ister bir kitap ya da program… O varsa dinlenir, okunur, takip edilir vesselam.
Meraklısına söylemek boynumuzun borcu… Cuma akşamları saat 22’de Seyr FM’de Aşiyan isimli programı var. Sanki bıraktığımız yerden devam ediyoruz tekrar, hiç ara vermemişiz, aradan o kadar yıl geçmemiş gibi… Hoş sada tadında… Şiir sevenlere itinayla duyurulur.
F.Kebire Gündüz Karaaslan beklediği albümü sıcağı sıcağına yazdı
dunyabizim.com