fermé


 

 

Güneş yeniden doğacak

O gün hepimiz el ele yürüyor olacağız

Güneş doğarken batıdan

Sadece sesimize ses verenler

Ellerimizden tutacak

Ve beraberce gireceğiz

Sözleştiğimiz cennete

Görüşmek üzere …

26 Eylül 2008

26 Ramazan 1429

Ammar Yağcı

 

 

Tavsiye edilen parçayı (tıkla) dinleyiniz.

   
      Ziyaretçi Defteri ve iletişim

 

 

21 Responses to fermé

  1. so much for my HAPPY ENDInggg
    You were everything, everything,
    that I wanted….
    We were meant to be, supposed to be,
    But we lost it.
    :P efril

  2. bu parca benim ilk öğrendiğim bi parcadır o yüzden benim için çok farklıdır..allah razı olsun.

  3. Evet,güneş yeniden doğacak
    Bir ok gibi yarılırken karanlıklar
    Tıkanan nefeslerimiz yeniden hayat bulacak
    Ve onu tüm benliğimizle hissettiğimizde
    Allah nurunu tamamlayacak
    Sonunda gözlerimizde iki damla yaş
    dudaklarımızda ise kelamı selam kalacak
    Selam olsun kardeşime :)
    Sana iştirak etmeyi sevmeye başladım.İmanına sağlık;insan sükundur, onu da ancak iman konuşturur.Hep böyle konuş olur mu :)

  4. horsiid aramıza hoş geldin.
    Teşekkür ederim.

    Yeni yazılar yeni paylaşımlara vermiş olduğum ara bir süre daha devam edecek. digilak inşallah yeni yazılarla tekrar buluşacağız.

  5. hoş bulduk..
    Ben de bekleyenler grubuna dahil olduğuma göre ,bol bol Orhan Veli okuyayım bari…
    Selametle.

  6. gitarTELi’m bu en altta yanıp sönen gitarTELi efekli yazısını yıllar önce sanki ben yapmıştım yanılıyor muyum yoksa ? (: eğer öyleyse yıllar oldu be diyebilicem… (;

  7. GitarinTeliSeni ben buralara sana ne gibi katkida bulunabilirim , maksat güzellige güzellik katmak degilmi :-) ))
    Devamunaleykum….

  8. merhaba, …

    “Yaşasın bireycilik (individualism), yani yaşasın kişisel hakların ve keyfiliğin (eşekliğin baki kalmasının) toplumun yozlaşmasının (eşşoğlu eşşekleşmesinin), ne yaparsan yap zaten maymunsun taklit olacaksın (maymundan geldik zaten, bilimsel dayanak) şakşaklanması… Birey olmak yani öznelliğin kutsanması Descartes’tan bu yana alkışlanmaktadır; ta ilkçağlarda sofistlerin tutumları bizce de övülebilir, öznenin nesne karşısında merkeze koyularak temellendirilmesi doğru görülebilir; fakat birey-özne profan bir temel üzerinde yüceltilemez, üstelik insanın doğuştan gelen hakları gibi terbiyesizce süslemelerle. İslâm dini toplum için gelmemiştir, bireyin insan olması adınadır; fakat aynı zamanda (paralel olarak) hem birey hem toplum içindir. Temelde de eşref-i mahlukât olacak insan kokuşmuşluk üzerinden piyasa malı yapılarak fahişe gibi pezevenk ideolojilerce pazarlanmaktadır. Nietzsche’nin Deccal’de sürekli üzerinde durduğu insanlıktan düşmüşlük (decadence); şimdinin değerleri, sürü değerleri, psikoloijisi- kendini sevmek, saymak ve değer olarak görmek yerine toplum papazlarınca iktidar üzerinden istavroz çıkarılarak kurumsallaştırılmaktadır.”

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s