<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>gitarTELi © √к∂ѕ [MuWahhiD]</title>
	<atom:link href="http://gitarteli.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://gitarteli.wordpress.com</link>
	<description>Bu kadar muhtevayı herkez kaldıramaz. Gerçekten sen necisin?</description>
	<pubDate>Fri, 03 Oct 2008 02:49:09 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=MU</generator>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>YAŞAR KURT BEYOĞLU</title>
		<link>http://gitarteli.wordpress.com/2008/10/03/yasar-kurt-beyoglu/</link>
		<comments>http://gitarteli.wordpress.com/2008/10/03/yasar-kurt-beyoglu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2008 02:49:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gitarTELi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[gitarTELi]]></category>

		<category><![CDATA[müzik]]></category>

		<category><![CDATA[youtube]]></category>

		<category><![CDATA[YAŞAR KURT]]></category>

		<category><![CDATA[YAŞAR KURT BEYOĞLU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gitarteli.wordpress.com/?p=555</guid>
		<description><![CDATA[
&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;     ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://gitarteli.wordpress.com/2008/10/03/yasar-kurt-beyoglu/"><img src="http://img.youtube.com/vi/y-dcOgN0bqw/2.jpg" alt="" /></a></span></p>
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/gitarteli.wordpress.com/555/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/gitarteli.wordpress.com/555/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/gitarteli.wordpress.com/555/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/gitarteli.wordpress.com/555/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/gitarteli.wordpress.com/555/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/gitarteli.wordpress.com/555/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/gitarteli.wordpress.com/555/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/gitarteli.wordpress.com/555/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/gitarteli.wordpress.com/555/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/gitarteli.wordpress.com/555/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=gitarteli.wordpress.com&blog=913344&post=555&subd=gitarteli&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gitarteli.wordpress.com/2008/10/03/yasar-kurt-beyoglu/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gitarteli-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gitarTELi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img.youtube.com/vi/y-dcOgN0bqw/2.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Gençliğe Hitabesi</title>
		<link>http://gitarteli.wordpress.com/2008/10/01/ataturk/</link>
		<comments>http://gitarteli.wordpress.com/2008/10/01/ataturk/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 11:21:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gitarTELi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[gitarTELi]]></category>

		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>

		<category><![CDATA[Ord.Prof.Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gitarteli.wordpress.com/?p=540</guid>
		<description><![CDATA[


Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet&#8217;ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.
Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.
İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.
Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetln imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!
Bu imkân ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><div id="genel">
<div id="garamp">
<p><a href="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/10/ataturk.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-541" title="ataturk" src="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/10/ataturk.jpg?w=350&#038;h=494" alt="" width="350" height="494" /></a></p>
<p>Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet&#8217;ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.</p>
<p>Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.</p>
<p>Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.</p>
<p>İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.</p>
<p>Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetln imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!</p>
<p>Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir.</p>
<p>İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.</p>
<p>Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dagıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.</p>
<p>Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hiyanet içinde bulunabilirler.</p>
<p>Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.</p>
<p>Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!</p>
<p>Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk, 20 Ekim 1927</p>
<h3>&#8220;Atatürk&#8217;ün gençliğe hitabesi&#8221;nin Ord.Prof.Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu tarafından günümüz Türkçe&#8217;sine uyarlanmış hali</h3>
<p><a href="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/10/ataturk.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-541" title="ataturk" src="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/10/ataturk.jpg?w=114&#038;h=160" alt="" width="114" height="160" /></a><br />
Ey türk gençliği! Birinci ödevin Türk bağımsızlığını, Türk cumhuriyetini, sonsuza dek korumak ve savunmaktır.</p>
<p>Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur.</p>
<p>Bu temel, senin en değerli (güven) kaynağındır.</p>
<p>Gelecekte de, yurt içinde ve dışında, seni bu kaynaktan yoksun etmek isteyecek kötüler bulunacaktır.</p>
<p>Bir gün, bağımsızlığını ve cumhuriyetini savunmak zorunda kalırsan, göreve atılmak için içinde bulunacağın ortamın olanak ve koşullarını düşünmeyeceksin!</p>
<p>Bu olanak ve koşullar çok elverişsiz olabilir.</p>
<p>Bağımsızlığına ve cumhuriyetine kıymak isteyecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmedik bir yenginin temsilcisi olabilirler.</p>
<p>Zorla ya da aldatıcı düzenlerle, sevgili yurdunun bütün kaleleri alınmış, bütün gemi yapım yerleri ele geçirilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesine eylemli olarak girilmiş olabilir.</p>
<p>Bütün bu durumlardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere, yurdun içinde yönetim başında bulunanlar, aymazlık ve sapkınlık ve üstelik hayinlik içinde bulunabilirler.</p>
<p>Dahası, yönetim başında bulunan böyleleri, kişisel çıkarlarını, yurduna girip yayılmış olan (dış) düşmanların siyasal amaçlarıyla birleştirebilirler.</p>
<p>Ulus, yoksulluk ve darlık içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir. Ey Türk geleceğinin genç kuşakları! İşte bu ortam ve koşullarda bile ödevin, Türk bağımsızlığını ve cumhuriyetini kurtarmaktır.</p>
<p>Gereksindiğin güç, damarlarındaki soylu kanda vardır.</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk, 20 Ekim 1927<a href="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/10/bayrak60f922hu7.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-543" title="bayrak" src="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/10/bayrak60f922hu7.jpg?w=186&#038;h=118" alt="" width="186" height="118" /></a></div>
</div>
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/gitarteli.wordpress.com/540/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/gitarteli.wordpress.com/540/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/gitarteli.wordpress.com/540/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/gitarteli.wordpress.com/540/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/gitarteli.wordpress.com/540/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/gitarteli.wordpress.com/540/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/gitarteli.wordpress.com/540/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/gitarteli.wordpress.com/540/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/gitarteli.wordpress.com/540/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/gitarteli.wordpress.com/540/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=gitarteli.wordpress.com&blog=913344&post=540&subd=gitarteli&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gitarteli.wordpress.com/2008/10/01/ataturk/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gitarteli-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gitarTELi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/10/ataturk.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ataturk</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/10/ataturk.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ataturk</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/10/bayrak60f922hu7.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">bayrak</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bayram Namazı nasıl kılınır?</title>
		<link>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/29/bayram-namazi-nasil-kilinir/</link>
		<comments>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/29/bayram-namazi-nasil-kilinir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2008 06:51:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gitarTELi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>

		<category><![CDATA[gitarTELi]]></category>

		<category><![CDATA[islam]]></category>

		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<category><![CDATA[Bayram Namazı]]></category>

		<category><![CDATA[Bayram Namazı nasıl kılınır?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gitarteli.wordpress.com/?p=538</guid>
		<description><![CDATA[Birinci rek&#8217;at:
1) Cemaat düzgün sıralar hâlinde imamın arkasında yer alır ve &#8220;Niyet ettim Allah rızası için Ramazan Bayramı namazını kılmaya¸ uydum imama&#8221; diye niyet eder.
2) İmam &#8220;Allahü Ekber&#8221; deyip ellerini yukarıya kaldırınca¸ cemaat de imamın peşinden &#8220;Allahü Ekber&#8221; diyerek ellerini yukarıya kaldırıp bağlar.
3) Hem imam¸ hem de cemaat gizlice &#8220;Sübhâneke&#8221;yi okur. Bundan sonra üç kere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><strong><span class="c1">Birinci rek&#8217;at:</p>
<p></span>1)</strong> Cemaat düzgün sıralar hâlinde imamın arkasında yer alır ve <strong>&#8220;Niyet ettim Allah rızası için Ramazan Bayramı namazını kılmaya¸ uydum imama&#8221;</strong> diye niyet eder.</p>
<p><strong>2)</strong> İmam <strong>&#8220;Allahü Ekber&#8221;</strong> deyip ellerini yukarıya kaldırınca¸ cemaat de imamın peşinden <strong>&#8220;Allahü Ekber&#8221;</strong> diyerek ellerini yukarıya kaldırıp bağlar.</p>
<p><strong>3)</strong> Hem imam¸ hem de cemaat gizlice <strong>&#8220;Sübhâneke&#8221;</strong>yi okur. Bundan sonra üç kere tekbir alınır. Tekbirlerin alınışı şöyledir:</p>
<p><strong>Birinci Tekbir:</strong> İmam yüksek sesle¸ cemaat da onun peşinden gizlice <strong>&#8220;Allahü Ekber&#8221;</strong> diyerek (iftitah tekbirinde olduğu gibi) ellerini yukarıya kaldırıp sonra aşağıya salıverirler. Burada kısa bir süre durulur.</p>
<p><strong>İkinci Tekbir:</strong> İkinci defa <strong>&#8220;Allahü Ekber&#8221;</strong> denilerek eller yukarıya kadırılıp yine aşağıya salıverilir ve burada da birincide olduğu kadar durulur.</p>
<p><strong>Üçüncü Tekbir:</strong> Sonra yine <strong>&#8220;Allahü Ekber&#8221;</strong> denilerek eller yukarıya kaldırılır ve aşağıya salıverilmeden bağlanır.</p>
<p><strong>4)</strong> Bundan sonra imam¸ gizlice <strong>&#8220;Eûzü-Besmele&#8221;¸</strong> açıktan Fatiha ve bir sûre okur. (Cemaat bir şey okumaz¸ imamı dinler.)</p>
<p><strong>5)</strong> Rükû ve secdeler yapılarak ayağa (ikinci rek&#8217;ata) kalkılır ve eller bağlanır.</p>
<p><strong class="c2">İkinci Rek&#8217;at:</strong></p>
<p><strong>6)</strong> İmam gizlice Besmele¸ açıktan da Fatiha ve bir sûre okur. Sûre bitince imam yüksek sesle¸ cemaat da içinden (birinci rek&#8217;atta olduğu gibi) üç kere daha tekbir alır¸ üçüncü tekbirden sonra eller bağlanmadan¸ dördüncü tekbir ile rükûa varılır sonra da secdeler yapılarak oturulur.</p>
<p><strong>7)</strong> Oturuşta¸ imam ve cemaat¸ <strong>&#8220;Ettehiyyatü¸ Allâhümme salli¸ Allâhümme bârik ve Rabbenâ âtina&#8230;&#8221;</strong> duasını okuyarak önce sağa¸ sonra sola selâm verip namazı bitirirler.  Namazdan sonra hutbe okunur.</p>
<p>Allah kabul etsin!</p>
<p>ramazanrehberi.net</p>
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/gitarteli.wordpress.com/538/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/gitarteli.wordpress.com/538/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/gitarteli.wordpress.com/538/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/gitarteli.wordpress.com/538/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/gitarteli.wordpress.com/538/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/gitarteli.wordpress.com/538/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/gitarteli.wordpress.com/538/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/gitarteli.wordpress.com/538/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/gitarteli.wordpress.com/538/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/gitarteli.wordpress.com/538/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=gitarteli.wordpress.com&blog=913344&post=538&subd=gitarteli&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/29/bayram-namazi-nasil-kilinir/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gitarteli-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gitarTELi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>ŞAFİİ MEZHEHBi</title>
		<link>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/27/safii-mezhehbi/</link>
		<comments>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/27/safii-mezhehbi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Sep 2008 20:03:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gitarTELi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Mezhepler Tarihi]]></category>

		<category><![CDATA[gitarTELi]]></category>

		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<category><![CDATA[Abdullah b. Abbas]]></category>

		<category><![CDATA[Ahmed b. Hanbel]]></category>

		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>

		<category><![CDATA[Dâru'l-Fikri'l-Arabî]]></category>

		<category><![CDATA[Ebû Abdullah Muhammed b. İdrîs elKureşî el-Hâşim]]></category>

		<category><![CDATA[Ebû Sevr]]></category>

		<category><![CDATA[Ebû Zehra]]></category>

		<category><![CDATA[Ebu'l-Hüseyn Muhammed b. Alî el-Basrî]]></category>

		<category><![CDATA[el-Âmidî]]></category>

		<category><![CDATA[el-Ümm]]></category>

		<category><![CDATA[el-Buveytî]]></category>

		<category><![CDATA[el-Hucce]]></category>

		<category><![CDATA[el-Müzenî]]></category>

		<category><![CDATA[el-İhkâm]]></category>

		<category><![CDATA[el-İhkâmî Usûli'l-Ahkâm]]></category>

		<category><![CDATA[er-Rabî' b. Süleymân]]></category>

		<category><![CDATA[er-Rabîu'l-Ceyzî]]></category>

		<category><![CDATA[erRisâle]]></category>

		<category><![CDATA[ez-Zührî]]></category>

		<category><![CDATA[Fahruddin er-Râzî]]></category>

		<category><![CDATA[Filistin]]></category>

		<category><![CDATA[Fudayl b. Iyâz]]></category>

		<category><![CDATA[fıkıh ekolü]]></category>

		<category><![CDATA[gazze]]></category>

		<category><![CDATA[gzze]]></category>

		<category><![CDATA[Hamdi DÖNDÜREN]]></category>

		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>

		<category><![CDATA[Huzeyl kabilesi]]></category>

		<category><![CDATA[imam el-Gazzali]]></category>

		<category><![CDATA[Kafkasya]]></category>

		<category><![CDATA[Kahire]]></category>

		<category><![CDATA[mam el-Gazzali]]></category>

		<category><![CDATA[Mâveraü'n-Nehir]]></category>

		<category><![CDATA[Müslim b. Hâlid ez-Zenâ]]></category>

		<category><![CDATA[Süfyan b. Uyeyne]]></category>

		<category><![CDATA[Seylan ve Malaya müslümanları]]></category>

		<category><![CDATA[Usûlü'l-Fıkh]]></category>

		<category><![CDATA[Usûlü'lFıkh]]></category>

		<category><![CDATA[Vehbe ez-Zühaylı]]></category>

		<category><![CDATA[Za'ferânî]]></category>

		<category><![CDATA[Zekiyüddin Şa'ban]]></category>

		<category><![CDATA[Şafi mezheb]]></category>

		<category><![CDATA[Şafiî]]></category>

		<category><![CDATA[ŞAFİİ MEZHEHBi]]></category>

		<category><![CDATA[Şâfiî mezhebi]]></category>

		<category><![CDATA[İbrahim Kâfi Dönmez]]></category>

		<category><![CDATA[İmam Mâlik b. Enes]]></category>

		<category><![CDATA[İmam Şafi]]></category>

		<category><![CDATA[İmâmü'l-Haremeyn el-Cüveynî]]></category>

		<category><![CDATA[İslâm'daFıkhî Mezhepler Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gitarteli.wordpress.com/?p=536</guid>
		<description><![CDATA[İmam Şafiî (ö. 204/819)&#8217;ye nispet edilen fıkıh ekolü. Şafiî&#8217;nin künyesi,
Ebû Abdullah Muhammed b. İdrîs elKureşî el-Hâşimî el-Muttalibî b. Abbas b. Osman b. Şâfi&#8217; olup H. 150&#8242;de Gazze&#8217;de doğmuştur. Hz. Peygamber&#8217;in dördüncü batından dedesi Abdu Menâf&#8217;ın dokuzuncu göbekten torunudur. İmam Şafiî&#8217;nin doğum yılı Ebû Hanîfe&#8217;nin (ö. 150/767) vefat yılına rastlar.
Babası İdris bir iş için Filistin&#8217;deki Gazze&#8217;ye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>İmam Şafiî (ö. 204/819)&#8217;ye nispet edilen fıkıh ekolü. Şafiî&#8217;nin künyesi,</p>
<p>Ebû Abdullah Muhammed b. İdrîs elKureşî el-Hâşimî el-Muttalibî b. Abbas b. Osman b. Şâfi&#8217; olup H. 150&#8242;de Gazze&#8217;de doğmuştur. Hz. Peygamber&#8217;in dördüncü batından dedesi Abdu Menâf&#8217;ın dokuzuncu göbekten torunudur. İmam Şafiî&#8217;nin doğum yılı Ebû Hanîfe&#8217;nin (ö. 150/767) vefat yılına rastlar.</p>
<p>Babası İdris bir iş için Filistin&#8217;deki Gazze&#8217;ye gitmiş ve orada iken vefat etmişti. Doğumundan iki yıl sonra annesi onu alıp baba vatanı olan Mekke&#8217;ye getirdi. Küçük yaşta Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;i hıfzetti. Fasih Arapça konuşan Huzeyl kabilesi arasında şiir ve edeb öğrendi. Sonra Mekke müftîsi Müslim b. Hâlid ez-Zenâ&#8217;den ders alarak, onun yanında fetva verecek duruma geldi. O zaman on beş yaşlarında idi. Bundan sonra Medine&#8217;ye gitti. Orada müctehid İmam Mâlik b. Enes (ö. 179/795) fıkıhta üstad idi. Mâlik, kendi eseri olan el-Muvatta&#8217;ı, İmam Şafiî&#8217;nin ezbere okuduğunu görünce hayretini gizleyememişti. İmam Şafiî, Süfyan b. Uyeyne, Fudayl b. Iyâz&#8217;dan, amcası Muhammed b. Şâfi&#8217; ve başkalarından hadis rivayet etti.</p>
<p>Muhammed b. el-Hasan&#8217;dan Irak fakihlerinin kitaplarını aldı. Onunla fıkhî konularda münazaralarda bulundu. 187 H.&#8217;de Mekke&#8217;de, 195 H. de Bağdâd&#8217;ta Ahmed b. Hanbel (ö. 241/855) ile görüştü. Böylece Hanbelî fıkhına, usûlüne, nâsih ve mensûh konusuna muttali oldu. Sonra Bağdad&#8217;ta &#8220;İmam Şafiî&#8217;nin eski mezhebi&#8221; denilen görüşlerini ortaya koydu. 200 H.de Mısır&#8217;a geçti ve &#8220;Yeni Mezheb&#8221; denilen görüşlerini tasnif etti. Orada iken 204/819&#8242;da vefat ederek Karafe denilen yere defnedildi.</p>
<p>İmam Şafiî ilk olarak fıkıh usulünü tedvin etmiş ve bu konuda &#8220;erRisâle&#8221; yi yazmıştır. el-Hucce isimli eseri Irak&#8217;taki, &#8220;el-Ümm&#8221; ise Mısır&#8217;daki görüşlerini kapsar.</p>
<p>İmam Şafiî mutlak, bağımsız bir müctehid olup, fıkıh, hadis ve usûlde imamdı. O, Hicaz ve Irak fıkhını birleştirici bir yol izledi. Ahmed b. Hanbel onun hakkında; &#8220;Şafiî, Allah&#8217;ın kitabı ve Rasûlünün sünneti konusunda insanların en fakihi idi&#8221; demiştir. (Vehbe ez-Zühaylı, el-Fıkhu&#8217;l-İslâmi ve Edilletüh, Dimask 1405/1985, I, 36,37).</p>
<p>Şafiî Mezhebinin Usûlü</p>
<p>Delil olarak Kitap, Sünnet, İcmâ ve Kıyas&#8217;a dayanır. Şafiî, Hanefi ve Malikîlerin aldığı &#8220;İstihsan&#8221;ı reddeder ve &#8220;kim istihsan yaparsa kendisi şeriat koymuş olur&#8221; derdi. Masâlih-i Mürsele&#8217;yi ve Medinelilerin amelini delil almayı da reddederdi. Bağdad&#8217;lılar ona &#8220;Sünnetin Yardımcısı&#8221; lakabını vermişlerdi.</p>
<p>İmam Şafiî&#8217;nin &#8220;eski mezhebi&#8221;ni kendisinden dört Iraklı arkadaşı rivayet etmiştir. Bunlar Ahmed b. Hanbel, Ebû Sevr, Za&#8217;ferânî ve Kerâbîsî&#8217;dir. el-Ümm&#8217;de yer alan &#8220;yeni mezhebi&#8221;ni şu Mısırlı arkadaşları rivayet etmiştir: el-Müzenî, el-Buveytî, er-Rabîu&#8217;l-Ceyzî, er-Rabî&#8217; b. Süleymân ve başkaları. Şafiîlerde fetvaya esas olan yeni mezhep görüşleridir. Çünkü İmam Şafiî eski görüşlerinden rucû&#8217; etmiş ve &#8220;Benden kim bunları rivayet ederse ona hakkımı helal etmem&#8221; demiştir. Ancak basit on beş kadar mesele bundan müstesnadır. Diğer yandan İmam Şafiî&#8217;nin; &#8220;Hadis sahih olunca, benim mezhebim odur. Böyle bir durumda, hadisle çatışan bana ait sözü duvara çarpın&#8221; (ez-Zühaylî, a.g.e., 1, 37; Muhammed Ebû Zehra, Kitabü&#8217;ş- Şafiî, 149 vd.) dediği bildirilir.</p>
<p>Şafiî&#8217;nin Fıkıh Usûlünü Tedvini</p>
<p>Ayet ve hadislerden hüküm çıkarmada, günlük fürû şer&#8217;î problemleri çözmede sahabe devrinden itibaren bir takım usûl kurallarına uyuluyordu. İlk müctehid imamların devrinde de sözlü olarak nesih kaideleri, mutlak, mukayyed, umum, husus gibi metotla ilgili bilgiler hüküm çıkarmada esas alınıyordu. Ancak bunlar tedvin edilerek yazılı bir eser haline getirilmemişti. İşte İmam Şafiî ilk olarak ûsul konularını kaleme alarak &#8220;er-Risâle&#8221;sini meydana getirdi. Çünkü Şafiî, sahabe, tâbiîn ve kendinden önceki fıkıh bilginlerinden intikal eden fıkıh servetini hazır bulmuş, İmam Mâlik&#8217;ten aldığı Medine fıkhı ile İmam Muhammed aracılığı ile aldığı Irak fıkhını birleştirici bir yol izlemiştir. Kendi yetiştiği çevre olan Mekke fıkhını da iyi bildiği için, fıkıhtaki bu sağlam alt yapı sebebiyle, fıkhın genel metotlarını belirleme yeteneğini kazanmış ve bunun sonucunda fıkıh usûlünü tedvin etmiştir.</p>
<p>Mezheplerde fıkhın, usûlden önce tedvin edilmiş olmasında bir tuhaflık yoktur. Çünkü hükümlerde asıl konu fıkıhtır. Usûl ise bir metot ilmi olup, mantık gibi, aklın doğru ile yanlışı ayırdetme niteliği gibi doğuştan vardır. Aynı konuda birbiri ile çelişen iki âyet olunca, sonra inenin öncekini neshetmesi, genel hükmün özel hükümle sınırlandırılması gibi.</p>
<p>Şafiî, dili iyi bildiği için âyet ve hadislerden hüküm çıkarabilmiş, Kur&#8217;an&#8217;ın tercümanı olarak bilinen Abdullah b. Abbas&#8217;ın ilminin nakledildiği Mekke&#8217;de yetiştiği için nesih konusunu öğrenmiştir.</p>
<p>Şafiîlerin usûlüne mütekellimlerin usûlü de denilmiştir. Çünkü bunların usûle dair çalışmaları tamamen teoriktir. Mezhep gayreti onların metodunu etkilememiştir. Meselâ; Şafiî, sükûtî icmaı kabul etmez. el-Âmidî (ö. 631/1233) ise Şafiî mezhebinden olduğu halde &#8220;el-İhkâm&#8221; adlı eserinde sükûtî icmaı tercih eder (el-Âmidı, el-İhkâmî Usûli&#8217;l-Ahkâm, Kahire (t.y), I, 265). Bu usûl, kelâm ilminin metot ve konusundan istifade ettiği, felsefi ve mantıkî yönleri bulunduğu için &#8220;mütekellimlerin metodu&#8221; olarak nitelenmiştir. Meselâ; kelâm konusuna giren iyi ile kötünün akıl ile bilinip bilinemeyeceği, peygamberlerin peygamberlikten önce ismet sıfatına sahip (ma&#8217;sûm) olup olmadığı ve benzeri konular da tartışılmıştır.</p>
<p>Şafiî veya kelamcıların metodu ile yazılmış en eski ve en önemli eserlerin üç tanesi şunlardır. 1) Mu&#8217;tezile ekolünden Ebu&#8217;l-Hüseyn Muhammed b. Alî el-Basrî&#8217;nin (ö.463/1071) Kitâbü&#8217;l-Mu&#8217;temed&#8217;i,” 2) Şafiî ekolünden İmâmü&#8217;l-Haremeyn el-Cüveynî&#8217;nin (ö.487/1085) &#8220;Kitâbü&#8217;l-Bürhân&#8221;ı, 3), İmam el-Gazzalî&#8217;nin (ö.505/1111) &#8220;el-Mustasfâ&#8221;sı.</p>
<p>Bu üç kitabı Fahruddin er-Râzî (ö. 606/1209) özetlemiş ve bazı ekler yaparak eserine &#8220;el-Mahsal &#8221; adını vermiştir. Seyfüddin el-Âmidi&#8217;nin (ö. 631/1233) &#8220;el-İhkâm&#8221; adlı eseri de aynı nitelikte birleştirici ve özet bir eserdir. Daha sonra el-Mahsûl&#8217;ü, Siracüddin el-Urmevî (ö.682/1283) &#8220;et-Tahsîl&#8221;, Tâcüddîn el-Urmevî (ö. 656/1258) ise &#8220;el-Hâsıl &#8221; adlı kitaplarında özetlediler. Sihâbuddîn el-Karafi (ö.684/1285) bu iki kitaptan önemli gördüğü bazı temel bilgi ve kuralları alarak bunları &#8220;et-Tenkihât&#8221; adını verdiği küçük bir eserde topladı. Abdullah b. Ömer el-Beyzâvî (ö.685/1286) de bunun bir benzerini yaptı.</p>
<p>el-Âmidî&#8217;nin el-İhkâm&#8217;ını ise İbn Hâcib (ö. 846/1442) &#8220;Müntehâ &#8217;s-Sül ve&#8217;l-Emel&#8221; adlı kitabında, bunu da &#8220;Muhtasaru&#8217;l-Müntehâ&#8221; isimli eserinde özetledi. Daha sonra bu özet eserleri bunlara yazılan şerhler izledi.</p>
<p>Şafiî Fıkhının Dayandığı Kaynaklar</p>
<p>İmam Şafiî ictihadlarını dayandırdığı delilleri &#8220;el-Ümm&#8221;de şöyle belirlemiştir: &#8220;İlim çeşitli derecelere ayrılır. Birincisi, Kitap ve sabit olan Sünnettir. İkincisi, Kitap ve Sünnet&#8217;te hüküm bulunmayan meselelerde İcmâ&#8217;dır. Üçüncüsü bazı sahabîlerin sözleridir. Ancak bu sahabe sözleri arasında çelişki bulunmamalıdır. Dördüncüsü, ashab-ı kiram arasında ihtilaflı kalan sözlerdir. Beşincisi, Kıyas&#8217;tır. Bu da temelde Kitap ve Sünnet&#8217;e dayanır. İşte ilim bu derecelerden en üst olanından elde edilir&#8221; (eş-Şafiî, elÜmm, Kahire 1321-1325, VII, 246).</p>
<p>Buna göre, Şafiî ekolü Kitap ve Sünneti İslâm hukukunun asıl kaynağı olarak kabul etmektedir. Çünkü diğer deliller de temelde bu iki delile dayanır ve bunlara aykırı olamaz. Şafiî, Kitap ve sabit olan Sünneti aynı sırada delil kabul eder. Çünkü Sünnet Kur&#8217;an&#8217;ın beyanını tamamlar, kısa anlatımlarını (mücmel) genişletir ve bazı kimselerin kavrayamayacağı inceliklerini açıklar. Buna göre, Sünnetin açıklayıcı durumunda olabilmesi için ilim bakımından açıkladığı şeyin derecesinde olması gerekir. Birçok sahabîler de hadise bu gözle bakıyordu.</p>
<p>Ancak bu durum, İmam Şafiî&#8217;nin Sünneti her yönden Kur&#8217;an&#8217;a denk saydığı anlamına gelmez. Çünkü her şeyden önce Kur&#8217;an Allah kelâmı, Sünnet Hz. Peygamber&#8217;in söz, fiil ve takrirleridir. Kur&#8217;an ibadet amacıyla okunur, Sünnet bu maksatla okunmaz. Kur&#8217;an tevatür yoluyla sabittir. Sünnetin önemli bir bölümü tevatüre dayanmaz. İmam Şafiî&#8217;ye göre Sünnet Kur&#8217;an&#8217;ın dalı mesabesindedir. Bu yüzden gücünü Kur&#8217;an&#8217;dan alır, onu destekler ve tamamlar. Bu bakımdan açıklayanla açıklanan birbirine denk olmalıdır. Ancak bunun için, Sünnet sağlam olmalıdır. Bu yüzden, Ahâd ve Mürsel hadisler, birinciler kadar kuvvetli değildir. Diğer yandan Şafiî, inanç esaslarını belirlemede Sünnetin Kur&#8217;an derecesinde olmadığını açıkça ifade etmiştir (M. Ebû Zehra, İslâm&#8217;da Fıkhı Mezhepler Tarihi, Terc. Abdülkadir Şener, İstanbul 1978, s. 336, 337)</p>
<p>Şafiîlerin Âhâd Hadisi Delil Alması</p>
<p>Bir, iki veya daha fazla sahabî tarafından rivayet edilen ve meşhur hadisin şartlarını taşımayan haberlere &#8220;âhâd hadis&#8221; denir. Hanefiler, senedinde kopukluk olmayan hadisleri mütevatir, meşhur ve âhâd olmak üzere üçe ayırırlar. Diğer çoğunluk müctehidlere göre ise, Sünnet, mütevatir ve âhâd olmak üzere ikidir. Meşhur sünnet ise başlı başına bir çeşit olmayıp âhâd sünnet kabilindendir. Çünkü meşhur sünnette ilk tabaka ravileri tevatür sayısına ulaşmamaktadır. Çoğunluğa göre âhâd sünnet; garîb, azîz ve müstefîz olmak üzere üçe ayrılır. Garîb; her üç tabakada veya herhangi bir tabakada râvî sayısı tek olan hadistir. Azîz hadis; her üç tabakada sadece iki râvî tarafından rivayet edilen veya diğer tabaka yahut tabakalarda ikiden çok olsa bile tabakalardan birinde râvî sayısı iki olan hadistir. Müstefîz hadis ise; her üç tabakada üç veya daha çok kişi tarafından rivayet edilen hadistir.</p>
<p>İmam Şafiî âhâd haberi delil olarak alırken sadece senedin sahih ve kesintisiz olmasını yeterli görür. O, Hanefiler gibi âhâd hadis ravisinin fakih olması, rivayet ettiği hadisle amel etmesi ve genel kurallara uygun düşmesi, İmam Mâlik&#8217;in ileri sürdüğü Medinelilerin ameline uygun düşmesi gibi şartları öngörmez.</p>
<p>İmam Şafiî hadisi savunurken âhâd haberlerin de delil alınması gerektiğini şu delillerle ortaya koymuştur:</p>
<p>1. Hz. Peygamber, İslâm&#8217;a davet için tevatür sayısında olmayan tek tek elçiler göndermiştir. Bu elçilere, sayılarının yetersiz olduğunu ileri sürerek karşı çıkan olmamıştır.</p>
<p>2. Mal, can ve kanla ilgili davalarda iki kişinin şahitliği ile karar verilmektedir (bk. el-Bakara,2/282). Halbuki iki kişi tevatür sayısında değildir.</p>
<p>3. Hz. Peygamber, kendisinden hadis işitenlere, bir kişi bile olsa bunu başkasına rivayet etme izni vermiş, hatta buna özendirmiştir. Hadiste şöyle buyurulur: &#8220;Allah Teâlâ benden bir söz işitip bunu başkalarına tebliğ edeni nurlandırsın&#8221; (Tirmizi, İlim, 7; Ebû Dâvûd, İlim, 10; İbn Mâce, Mukaddime, 18; Menâsik, 46; Ahmed b. Hanbel, I, 437,V,183). Diğer yandan Vedâ haccı sırasında irad edilen hutbede de; hazır bulunanların, bulunmayanlara tebliğ etmesi, kendisine tebliğ ulaşanların, hükümleri ulaştıranlardan daha iyi kavramalarının mümkün olduğu belirtilmiştir (Buhârî, Alim, 9, 10, 37; Hacc, 132, Sayd, 8; Edâhî, 5; Megâzî, 51; Fiten, 8; Tevhid, 24; Müslim, Hacc, 446; Kasâme, 29,30; Ebû Dâvud, Tatavvu&#8217;, 10; Tirmizî, Hacc, 1; Nesâî, Hacc, 111).</p>
<p>4. Sahabîler Hz. Peygamber&#8217;in hadislerini, birbirinden tek tek rivayet etmişler, birçok kimse tarafından rivayeti şart koşmamışlardır (Ebû Zehra, a.g.e., 339, 340).</p>
<p>İmam Şafiî&#8217;nin Mürsel Hadisi Delil Alışı</p>
<p>Senedinde kopukluk olan hadise &#8220;Mürsel Hadis&#8221; denir. Tabiînden olan birisinin sahabeyi; tebe-i tabiînden olan bir ravinin de tabiîn veya sahabeyi atlayarak doğrudan Hz. Peygamber&#8217;den işitmiş gibi hadis nakletmeleri halinde bu çeşit hadis söz konusu olur. Ebû Hanife ve İmam Mâlik, bu çeşit hadisleri, rivayet eden râvi güvenilir olursa, başka bir şart öne sürmeksizin kabul ederler.</p>
<p>İmam Şafiî ise mürsel hadisi, bunu rivayet eden tâbiî Medineli Saîd b. el-Müseyyeb ve Iraklı Hasan el-Basrî gibi meşhur ve bir çok sahabî ile görüşen bir tabiî ise kabul eder. Ayrıca hadisin şu nitelikleri taşımasını da şart koşar:</p>
<p>1. Mürsel hadisi, senedi tam ve aynı anlamda başka bir hadis desteklemelidir.</p>
<p>2. Mürseli, ilim adamlarının kabul ettiği başka bir mürsel hadis desteklemelidir.</p>
<p>3.Mürsel hadis, bazı sahabe sözüne uygun düşmelidir.</p>
<p>4. İlim ehli, mürsel hadisi kabul edip çoğu onunla fetva vermiş olmalıdır.</p>
<p>Ancak mürsel hadisle, senedi tam olan hadis çakışırsa, bu sonuncusu tercih edilir (M. Ebû Zehra, Usûlü&#8217;lFıkh, Dâru&#8217;l-Fikri&#8217;l-Arabî tab&#8217; 1377/1958, ts., 111,112).</p>
<p>Uygulamadan örnek: Hz. Âişe (ö. 58/677)&#8217;den şöyle dediği rivayet edilmiştir: &#8220;Hafsa&#8217;ya bir yiyecek hediye edildi. O sırada ikimiz de oruçlu idik. Bu yiyecekle orucumuzu bozduk. Sonra Rasûlüllah (s.a.s) yanımıza girdi. Ona durumu anlattık. Allah&#8217;ın Rasûlü şöyle buyurdu: &#8220;Zararı yok, onun yerine başka bir gün oruç tutun&#8221;. Bu hadis mürseldir. Çünkü ez-Zuhrî (ö. 124/741) bunu Hz. Âişe&#8217;den rivayet etmiş, halbuki onu bizzat Hz. Âişe&#8217;den duymamış, Urve b. ez-Zübeyr&#8217;den duymuştur (eş-,Sevkânî, Neylü&#8217;l-Evtâr, IV, 319). İmam Şafiî bu yüzden mürsel olan bu hadisle amel etmez ve nâfile oruç tutan kimsenin, orucu bozması hâlinde, başka bir günde kaza etmesi gerekmediğini söyler.</p>
<p>Diğer yandan yine ez-Zührî&#8217;nin rivayet ettiği; &#8220;Rehin bırakan kişi borcunu ödemeyince, rehnedilen şey rehin bırakanın mülkü olmaktan çıkmaz. Rehnedilen şeyin menfaat ve hasan rehnedene aittir&#8221; (İbn Mâce, Rûhûn, 3; Zeylaî, Nasbu&#8217;r-Râye, IV, 319-321) hadisini ise, ravisi Said b. el-Müseyyeb meşhur olduğu için kabul eder. Buna göre, rehin, rehin alanın yanında bir emanet hükmündedir. Onun korunması konusunda kendisinin bir kasıt veya kusuru olmadan rehnedilen şey hasara uğrarsa rehin bırakanın borcunda bir eksilme olmaz (Zekiyüddin Şa&#8217;ban, Usûlü&#8217;l-Fıkh, Terc. İbrahim Kâfi Dönmez, Ankara 1990, 80,81).</p>
<p>Şafiî&#8217;nin Sükûtî İcma&#8217;ı Delil Almayışı</p>
<p>İcma sarih ve sükûtî diye ikiye ayrılır. Birincinin delil oluşunda bir görüş ayrılığı yoktur. Sükûtî icma&#8217;; şer&#8217;i bir meselede bir veya birkaç müctehidin görüş belirttikten sonra, bu görüşe muttali olan o devirdeki diğer müctehidlerin açık şekilde bir katılma veya karşı çıkmada bulunmaksızın susmalarıdır. Mâlikîlere ve son görüşünde İmam Şafiî&#8217;ye göre sükûtî icmâ delil sayılmaz. Çünkü müctehidlerin bir konuda susması, onların açıklanan görüşe katıldıklarını gösterebileceği gibi, başka bir nedene de dayanabilir. Henüz o mesele ile ilgili ictihadî bir kanaate varmamış olması, görüşünü açıklayan müctehidden çekinmesi veya görüşünü açıkladığı taktirde bir zarara maruz kalma korkusunun bulunması susma nedenleri arasında olabilir. Kısaca, ittifak gerçekleşmedikçe icma&#8217;ın varlığından söz edilemez. Şâfiîlerden sükûti icma&#8217;ı kabul eden el-Âmîdi de buna &#8220;zanni delil&#8221; deyimini kullanır (M. Ebû Zehra, eş-Şafiî, Terc. Osman Keskioğlu, Ankara 1969, s. 252 vd.).</p>
<p>Şafiî Ekolünün İstihsana Karşı Çıkması</p>
<p>İstihsan; müctehidin bir meselede, kendi kanaatince o meselenin benzerlerinde verdiği hükümden vazgeçmesini gerektiren nass, icmâ, zarûret, gizli kıyas, örf veya maslahat gibi bir delile dayanarak o hükmü bırakıp başka bir hüküm vermesidir.</p>
<p>İmam Şâfiî istihsana karşı çıkmış ve bu konuda &#8220;İbtalu&#8217;l-İstiksan&#8221; adlı bir risale yazmıştır. Bu eserde şöyle der: &#8220;Allah&#8217;ın, Rasûlünün ve Müslümanlar topluluğunun hükmü olarak bütün bu zikrettiklerim gösteriyor ki, hâkim veya müftî olmak isteyen kimsenin ancak bağlayıcı bir delille hüküm ve fetva vermesi caiz olur. Bu da Kitap, Sünnet veya ilim sahiplerinin ihtilafsız olarak söyledikleri bir görüş yahut bunlardan bazısına kıyas yapma yolu ile olur. İstihsan ile fetva verilmez. İstihsan bağlayıcı olmaz, o bu anlamlardan birisini de taşımaz&#8221;. Şâfiî&#8217;nin &#8220;Cimâu&#8217;l-İlm&#8221; &#8220;er Risâle&#8221; veya el-Ümm&#8221; kitabında da bu sözlerin benzerlerini bulmak mümkündür.</p>
<p>Hanefîler istihsanı geniş ölçüde kullanmış, Mâlikîler de bu konuda onları izlemiştir.</p>
<p>İmam Şâfiî ise &#8220;İstihsan yapan kendi başına din koymuş olur&#8221; diyerek şu delillere dayanmak suretiyle istihsana karşı çıkmıştır:</p>
<p>1. Şer&#8217;î hükümler ya doğrudan nass&#8217;a (âyet-hadis) veya kıyas yoluyla nass&#8217;a dayanır. İstihsan bunlardan birisine dahilse ayrı bir terime ihtiyaç olmaz. Aksi halde Cenab-ı Hakkın bazı konularda boşluk bıraktığı sonucu çıkar ki bu, &#8220;İnsan başıboş bırakıldığını mı sanır?” (el-Kıyâme, 75/36) âyeti ile çelişir.</p>
<p>2. Kur&#8217;an&#8217;da Allah ve Rasûlüne itaat emredilmekte, nefsî isteklere uyulması yasaklanmakta ve anlaşmazlık çıktığı takdirde yine Kitap ve Sünnete başvurulması istenmektedir (en-Nisâ, 4/59)</p>
<p>3. Hz. Peygamber istihsan ile fetva vermez, hevasından konuşmazdı. Nitekim eşine; &#8220;Sen bana anamın sırtı gibisin&#8221; diyen kimsenin sorusuna fetva vermemiş, &#8220;Zıhâr&#8221; âyeti (el-Mücâdele, 58/1-4) gelinceye kadar beklemiştir.</p>
<p>4. Hz. Peygamber, kendi kanaatlerine göre, bir ağaca sığınan bir müşriki öldüren sahabîleri, yine öldürülme korkusuyla &#8220;Lâ ilâhe illallah&#8221; diyen şahsı öldüren Usâme (r.a)&#8217;ın bu davranışını uygun görmemiştir.</p>
<p>5. İstihsanın bir kuralı, hak ile bâtılı karşılaştıracak bir ölçüsü yoktur. Serbest bırakılırsa, aynı konuda farklı bir çok fetvalar ortaya çıkar.</p>
<p>6. Sadece akla dayanan bir istihsan anlayışı ortaya çıkarsa, Kitap ve Sünnet bilgisi olmayanların da bu metodu kullanmaları caiz olurdu (eş-Şâfiî, el-Ümm, VI, 303, VII, 271 vd.; Ebû Zehra, Usûlü&#8217;l-Fıkh, 271 vd.).</p>
<p>Ancak burada İmam Şâfii&#8217;nin reddettiği istihsanı şer&#8217;î bir delile dayanmaksızın, şahsî arzuya ve sübjektif düşüncelere göre hüküm vermek olarak değerlendirmek gerekir. Şüphesiz böyle bir istihsan Hanefilerin de kabul etmediği bir şekildir. Nitekim Hanefîlerde bir konuda istihsan yapabilmek için o meselenin şer&#8217;î bir mesele olması yanında şu altı delilden birisine dayanması şarttır:</p>
<p>1. Nass&#8217;a dayalı istihsan. Meselâ mevcut olmayan bir şeyin satışı yasaklandığı halde (Ebû Davud, Büyü&#8217;, 70), para peşin mal veresiye bir akit olan seleme izin verilmiştir (Ebû Dâvud, Büyü&#8217;, 57). İşte burada ikinci hadise dayanarak kıyas terkedilmekte ve istihsan yoluna gidilmektedir.</p>
<p>2. İcma&#8217;ya dayalı istihsan. Meselâ sanatkâra mal sipariş vermek anlamına gelen istisnâ akdi icmâa dayanır. Çünkü asırlar boyunca buna karşı çıkan bilgin olmamıştır.</p>
<p>3. Zaruret veya ihtiyaca dayalı istihsan. Pislenen kuyunun, bir kısım suyun çıkarılması ile temizlenmiş sayılması gibi (İbnü&#8217;l-Hümâm, Fethu&#8217;lKadîr, I, 67 vd.; İbn Âbidîn, Reddü&#8217;lMuhtâr, I, 147 vd).</p>
<p>4. Gizli kıyasa dayalı istihsan. Meselâ; yerleşik kurala göre; özel kayıt konulmadıkça arazinin satımı ile irtifak hakları kendiliğinden alıcıya geçmez. Bu konuda vakfın satıma kıyası açık veya celî kıyas, kiraya kıyası ise gizli kıyastır. Vakıf istihsan yoluyla kiraya kıyas edilerek, irtifak (su içme, su alma, geçit gibi) haklarının vakıf kapsamına girmesi esası benimsenmiştir (Zekiyüddin Şa&#8217;ban, Usûlü&#8217;l-Fıkh, 168).</p>
<p>5. Örfe dayalı istihsan. Yerleşik kurala göre vakfın ebedî olması gerekir. Bu da vakfın sadece gayri menkullerde olabileceği anlamına gelir. Halbuki İmam Muhammed eş-Şeybânî kitap ve benzeri vakfedilmesi örf haline gelen şeylerin kıyasa aykırı olmakla birlikte vakfa konu olabileceğine hükmetmiştir. Bu esastan hareket edilerek nakit para vakıflarına da fetva verilmiştir.</p>
<p>6. Maslahata dayalı istihsan. Yerleşik kurala göre ziraat ortakçılığı, kira akdine kıyasla taraflardan birisinin ölümü ile sona erer. Ancak ürün henüz yetişmemiş bir durumda iken toprak sahibi ölse, emek sahibinin menfaatini korumak için istihsan yapılarak akit ürün alınıncaya kadar uzamış sayılır (Zekiyüddin Şa&#8217;ban, a.g.e., 171).</p>
<p>Sonuç olarak Hanefî ve Şâfiîlerin istihsan anlayışı dikkatlice incelendiğinde arada önemli bir ayrılığın bulunmadığı görülür. Çünkü Hanefîlerin istihsan yaptığı meselelerin temelinde daima yukarıda belirtilen delillerden birisi bulunur. Nitekim el-Âmidî&#8217;nin belirttiğine göre, İmam Şâfiî de bazı meselelerde istihsan terimini de kullanarak bu metoda başvurmuştur. Şâfiî&#8217;nin &#8220;Mut&#8217;anın otuz dirhem olmasını uygun buluyorum&#8221;, &#8220;Şüf&#8217;a hakkı sahibinin bu hakkını üç gün içinde kullanmasını uygun görüyorum&#8221; sözleri buna örnek verilebilir (el-Âmidî, el-İhkâm, III, 138).</p>
<p>Şâfiî&#8217;nin Sahabe Sözünü Delil Alışı</p>
<p>Şâfiî ûsul bilginlerinden bazıları, onun eski mezhebine göre sahabe kavlini delil aldığını, yeni mezhebinde bu görüşten vazgeçtiğini söylemişlerdir. Ancak yeni mezhebi rivayet eden Rabî b. Süleyman el-Murâdî&#8217;nin naklettiği başka bir eser olan &#8220;er-Risâle&#8221; de Şâfiî&#8217;nin sahabe sözlerini delil olarak aldığı görülür (er-Risâle, Halebî baskısı ve Ahmet M. ,Sakir nesri, Kahire 1940, s. 597). Yine Şâfiî, yeni mezhebini kapsayan el-Ümm adlı eserinde şöyle der: &#8220;Kitap ve Sünneti bilenler için özür söz konusu olmayıp, gereğine uymak şarttır. Kitap ve Sünnet&#8217;te hüküm yoksa sahabenin veya onlardan birinin sözlerine başvururuz. Eğer ihtilaflı meselede Kitap ve Sünnete daha yakın olan söze bir delâlet bulamazsak Ebû Bekr, Ömer ve Osman (r. anhüm)&#8217;ın sözüne uymamız daha iyi olur. Eğer bir sözün Kitap ve Sünnete daha yakın olduğuna dair bir delil bulunursa, o söze uyarız&#8221; (Şâfiî, el-Ümm, VII, 246).</p>
<p>Şeriat İlminin Kısımları</p>
<p>İmam Şâfiî&#8217;ye göre şeriat ilmi ikiye ayrılır.</p>
<p>1. Hükümlere kesin olarak delâlet eden nasslarla sâbit olan kesin ilim.</p>
<p>2. Galip zanna dayanan zannî ilim. İşte âhâd haberler ve kıyas bu kısma girer. Müctehid nasslardan kesin hüküm çıkaramazsa, galip zanla elde edilen ilimlerle yetinir.</p>
<p>Şâfiî Mısır&#8217;da yazdığı kitaplarla Bağdad&#8217;ta yazdığı kitapları neshetmiş ve o; &#8220;Bağdad&#8217;ta yazdığım kitapları benden kimsenin rivayet etmesine cevaz vermiyorum&#8221; demiştir. Şâfiî&#8217;nin eski kitaplarında, yeni kitaplarında olduğu gibi bir konu üzerinde çeşitli görüşler yer alır. Bazan iki veya üç çeşit kıyas yapılır, fakat tercih okuyucuya bırakılır. Buna, zekât verilmeden satılan tarım ürünlerini örnek verebiliriz. Bir kimse zekâtını vermeden meyve veya tahılını satsa, sonra alıcı bunların zekâtının verilmediğini anlasa, şu durumlar söz konusu olur:</p>
<p>a. Alıcı, malın tamamı için mi, yoksa zekât olarak verilmeyen miktarı için mi satım aktini feshetme hakkına sahiptir?</p>
<p>b. Zekât miktarı arazi yağmurla sulanmışsa onda bir, âletle sulanmışsa yirmide birdir. Alıcı burada seçimlik hakka sahip midir?</p>
<p>c. Zekât düşüldükten sonra kalan kısmı paranın tümü ile mi alır, yoksa satışı fesih mi eder? Şâfiî bütün bu görüşlerin doğru olabileceğini belirtir.</p>
<p>Şâfiî mezhebinde görüşlerin çok oluşunun bu mezhebin gelişmesine yardımcı olduğu söylenebilir. Çünkü bu mezhebte tercih kapısı sürekli olarak açık bırakılmıştır (Ebû Zehra, İslâm&#8217;daFıkhî Mezhepler Tarihi, 354, 355).</p>
<p>Şâfiî Mezhebinin Yayılması</p>
<p>Şâfiî mezhebi özellikle Mısır&#8217;da yayılmıştır. Çünkü mezhebin imamı hayatının son dönemini orada geçirmiştir. Bu mezhep, Irak&#8217;ta da yayılmıştır. Çünkü Şâfiî fikirlerini yaymaya önce orada başlamıştır. Irak yoluyla Horasan ve Mâveraü&#8217;n-Nehir&#8217;de de yayılma imkânı bulmuş ve bu ülkelerde fetvâ ile tedrisatı Hanefî mezhebi ile paylaşmıştır. Bununla birlikte bu ülkelerde Hanefî mezhebi, Abbasi yönetiminin resmi mezhebi olması nedeniyle hâkim durumda idi. Mısır&#8217;da yönetim Eyyübîlerin eline geçince Şâfiî mezhebi daha da güçlenmiş, hem halk, hem de devlet üzerinde en büyük otoriteye sahip olmuştur. Ancak Kölemenler devrinde Sultan Zâhir Baybars, kadıların dört mezhebe göre atanması gerektiği görüşünü öne sürmüş ve bu görüş uygulanmıştır. Ancak bu dönemde de Şâfiî mezhebi o yörede diğer mezheplerden üstün bir mevkiye sahiptir. Meselâ; taşra şehirlerine kadı atama yetkisi ile yetim ve vakıf mallarını kontrol hakkı yalnız Şâfiî mezhebine ait idi.</p>
<p>Osmanlılar Mısır&#8217;ı ele geçirince Hanefi Mezhebi üstünlük kazandı. Daha sonra Mehmet Ali Paşa Mısır&#8217;a hâkim olunca, Hanefi mezhebi dışındaki mezheplerle resmi olarak amel etmeyi ilga etmiştir.</p>
<p>Şâfiî mezhebi İran&#8217;a da girmiştir. Günümüzde Şiî ekolü ile yanyana bulunmaktadır.</p>
<p>Günümüzde Anadolu&#8217;nun doğu kesiminde, Kafkasya, Azerbaycan, Hindistan, Filistin, Seylan ve Malaya müslümanları arasında Şafiî mezhebine mensup olanlar bir hayli fazladır. Endonezya adalarında ise hâkim olan tek mezhep Şâfiî mezhebidir (Ebû Zehra, a.g.e, 358 vd.).</p>
<p>Hamdi DÖNDÜREN</p>
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/gitarteli.wordpress.com/536/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/gitarteli.wordpress.com/536/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/gitarteli.wordpress.com/536/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/gitarteli.wordpress.com/536/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/gitarteli.wordpress.com/536/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/gitarteli.wordpress.com/536/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/gitarteli.wordpress.com/536/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/gitarteli.wordpress.com/536/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/gitarteli.wordpress.com/536/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/gitarteli.wordpress.com/536/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=gitarteli.wordpress.com&blog=913344&post=536&subd=gitarteli&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/27/safii-mezhehbi/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gitarteli-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gitarTELi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>HANEFİ MEZHEBİ</title>
		<link>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/27/hanefi-mezhebi/</link>
		<comments>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/27/hanefi-mezhebi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Sep 2008 19:12:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gitarTELi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[gitarTELi]]></category>

		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<category><![CDATA[Afganistan]]></category>

		<category><![CDATA[Arnavutluk]]></category>

		<category><![CDATA[Bedâyiu's-Sanayi' fi Tertîbi'ş-Şerâyî]]></category>

		<category><![CDATA[bn Hazm el-İhkâm]]></category>

		<category><![CDATA[Bosna-Hersek]]></category>

		<category><![CDATA[brahim en-Nehaî]]></category>

		<category><![CDATA[Buhara]]></category>

		<category><![CDATA[Bulgaristan]]></category>

		<category><![CDATA[Ebû Yûsuf]]></category>

		<category><![CDATA[Ebu Hureyre]]></category>

		<category><![CDATA[ed-Dürer']]></category>

		<category><![CDATA[ed-Dürrü'l-Muhtâr]]></category>

		<category><![CDATA[el-Bâbertî]]></category>

		<category><![CDATA[el-Hasenü'l-Basrî]]></category>

		<category><![CDATA[el-Hidvye]]></category>

		<category><![CDATA[el-Kâsâni]]></category>

		<category><![CDATA[el-Kifâye]]></category>

		<category><![CDATA[el-Kurlânî']]></category>

		<category><![CDATA[el-Mebsût]]></category>

		<category><![CDATA[el-Merginânî]]></category>

		<category><![CDATA[el-Nâfı]]></category>

		<category><![CDATA[el-İhkâm fi Usüli'l-Ahkâm]]></category>

		<category><![CDATA[el-İnâye]]></category>

		<category><![CDATA[en-Nesefi]]></category>

		<category><![CDATA[en-Nihâye]]></category>

		<category><![CDATA[es Siğnakı]]></category>

		<category><![CDATA[es-Serahsî]]></category>

		<category><![CDATA[ez-Zeylaî]]></category>

		<category><![CDATA[eş-Şa'bî]]></category>

		<category><![CDATA[Fethu'l-Kadîr]]></category>

		<category><![CDATA[Hamdi DÖNDÜREN]]></category>

		<category><![CDATA[HANEFİ MEZHEBİ]]></category>

		<category><![CDATA[Kenzü'd-Dekâik]]></category>

		<category><![CDATA[Kitabü'l-Harâc]]></category>

		<category><![CDATA[l-Kifâye]]></category>

		<category><![CDATA[M. Ebû Zehra]]></category>

		<category><![CDATA[Mecelle]]></category>

		<category><![CDATA[Mekkî]]></category>

		<category><![CDATA[Menâkıb]]></category>

		<category><![CDATA[Mes'ud Efendi]]></category>

		<category><![CDATA[Mir'ât-ı Mecelle]]></category>

		<category><![CDATA[nahiv]]></category>

		<category><![CDATA[Nşr. A.M. Şakir Mısır (t.y.)]]></category>

		<category><![CDATA[Pakistan]]></category>

		<category><![CDATA[Reddü'l-Muhtâr ale'd-Dürri'l-Muhtâr]]></category>

		<category><![CDATA[s. 929; el-Kevserî]]></category>

		<category><![CDATA[Sarf]]></category>

		<category><![CDATA[Semerkand]]></category>

		<category><![CDATA[Türkistan]]></category>

		<category><![CDATA[Te'nîb]]></category>

		<category><![CDATA[Usûlü'l-Fıkh]]></category>

		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>

		<category><![CDATA[Zûta]]></category>

		<category><![CDATA[şür]]></category>

		<category><![CDATA[İbn Cerîr et-Taberî]]></category>

		<category><![CDATA[İbn Hazm]]></category>

		<category><![CDATA[İbn Mesud]]></category>

		<category><![CDATA[İbnü'l-Hümâm]]></category>

		<category><![CDATA[İmam Muhammed]]></category>

		<category><![CDATA[İmam-ı Âzam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gitarteli.wordpress.com/?p=533</guid>
		<description><![CDATA[İmam-ı Âzam lâkabıyla şöhret bulan Ebû Hanîfe&#8217;ye izâfe edilen fıkıh ekolünün adı. Ebû Hanife&#8217;nin asıl adı Numân, babasının adı Sâbit, dedesinin adı ise Zûta&#8217;dır. Zûta, Irak ve İran&#8217;ın müslümanların eline geçmesinden sonra müslüman olmuş ve Kûfe&#8217;ye yerleşmiştir. O ve oğlu Sâbit Kûfe&#8217;de Hz. Ali ile görüşmüştür
Ebû Hanîfe H. 80 yılında Kûfe&#8217;de doğdu, varlıklı bir ailenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>İmam-ı Âzam lâkabıyla şöhret bulan Ebû Hanîfe&#8217;ye izâfe edilen fıkıh ekolünün adı. Ebû Hanife&#8217;nin asıl adı Numân, babasının adı Sâbit, dedesinin adı ise Zûta&#8217;dır. Zûta, Irak ve İran&#8217;ın müslümanların eline geçmesinden sonra müslüman olmuş ve Kûfe&#8217;ye yerleşmiştir. O ve oğlu Sâbit Kûfe&#8217;de Hz. Ali ile görüşmüştür</p>
<p>Ebû Hanîfe H. 80 yılında Kûfe&#8217;de doğdu, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak orada yetişti. Irak ve Hicaz Ebû Hanife&#8217;nin yetiştiği dönemde önemli iki ilim merkezi hâlindeydi. Çünkü Hz. Ömer (ö.23/643) devrinde Fustat (eski Mısır), Kûfe ve Basra gibi büyük İslâm şehirleri kurulmuş ve bu merkezlere aralarında birçok sahâbenin de bulunduğu binlerce müslüman yerleşmişti. Hz. Ömer Kûfe&#8217;ye fasih Arapça konuşan kabîleleri yerleştirmiş ve Abdullah b. Mes&#8217;ûd (ö. 32/652)&#8217;a onlara ilim öğretmesi için göndermiş, &#8220;kendisine ihtiyacım olduğu halde Abdullah&#8217;ı size göndermeyi tercih ettim&#8221; demiştir (İbnü&#8217;l-Kayyim, İ&#8217;lâmü&#8217;l-Muvakkin, I, 16, 17, 20).</p>
<p>İbn Mes&#8217;ûd, Kûfe&#8217;nin kuruluşundan Hz. Osman&#8217;ın halifeliğinin sonlarına kadar Kûfelilere Kur&#8217;ân ve fıkıh öğretmiştir. Bu sayede orası, pekçok kurrâ, fıkıh ve hadis bilginiyle dolmuştur. Onun talebelerinin dört bin dolaylarında olduğu söylenir. Ayrıca Kûfe&#8217;de Sa&#8217;d b. Ebî Vakkas (ö. 55/675), Huzeyfe İbnü&#8217;l-Yemân (ö. 36/656), Selmân-ı Fârisî (ö. 36/656), Ammâr b. Yâsir (ö.34/657), Muğîre b. Şu&#8217;be (ö. 50/670), Ebû Mûsa-Eş&#8217;ar, (ö. 44/664) gibi. seçkin sahâbiler de bulunuyordu (en-Neysâbûrî, Ma&#8217;rifetu Ulûmi&#8217;l-Hadîs, nşr. es-Seyyid Muazzam, Kahire 1937, s. 191, 192). Bunlar İbn Mes&#8217;ûd&#8217;a yardımcı oluyorlardı. Hz. Ali Kûfe&#8217;ye geldiğinde buradaki fakihlerin çokluğuna sevinmiş,</p>
<p>&#8220;Allah, İbn Mes&#8217;ûd&#8217;a rahmet etsin, bu şehri ilimle doldurmuş; İbn Mes&#8217;ûd&#8217;un öğrencileri bu şehrin kandilleridir&#8221; demiştir (el-Kevserî, Fıkhu Ehli&#8217;l-Irak ve Hadisühum, Nasbü&#8217;r-Râye mukaddimesi, I, 29, 30).</p>
<p>Mısır&#8217;a yerleşen sahâbilerin üç yüz dolaylarında olmasına karşılık el-İclî, yalnız Kûfe&#8217;ye yerleşen sahâbilerin bin beş yüz dolaylarında olduğunu, bunlardan yetmiş kadarının Bedir savaşına katıldıklarını söyler.</p>
<p>Kûfe&#8217;de bu alim sahâbelerden feyiz ve ilim alarak ictihad yapabilecek dereceye ulaşan tâbiîlerden bazıları da şunlardır: Alkame b Kays (ö. 62/681), el-Esved b. Yezîd (ö. 75/694), Şurayh b. e1-Hâris (ö. 78/697), Mesrûk b. el-Ecda&#8217; (ö. 63/683), Abdurrahmân b. Ebî Leylâ (ö. 148/765), İbrahim en-Nehâî (ö. 96/714), Âmiru&#8217;ş-Şa&#8217;bi (ö. 103/721), Said b. Cübeyr (ö. 95/714), Hammâd b. Ebî Süleyman (ö. 120/738).</p>
<p>İşte Hanefi mezhebînin kurucusu Ebû Hanîfe (ö.150/767) böyle bir ilim ortamında yetişti. Ebû Hanife&#8217;nin fıkhı, kendisinden on sekiz yıl ders aldığı Hammad b. Ebî Süleyman vâsıtasıyla, İbrahim en-Nehâî, Alkame ve Esved yoluyla, Abdullah b. Mes&#8217;ûd, Hz. Ali ve Hz. Ömer gibi sahâbe bilginlerine dayanır. Hz. Ömer&#8217;in Irak ekolüne etkisi tbn Mes&#8217;ûd vasıtasıyla olmuştur. Hz. Ali ise kazâ ve fetvâlarıyla Iraklılara önderlik yapmıştır.</p>
<p>Kûfe aynı dönemlerde hadîs malzemesi bakımından da zengindi. Müctehidlerin kullandığı ibâdet, muâmelât ve ukûbâtla ilgili hüküm hadislerinin sayısı sınırlı olduğu için, bu konularda Hicaz&#8217;ın hadis malzemesi bütün şehirlerin bilginlerince biliniyordu. Çünkü onlar hacc dolayısıyla sık sık Mekke ve Medîne&#8217;yi ziyaret ediyorlardı. Aralarında kırktan fazla hacc ve umre yapan vardı. Sadece Ebû Hanife elli beş kere haccetmişti. İmam Buhârî&#8217;nin (ö. 256/869) hocalarında Affân b. Müslim el-Ensârî el-Basrî&#8217;nin (ö. 220/835) şu sözü Irak yöresinin hadîs bakımında ne kadar zengin olduğunu göstermeye yeterlidir: &#8220;Kûfe&#8217;ye gelip dört ay oturduk. İsteseydik yüz bin hadis yazardık; ancak elli bin hadis yazdık. Biz yalnız herkesin kabul ettiği hadisleri aldık. Çok hadis yazmamıza Şerîk b. Abdillâh (ö. 177/793) engel oldu. Kûfe&#8217;de Arapça&#8217;sı bozuk ve hadis rivâyetinde gevşeklik gösteren kimseye rastlamadık&#8221; (el-Kevserî, a.g.e.,I, 35, 36).</p>
<p>Affân hakkında, İbnü&#8217;l Medinî;</p>
<p>&#8220;Hadisteki bir harfte şüphesi olsa o hadisi almazdı&#8221;; Ebû Hatîm ise; &#8220;imamdır, sikâdır.&#8221; demiştir. Böyle titiz bir hadisçi kûfe yöresinde dört ayda Ahmed b. Hanbel&#8217;in (ö. 241/855) Müsned&#8217;indekinden daha çok hadis toplayabilmiştir.</p>
<p>Ebû Hanife Kûfe&#8217;de önce Kur&#8217;ân-ı hıfzetti. Sarf, nahiv, şür ve edebiyat öğrendi. Kûfe, Basra ve bütün Irak&#8217;ın en önde gelen üstadlarından hadis dinledi ve fıkıh meselelerini öğrendi. Doğuştan mantık, zekâ, hâfıza gücü ve çalışkanlığı ile ilim sahipleri arasında temayüz etti. Onun ilme yönelmesinde Âmiru&#8217;ş-Şa&#8217;bî&#8217;nin etkisi olmuştur. Numân, hacc seyahati sırasında, bizzat sahâbelerden hadis dinlemiş olan Atâ b. Ebî Rabah (ö. 115/733) ve İbn Ömer&#8217;in mevlâsı Nâfi&#8217; (ö. 117/735) gibi tâbiîlerden bazıları ile temas etmiş ve onlardan da hadis dinlemiştir.</p>
<p>Hocası Hammâd&#8217;ın vefâtında Ebû Hanîfe kırk yaşlarında idi. Onun vefâtıyla boşalan kürsüsünde ders vermeye başladı. Ebû Hanife&#8217;nin ders ve fetvâ vermedeki usûlü, rivâyet ve anânecilerin sema&#8217; (dinleme) usûlünden farklıdır. Onun ders halkasında iki türlü müzâkerenin oluştuğu anlaşılıyor a) Talebeleri için verdiği düzenli fıkıh dersleri. b) Dışarıdan ve halk tarafından cevabı istenilen sorular (istiftâ). Hanefi mezhebi istişâre esasına dayandırılmıştır. Ebû Hanife meseleleri tek tek ortaya atar, öğrencilerini dinler, kendi görüşünü söyler ve onlarla konuyu bir ay hattâ daha fazla süreyle münâkaşa ederdi. Meselenin incelenmesinde hazırlığı olan ve ictihad derecesinde bulunanlar da düşünce ve ictihadlarını söyledikten sonra, bu mesele hakkında müzâkere bitmiş sayılır ve sıra Ebû Hanife&#8217;ye gelirdi. O, meseleyi yeniden izah ve tasvir ettikten, kendi delillerini ve ictihadını ortaya koyduktan, gerekli düzeltmeler yapılıp cevaplar verildikten sonra, alınan karar çoğu defa delillerden tecrit edilerek son derece veciz cümlelerle, bizat kendisi tarafından imlâ ettirildi. Bu imlâ vecizeleri daha sonra fıkıh kaideleri hâline gelmiştir (Hatîb, Tarihu Bağdâd XI, 307 vd.; el-Kevserî a.g.e., I, 36 vd.). Ebû Hanife&#8217;nin bu ilim halkalarında İslâm&#8217;ın bütün hükümleri yani ibâdât, muâmelât ve ukubâta âit emir ve yasaklarını yeni baştan gözden geçirilerek incelenmiştir. Konularına göre tasnîf edilip tedvîn edilen bu hüküm ve meseleleri Zâhiru&#8217;r-Rivâye adıyla kaleme alan Muhammed b. Hasen eş-Şeybânî&#8217;dir. (ö.189/805). eş-Şeybânî daha küçük yaşta iken Ebû Hanîfe&#8217;nin ilim meclislerinde hazır bulunmaya başlamış; eğitimini daha sonra Ebû Yusuf&#8217;un yanında tamamlamıştır. Ebû Hanife, öğrencileri için şöyle demiştir: &#8220;İçlerinizde otuz altı tane yetişkin olanı var, onlardan yirmisekizi kadılık, altısı müftîlik, ikisi de hem başkadılık ve hem de fetvâ makamına lâyıktırlar (el-Bezzâzî, Menâkıb, II, 125). Bunlar da Ebû Yûsuf ve Züfer&#8217;dir&#8221;</p>
<p>Zâhiru&#8217;r-Rivâye kitapları altı tane olup, daha sonraki bilginlere tevâtür yoluyla nakledilmiştir. Bunlar; &#8221; el-Asl (veya el-Mebsût)&#8221;, &#8220;el-Câmiu&#8217;s-Sağîr&#8221;, &#8221; el-Câmiu&#8217;l-Kebîr&#8221; &#8221; es-Siyeru&#8217;s-Sağîr&#8221;, &#8220;es-siyeru&#8217;l-Kebîr&#8221; ve &#8220;ez-Ziyâdât&#8221; adlarını alırlar. Hanefi mezhebinin temellerini oluşturduğu için bunlara &#8220;Mesâil-i usûl&#8221;de denilmiştir. Zâhiru&#8217;r-Rivaye&#8217;de Ebû Hanife, Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed&#8217;in görüşleri toplanır. Devrin özelliği olarak Ebû Hanife fıkıh meselelerini talebelerine imlâ ettirmiş olmalıdır. Bu altı kitap metinlerinde kendisine isnad edelin meselelerin ona âit olduğunda şüphe yoktur. Hattâ meselelerin ifadesinde vecîz metinlere bile Ebû Hanife&#8217;nin sözü ve uslûbu olarak bakılabilir.</p>
<p>Zâhiru&#8217;r-Rivâye kitapları Hâkim eş-Şehîd Ebû Fazl Muhammed el-Mervezî (ö. 334/945) tarafından kısaltılarak bir araya getirilmiş ve eser el-Kâfr adını almıştır. Kendi devrinde bu eser Hanefi mezhebinin görüşlerini, meselelerini öğrenmek isteyene yeterli görülmüştür. el-Kâfı, bir buçuk asır kadar sonra Şemsü&#8217;l-Eimme es-Serahsî (ö. 490/1097) tarafından şerhedilmiş ve el-Mebsût isimli bu eser otuz cilt hâlinde basılmıştır.</p>
<p>Ebû Hanife&#8217;nin kendisine isnad olunan ve günümüze ulaşan kitapları dah çok akaid ve kelâm konularına âittir. el-Fıkhu&#8217;l-Ekber, Kitâbü&#8217;l-Âlim ve&#8217;l-Müteallim, Kitâbü&#8217;r-Risâle, beş tane el-Haşiyye kitabı, el-Kasidetü&#8217;n-Nu&#8217;mâniyye, Ma&#8217;rifetü&#8217;l-Mezâhib, Müsnedü&#8217;l-İmam Ebî Hanife (Bunların rivâyet, nüsha ve şerhleri için bk., Brockelmann, Galş Fuad Sezgin, Gas; Halim Sâbit Şibay, &#8221; Ebû Hanife &#8220;, İA, IV, 26, 27).</p>
<p>Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed, mezhebin teşekkülünde etkili olmuş büyük Hanefi müctehidleridir. Ebû Yûsuf, mal, vergi ve devlet hukukuna dair Kitabü&#8217;l-Harâc adlı eserini yazmış, hanefî meıhebinin devlet ricâli ve kitleler arasında yayılmasına katkıda bulunmuştur. Abbâsî halifesi Hârun er-Reşîd zamanında &#8220;kâdıu&#8217;l-kudât (baş kadı)&#8221; olmuş, böylece mezhebin icrâ ve kazâda uygulanması yolunu açmıştır.</p>
<p>es-Serahsî&#8217;nin, el-Mebsût&#8217;undan sonra Hanefi fıkhını açıklayan ve geliştiren te&#8217;lifler devam etmiştir. el-Kâsânî&#8217;nin (ö. 587/1191) Bedâyiu&#8217;s-Sanayi&#8217; fi Tertîbi&#8217;ş-Şerâyî&#8217; adlı eseri son derece sistemli ve değerli bir eserdir. Daha sonraki önemli te&#8217;lîf ve şerhlerden bazıları da şunlardı. el-Merginânî&#8217;nin (ö. 593/1197) el-Hidvye adlı eseri. Bunun başlıca şehrleri İbnü&#8217;l-Hümâm&#8217;ın (ö. 861/1457) Fethu&#8217;l-Kadîr, es Siğnakı&#8217;nin (te&#8217;lif: 700/1300) en-Nihâye, el-Bâbertî&#8217;nin (ö. 786/1384) el-İnâye ve el-Kurlânî&#8217;nin (ö. VIII/XIV. asır) el-Kifâye adlı eserleridir. en-Nesefi&#8217;nin (ö. 710/1310) Kenzü&#8217;d-Dekâik&#8217;i sonraki önemli te&#8217;liflerden olup, yine aynı müelif tarafından, el-Nâfı adıyla şerhedilmiştir. Diğer önemli şerhleri; ez-Zeylaî&#8217;nin (ö. 743/1342) Tebyînü&#8217;l-Hakâik&#8217;i ile İbn Nüceym el-Mısrî&#8217;nin (ö. 970/1562) el-Bahru&#8217;r-Râik adlı eserlerdir. Osmanlılar döneminde yazılan en önemli eserler şunlardır: Molla Hürsev&#8217;in (ö. 885/1480) ed-Dürer&#8217;i ve buna Vankulî (ö. 1000/1591) ile başkaları tarafından yazılan şerhler, el-Halebî&#8217;nin (ö. 956/1549) el-Mülteka&#8217;l-Ebhur&#8217;u ile bunun Şeyhzâde (ö.1078/1667) tarafından te&#8217;lif edilen Mecmau&#8217;l-Enhur adlı şerhi. Timurtâşî&#8217;nin (ö.1004/1595) Tenvîru&#8217;l-Ebsâr&#8217;ı ile el-Haskefî&#8217;nin (ö. 1088/1677) ed-Dürrü&#8217;l-Muhtâr&#8217;ına yazılan şerh ve İbn Âbidîn (ö. 1252/ 1836) tarafından yazılan Reddü&#8217;l-Muhtâr ale&#8217;d-Dürri&#8217;l-Muhtâr adlı büyük şerh de önemli eserlerdendir. Yine Tanzimat devrinde Ahmed Cevdet Paşa başkanlığındaki bir komisyon tarafından 1869-1876 yılları arasında hazırlanan 1851 maddelik Mecelle medenî hukuk alanında meydana getirilmiş önemli bir çalışmadır. Mecelle, şahıs, aile ve miras münâsebetlerine ve aynî haklara âit birçok önemli konuları fıkıh ve fetvâ kitaplarına bırakmıştır. Mecelle&#8217;nin şerhleri arasında; Ali Haydar Efendi&#8217;nin (ö.1355/1936) Düraru&#8217;l-Hukkâm adlı Türkçe şerhi ile Mes&#8217;ud Efendi&#8217;nin (ö. 1310/1893) Arapça Mir&#8217;ât-ı Mecelle&#8217;si zikredilebilir. 1875 M. tarihinde Mısır adliye nâzın Muhammed Kadri paşa tarafından tedvîn edilen el-Ahkâmü&#8217;ş-Şer&#8217;iyye ile 1917 tarihli Osmanlı Hukuk Âile Kararnâmesi diğer kanun mecelleleridir.</p>
<p>Hanefi mezhebinin özelliklerine gelince bizzak Ebû Hanife ictihad ederken takip ettiği usûlü şu şekilde açıklamıştır: &#8220;Allah&#8217;ın kitabındakini alır kabul ederim. Onda bulamazsam Rasûlullah&#8217;ın mûtemed alimlerce mâlûm, meşhur sünnetiyle amel ederim. Onda da bulamazsam ashâb-ı kiramdah dilediğim kimsenin re&#8217;yini alırım. Fakat iş, İbrahim en-Nehaî, eş-Şa&#8217;bî, el-Hasenü&#8217;l-Basrî ve Atâ&#8217;ya gelince, ben de onlar gibi ictihad ederim&#8221; (el-Mekkî, Menâkıb, I, 74-78; ez-Zehebî, Menâkıb, s. 20-21). Ebû Hanife fıkhı; &#8220;kişinin leh ve aleyhte olanı, yani iyi ve kötüyü tanımak&#8221; diye tanımlar ve meselelerin hükümlerini kitap, sünnet, icmâ ve kıyas delillerinden birisine bağlar. Herhangi fıkhî bir mesele önce Kur&#8217;ân âyetleri ile karşılaştırılır. Âyetin İbâre, işâre, iktizâ veya delâletinde bir şey varsa ona bağlı olarak çözülürdü. Kur&#8217;ân&#8217;da bir çözüm bulunmazsa, sünnete başvurulur. Ancak Hanefilerin sünnetin Hz. Peygamber&#8217;e dayanmasını tâyin hususunda özel metotları vardır. Bu usûle göre, her an&#8217;ane bir sünnet olmayabilir. Mütevâtir ve meşhur hadisler dışında kalan haber-i vâhid ve mürsel hadisler özel incelemeye tâbi tutulur.</p>
<p>Ebû Hanife haber-i vâhidi (tek râvînin rivâyet ettiği hadis), râvînin güvenilir (sika), fakih ve adâletli olması; rivâyet ettiği şeye aykırı bir amelde bulunmaması şartıyla kabul eder. Meselâ Ebû Hüreyre&#8217;nin (ö. 58/677) rivâyet ettiği; &#8220;Birinizin kabına köpek batarsa, birisi temiz toprakla olmak üzere, onu yedi defa yıkasın&#8221; (Buhârî, Vüdû&#8217;, 33; Müslim, Tahâret, 89, 91, 92, 93) hadîsini Ebû Hanife kabul etmez. Çünkü Ebû Hüreyre bu hadisle amel etmez ve böyle bir kabı üç kere yıkamakla yetinirdi. Bu durum hadîsi rivâyet bakımından zayıflatmakta, hattâ, Ebû Hüreyre&#8217;ye isnadını bile şüpheli bir duruma sokmaktadır. Ebû Hanife&#8217;nin âhâd haberleri kabulde esas aldığı prensipleri şöylece özetlemek mümkündür:</p>
<p>a) Ahâd haber, İslâm hukukunun kaynakları tek tek incelendikten sonra elde edilecek ortak esaslara göre değerlendirilir. Eğer âhâd haber bu esaslarla çatışırsa, iki delilden daha kuvvetli olanı alınır; çatışan tek râvili haber terkedilerek sözkonusu esasa dayanılır ve böyle bir haber &#8220;şâz&#8221; sayılır.</p>
<p>b) Âhâd haber Kur&#8217;ân&#8217;ın genel ifadesine (âmm&#8217;e) veya Kur&#8217;ân&#8217;da bulunan bir lâfza (zâhir anlama) aykırı düşerse, haber terkedilerek Kitap&#8217;la amel edilir. Burada da iki delilden daha kuvvetli olanı tercih vardır. Çünkü Kur&#8217;ân&#8217;ın sübûtu kat&#8217;îdir. Ebû Hanîfe&#8217;ye göre, delâlet bakımından Kur&#8217;ân&#8217;ın zâhirleri ve genel ifadeleri kesindir. Haber, Kur&#8217;ân&#8217;ın âmm ve zâhirine aykırı olmaksızın, onun mücmel&#8217;ini beyan ederse, bu haber kabul edilir. Bu, âhâd haberler Kur&#8217;ân&#8217;da olmayan bir hükmü ona ilâve anlâmına gelmez.</p>
<p>c) Âhâd haberin meşhur sünnetle çatışması hâlinde, kuvvetli olan meşhur sünnet esas alınır.</p>
<p>d) Âhâd haber, kendisi gibi tek râvili bir haberle çelişirse, râvisi daha bilgili ve fakîh olan tercih edilir.</p>
<p>d) İki haberden birisinde, senet veya metin bakımından fazlalık varsa, ihtiyat yönü düşünülerek bıi fazlalık kabul edilmez.</p>
<p>e) Âhâd haberle, kaçınılması imkansız olan &#8220;umumî belvâ&#8221;, yanı sık sık vukû bulduğu için herkesin yapmak zorunda kaldığı hususlarda amel edilmez. Bu gibi durumlarda haberin mütevâtir veya meşhûr olması gerekir.</p>
<p>f) Yine Ebû Hanife âhâd haberlerin, seleften hiç kimse tarafından tenkid ve ta&#8217;n'a uğramaması; râvînin onu işittiği andan rivâyet ettiği ana kadar ezberinde tutması, haberi kimden aldığını hatırlamaması halinde, yazısına güvenmemesi; şüpheli hallerde uygulanmayan had cezalarında değişik rivâyetler bulunursa, ihtiyat yönünün tercih edilmesi; başka haberlerle desteklenene âhâd haberlerin alınması gibi prensipler geliştirmiştir (M. Zahid el-Kevserî, a.g.e., I, 27, 28) Aynı Müellif; Te&#8217;nîbü&#8217;l-Hatîb,1361 Kahire, s. 152-154).</p>
<p>Mürsel hadisler için de bazı şartlar öngörülmüştür. Senedi Hz. Peygamber&#8217;e ulaşmayan ve senedinde kopukluk bulunan hadîse mürsel veya munkatı&#8217; hadis denir. Şâfiîler mürsel için birtakım kabul şartları öne sürerken; Ebû Hanîfe ve İmam Mâlik mürsel hadisi kayıtsız-şartsız kabul eder. Yalnız hadîsi rivâyet eden râvinin sika olmasını yeterli görürler. Diğer yandan mürsel hadis, kendisinden daha kuvvetli olan bir delille çatışmamalıdır. İslâm&#8217;ın ilk devirlerinde mürsel hadislerle amel edilmiştir. Hattâ İbn Cerîr et-Taberî (ö. 310/922), &#8220;mürsel haberi mutlak olarak reddetmek hicrî ikinci yüzyılın başında ortaya çıkan bir bid&#8217;attır&#8221; demiştir. Buhârî ve Müslim gibi mûteber hadisçiler eserlerinde mürsel hadislere yer vermişler, bunları delil olarak zikretmişlerdir (Buharî, Ezân, 95; Ebû Zehra, Usûlü&#8217;l-Fıkh, s. 111).</p>
<p>Ebû Hanife&#8217;nın az hadis bildiğini, hadise gereken önemi vermediğini veya hadislere muhâlefet ettiğini, ya da zayıf hadisleri aldığını öne sürenler, mezhep imamlarının hadisleri kabul için ileri sürdükleri şartları tetkik etmeyen kimselerdir. Fitne ve yalanın yaygın olduğu bir devirde, Hz. Peygamber şöyle buyurdu, diyerek hadis nakleden herkesin rivâyet ettiği hadîsi kabul edenler, Hanefîlerin hadislere muhâlefet ettiğini sanırlar. Halbuki onlar, kitap, sünnet ve sahâbilerin hükümleri gibi nass&#8217;ların kaynaklarını araştırmada son derece titizlik göstermişler; nass&#8217;a dayanan ve kabule lâyık görülen, birbirine benzer meseleleri çıkardıkları temel prensibe dayandırarak bir kaide altında toplamışlardır. Tarafsız âlimlerin incelemesini göre, Ebû Hanife&#8217;nin ictihad şûrâsında kendisine yardımcı olan hadis hâfızlarının bulunduğu ve ictihadlarında bizzat üstadlarından öğrendiği dört bin kadar hadis kullandığı açığa çıkmıştır. Onun bazı hadisleri reddetmesi, hadisin sıhhati için ileri sürdüğü şartlara bu hadislerin uymaması yüzündendir. Ebû Hanife sahih hadîsi reddetmek bir yana, mürsel ve zayıf hadisleri bile kıyasa tercih etmiştir (İbn Hazm, el-İhkâm fi Usüli&#8217;l-Ahkâm, Nşr. A.M. Şakir Mısır (t.y.), s. 929; el-Kevserî, Te&#8217;nîb, s. 152; Mekkî, Menâkıb, II, 96).</p>
<p>Ebû Hanife ictihadlarında kıyas ve istihsana çok yer vermiştir. Kıyas; hakkında Kur&#8217;ân ve sünnette hüküm bulunmayan bir meselenin hükmünü, aralarındaki ortak illet dolayısıyla, hakkında nass bulunan meselenin hükmüne bağlamak demektir. Aslında daha önce sahâbe devrinden müctehid imamlar devrine kadar kıyasa başvurulmuştu. Ebû Hanife&#8217;nin yaptığı, kıyası kaideleştirmek, çok kullanmak ve henüz meydana gelmemiş hâdiselere de uygulamaktan ibarettir (İbnü&#8217;l-Kayyim, İ&#8217;lâmü&#8217;l-Muvakkıîn, l, 77, 227).</p>
<p>Kıyas uygun düşmeyen yerde Ebû Hanife istihsan yapardı. Ebû&#8217;l-Hasen el-Kerhî (ö. 340/951) İstihsânı şöyle tarif eder: &#8220;Müctehidin daha kuvvetli gördüğü bir husustan dolayı, bir meselede benzerlerin hükmünden başka bir hükme başvurmasıdır&#8221; (Ebû Zehra, a.g.e., s. 262). İmam Mâlik; &#8220;İstihsan ilmin onda dokuzudur&#8221; derken; İmam Şafiî, istihsanı şer&#8217;i bir delil saymamı ve onu &#8221; Bir kimsenin keyfine göre bir şeyi beğenmesi, hoş ve güzel bulmasıdır&#8221;sözleriyle reddetmiştir. Hattâ o, el-Ümm adlı eserinde, &#8220;Kitâbü İbtâli&#8217;l-İstihsân&#8221; başlıklı bir bölüm ayırarak, istihsâna hücum etmiştir (bk. el-Ümm, VII,267-277). İbn Hazm&#8217;a göre istihsan; &#8220;Nefsin arzuladığı ve beğendiği şekilde hükmetmektir&#8221; (İbn Hazm el-İhkâm, s. 22; İbn Hazm İbtâlü&#8217;l-Kıyâs, s. 5-6)</p>
<p>Ancak hiçbir İslâm hukukçusu, bu arada Hanefiler istihsânı bu şekilde anlamamışlardır. Aksi görüşte olanlar yanlış anladıkları için tenkitte bulunmuşlardır. Kıyası kabul edenler arasında Hanefilerin kastettiği anlamda istihsan yapmayan yoktur. Şafiilerin istihsânın aleyhinde öne sürdükleri deliller, doğru bulunursa, bu onların benimsediği kıyası da geçersiz kılar (M. Ebû Zehra, Usûlü&#8217;l-Fıkh, s. 270 vd.)</p>
<p>el-Kevserî&#8217;nin, Ebû Bekir er-Râzi&#8217;den (ö. 370/980) nakline göre, istihsan iki alanda cereyan eder. a) İctihad ve re&#8217;yimize bırakılmış miktarların miktar ve tespitinde re&#8217;yimizi kullanmak. Mehir, nafaka, tazminat bedeli, yasak ava karşılık kesilecek hayvanın takdirlerinde olduğu gibi. b) Daha kuvvetli bir delilden dolayı kıyası terketmek. es-Serahsî (ö. 490/ 1097) bunu şöyle açıklar: &#8220;Gerçekte istihsan iki kıyastan ibaret olup, birisi açık (celî) ve etkisi zayıftır. Buna &#8220;kıyas&#8221; adı verilir. Ötekisi kapalı (hafî) ve etkisi kuvvetlidir. Buna da &#8220;İstihsân&#8221; adı verilir, yani &#8220;kıyas-ı müstahsen&#8221; denilir. Bunlarda tercih, tesire göre olup, açıklık ve kapalılık sebebiyle değildir&#8221; (es-Serahsî, el-Mebsût, X, 145; el-Kevserî a.g.e., I, 24-27).</p>
<p>Yukarıdaki kıyasa şu örneği verebiliriz: Kurt vb. yırtıcı hayvanların etleri haram olduğu gibi, içtikleri suyun artığı da haramdır. Aynı şekilde yırtıcı kuşların da hem etleri, hem de artıkları haramdır. Bu zâhir (açık) kıyasın bir sonucudur. İstihsana göre ise, hafi (gizli) kıyas yoluna gidilerek, başka bir sonuca ulaşılır. Şöyle ki; yırtıcı hayvanların artıkları salyaları karıştığı için pistir, çünkü salyaları onların pis olan etlerinden meydana gelmektedir. Yırtıcı kuşlar ise, suyu gagalarıyla içtikleri için artıkları salyalarıyla temas etmez. Gagaları de kemik olduğu için artıkta herhangi bir eser bırakmaz. Buna göre, istihsânen yırtıcı kuşların artığı olan su pislenmez, ancak ihtiyat bakımından böyle bir suya mekruh denilir.</p>
<p>Bazan şer&#8217;i bir delille çatışan kıyas terkedilerek istihsan yoluna gidilir. Kıyasa göre, unutarak yiyip içen kimsenin orucu bozulur, fakat bu kimsenin orucunu bozulmayacağına dair Hz. Peygamber&#8217;den rivâyet edilen bir hadis (Buharî, Savm, 26; Müslim, Sıyam,171) sebebiyle kıyas terkedilmiştir. Yine namazda kahkaha ile gülenin, kıyasa göre yalnız namazının bozulması gerekirken, hadisle abdestinin de bozulacağı bildirilmiştir. (Zeylaî, Nasbu&#8217;r-Raye, I, 47). İstisnâ&#8217; (sanatkâra bir iş ısmarlama) akdinde, akde konu olan şey, akid sırasında mevcut olmadığı için kıyasa göre akdin bâtıl olması gerekirken, her devirde bu türlü akitle muâmele yapılageldiğinden, onun sıhhati üzerinde icmâ&#8217; veya örf teşekkül etmiş ve bu yüzden kıyas terkedilmiştir. Bazan zarûret yüzünden kıyas terkedilerek istihsan yapılır. Meselâ; kadının bütün vücudu mahremdir. Fakat, hastalık hâlinde doktorun onun bazı uzuvlarına bakması câiz olur. Burada, &#8220;zarûretler haram olan şeyleri mübah kılar&#8221; kaidesi uygulanır. Yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı gibi, Hanefilerin uyguladığı istihsan ya nass&#8217;a, ya kıyasa, ya icmâ&#8217;a yahut da zarûrete dayanmaktadır. Bu temele dayanan istihsânı, başka kavramlar altında da olsa Şâfiîlerin de kabul etmesi gerekir. Şâfiî&#8217;nin itirazları belki, sadece örf sebebiyle istihsan çeşidini içine alabilir. Çünkü örfün hüküm istinbâtı için bir temel teşkil edip etmemesi bu iki mezhep arasında ihtilâflıdır (bk. eş-Şâfiî, el-Ümm, VII, 267 vd.; el-Kevserî, a.g.e., I, 23-27; es-Serahsî, el-Mebsût, X, 145; es-Serahsî, el-Usûl, II, 201; Ebû Zehra, Usûlü&#8217;l-Fıkh, s. 263-273).</p>
<p>Hanefî mezhebi Irak&#8217;ta doğmuş ve Abbâsîler devrinde ülkenin başlıca fıkıh mezhebi olmuştur. Mezhep özellikle doğuya doğru yayılarak Horasan ve Mâverâunnehir&#8217;de en büyük gelişmesini göstermiştir. Birçok ünlü Hanefî hukukçu bu ülkelere mensuptur. Mağrib&#8217;te Hanefîler V. yüzyıla kadar Mâlikîlerle beraber bulunuyorlardı. Sicilya&#8217;da ise hâkim durumda idiler. Abbasîlerden sonra Hanefi mezhebinde bir gerileme görülmüşse de, Osmanlı devletinin kurulmasıyla yeniden gelişme olmuş; Osmanlı sınırları içinde, halkı başka bir mezhebe bağlı olan yerlere bile, İstanbul&#8217;dan Hanefi mezhebine sâlik hâkimlerin gönderilmesi, mezhebe buralarda resmîlik kazandırmıştır (Mısır ve Tunus&#8217;ta olduğu gibi). Günümüzde Afganistan, Pakistan, Türkistan, Buhara, Semerkand gibi Orta Asya ülkelerinde hanefîlik hakimdir. Bugün Türkiye ve Balkan Türkleri&#8221;, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya müslümanları genel olarak Halefîdirler. Hicaz, Suriye Yemen&#8217;in, Aden bölgesindeki müslümanların bir kısmı da Hanefidir (Ebû Zehra, Ebû Hanife, terc. O, Keskioğlu, İst. 1966, s. 473 vd.).</p>
<p>Hamdi DÖNDÜREN -enfal.de</p>
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/gitarteli.wordpress.com/533/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/gitarteli.wordpress.com/533/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/gitarteli.wordpress.com/533/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/gitarteli.wordpress.com/533/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/gitarteli.wordpress.com/533/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/gitarteli.wordpress.com/533/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/gitarteli.wordpress.com/533/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/gitarteli.wordpress.com/533/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/gitarteli.wordpress.com/533/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/gitarteli.wordpress.com/533/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=gitarteli.wordpress.com&blog=913344&post=533&subd=gitarteli&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/27/hanefi-mezhebi/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gitarteli-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gitarTELi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bekliyorum 10</title>
		<link>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/25/bekliyorum-10/</link>
		<comments>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/25/bekliyorum-10/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 23:10:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gitarTELi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ammar Yağcı]]></category>

		<category><![CDATA[Benim Kalemimden]]></category>

		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>

		<category><![CDATA[gitarTELi]]></category>

		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gitarteli.wordpress.com/?p=529</guid>
		<description><![CDATA[
Burada başladım ve yürüyorum
Yürüdüğüm yolda desteklenmiyorum
Yürüdüğüm yolda destekliyorum kendimi
Yol uzun yol son nokta sen
Senden dolayı durduruluyorum
Hayır senden dolayı değil


Durdurmaya çalışanlar sendekini bende görüyorlar
Dur!
Durmuyorum sen ben içimde iyi ki varsın
Bekliyorum..
Korkmuyorum
Bekliyorum
İlerlediğim bu yolda hedefim ve kefenim sağlam
Sana doğru her adım attığımda
Sen bir adım daha uzaklaşıyorsun
Bedenen her ne kadar böyle olsa da 
Ruhum ruhunun yanında
Bunu sende hissedebiliyorsun
Ben gelmeye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><div class="mceTemp"></div>
<div id="attachment_528" class="wp-caption alignnone" style="width: 250px"><a href="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/09/savas.jpg"><img class="size-full wp-image-528" title="savas" src="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/09/savas.jpg?w=240&#038;h=192" alt="war" width="240" height="192" /></a><p class="wp-caption-text">war</p></div>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Burada başladım ve yürüyorum</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Yürüdüğüm yolda desteklenmiyorum</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Yürüdüğüm yolda destekliyorum kendimi</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Yol uzun yol son nokta sen</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Senden dolayı durduruluyorum</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Hayır senden dolayı değil</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;">
<p class="MsoNormal" style="margin:0;">
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Durdurmaya çalışanlar sendekini bende görüyorlar</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Dur!</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Durmuyorum sen ben içimde iyi ki varsın</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Bekliyorum..</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Korkmuyorum</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Bekliyorum</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>İlerlediğim bu yolda hedefim ve kefenim sağlam</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Sana doğru her adım attığımda</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Sen bir adım daha uzaklaşıyorsun</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Bedenen her ne kadar böyle olsa da </strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Ruhum ruhunun yanında</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Bunu sende hissedebiliyorsun</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Ben gelmeye karar verdim uzunca zamandır</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Kararımı doğruladım muallağımı attım</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Miftahımı elime alamadan geliyorum</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Kilidi göster anahtarı ver </strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Ve sende muallağını at!</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Daha açık ve net olmaya doğru gidiyorum</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Sana doğru geliyorum</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Hayır!</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Sana doğru gelmiyorum </strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Ben zaten sendeyim</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Çoktandır yanındayım</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>İçindeyim</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Fark etmiyorum</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Bekliyorum…</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>“Belki bir gün..”</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>5/01/2007</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-family:Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif;color:#3333ff;"><strong>Ammar Yağcı</strong></span></p>
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/gitarteli.wordpress.com/529/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/gitarteli.wordpress.com/529/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/gitarteli.wordpress.com/529/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/gitarteli.wordpress.com/529/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/gitarteli.wordpress.com/529/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/gitarteli.wordpress.com/529/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/gitarteli.wordpress.com/529/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/gitarteli.wordpress.com/529/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/gitarteli.wordpress.com/529/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/gitarteli.wordpress.com/529/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=gitarteli.wordpress.com&blog=913344&post=529&subd=gitarteli&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/25/bekliyorum-10/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gitarteli-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gitarTELi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/09/savas.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">savas</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bekliyorum 09</title>
		<link>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/25/bekliyorum-09/</link>
		<comments>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/25/bekliyorum-09/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 23:08:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gitarTELi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ammar Yağcı]]></category>

		<category><![CDATA[Benim Kalemimden]]></category>

		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>

		<category><![CDATA[gitarTELi]]></category>

		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<category><![CDATA[şir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gitarteli.wordpress.com/?p=525</guid>
		<description><![CDATA[
Bekleyişlerim geçmedi
Bekle nereye kadar
Hangi cümlede yanlış yaptık
Kurulumunda mı dizilindemi
Saygıda kusur etsekte
Sevgimizde kusur yok 

Sevgiyi tam veremedik mi
Paylaşamadıkmı tam bir olarak
Sevgi depomuzdan sızdırdıklarımızı
Depoladım ben şimdiye kadar
Bu iş heycanla olacak değil
Belli kararlar çerçevesinde ilerler
Bekleyişlerde yürür…

Her istasyonda beklemem
ilerler daha ileri transit geçer
Özler her şeyi ilk günü son günü
Hatıralarla beraber canlanır
Bekleyiş ile birlikte…

İlişkiler ne kadar sade olsa
Kavraşımlar kararsızlığın
Bilemiyorum ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><div class="mceTemp"></div>
<div id="attachment_526" class="wp-caption alignnone" style="width: 424px"><a href="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/09/ask-acisi.jpg"><img class="size-full wp-image-526" title="ask-acisi" src="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/09/ask-acisi.jpg?w=414&#038;h=550" alt="karın ağrısı" width="414" height="550" /></a><p class="wp-caption-text">karın ağrısı</p></div>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;color:#6633ff;"><strong>Bekleyişlerim geçmedi<br />
Bekle nereye kadar<br />
Hangi cümlede yanlış yaptık<br />
Kurulumunda mı dizilindemi<br />
Saygıda kusur etsekte<br />
Sevgimizde kusur yok </strong></span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;color:#6633ff;"><strong><br />
Sevgiyi tam veremedik mi<br />
Paylaşamadıkmı tam bir olarak<br />
Sevgi depomuzdan sızdırdıklarımızı<br />
Depoladım ben şimdiye kadar<br />
Bu iş heycanla olacak değil<br />
Belli kararlar çerçevesinde ilerler<br />
Bekleyişlerde yürür…</strong></span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;color:#6633ff;"><strong>Her istasyonda beklemem<br />
ilerler daha ileri transit geçer<br />
Özler her şeyi ilk günü son günü<br />
Hatıralarla beraber canlanır<br />
Bekleyiş ile birlikte…</strong></span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;color:#6633ff;"><strong>İlişkiler ne kadar sade olsa<br />
Kavraşımlar kararsızlığın<br />
Bilemiyorum ne diyorsun<br />
Sessizliğini bozmuyorsun</strong></span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;color:#6633ff;"><strong>Muhammed Hamidullah diyor ki:<br />
“Bana yazılan her mektuba cevap yazarım<br />
Mektuba cevap vermemek selam almamaktır.”<br />
Almıyorsun selamımı<br />
Sana en güzelini seçtim sundum<br />
Sunduğum Allah’ın selamı</strong></span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;color:#6633ff;"><strong>Tamam mı devam mı<br />
İkisinden birini de söyliyemiyorsun<br />
Söylüyorsan ben duyamıyorum<br />
Devam sinyali mi veriyorsun<br />
Sinyali söndürüp<br />
Dönmeni bekliyorum…</strong></span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;color:#6633ff;"><strong>Tamam diyorsan<br />
yine duyamıyorum<br />
İnanmıyorum<br />
Duymadığımı biliyorum.<br />
Bu sebebten yine bekliyorum..</strong></span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;color:#6633ff;"><strong>Ve bir gün yeniden<br />
Tadımdan lezzet fışkıracak<br />
muallakta bıraktığın sürece<br />
ACI-yım.</strong></span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;color:#6633ff;"><strong>“Belki Bir Gün”</strong></span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;color:#6633ff;"><strong>19/12/06</strong></span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><strong><span style="font-family:Arial;color:#6633ff;">Ammar Yağcı</span></strong></p>
<p> This entry</p>
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/gitarteli.wordpress.com/525/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/gitarteli.wordpress.com/525/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/gitarteli.wordpress.com/525/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/gitarteli.wordpress.com/525/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/gitarteli.wordpress.com/525/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/gitarteli.wordpress.com/525/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/gitarteli.wordpress.com/525/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/gitarteli.wordpress.com/525/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/gitarteli.wordpress.com/525/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/gitarteli.wordpress.com/525/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=gitarteli.wordpress.com&blog=913344&post=525&subd=gitarteli&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/25/bekliyorum-09/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gitarteli-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gitarTELi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/09/ask-acisi.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ask-acisi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bekliyorum 08</title>
		<link>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/25/bekliyorum-08/</link>
		<comments>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/25/bekliyorum-08/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 23:06:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gitarTELi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ammar Yağcı]]></category>

		<category><![CDATA[Benim Kalemimden]]></category>

		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>

		<category><![CDATA[gitarTELi]]></category>

		<category><![CDATA[Bekliyorum]]></category>

		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gitarteli.wordpress.com/?p=523</guid>
		<description><![CDATA[
&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;     ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><div id="attachment_522" class="wp-caption alignnone" style="width: 310px"><a href="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/09/gitarteli.jpg"><img class="size-medium wp-image-522" title="gitarteli" src="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/09/gitarteli.jpg?w=300&#038;h=205" alt="bekliyorum" width="300" height="205" /></a><p class="wp-caption-text">bekliyorum</p></div>
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/gitarteli.wordpress.com/523/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/gitarteli.wordpress.com/523/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/gitarteli.wordpress.com/523/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/gitarteli.wordpress.com/523/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/gitarteli.wordpress.com/523/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/gitarteli.wordpress.com/523/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/gitarteli.wordpress.com/523/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/gitarteli.wordpress.com/523/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/gitarteli.wordpress.com/523/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/gitarteli.wordpress.com/523/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=gitarteli.wordpress.com&blog=913344&post=523&subd=gitarteli&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/25/bekliyorum-08/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gitarteli-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gitarTELi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/09/gitarteli.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">gitarteli</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bekliyorum 07</title>
		<link>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/25/bekliyorum-07/</link>
		<comments>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/25/bekliyorum-07/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 23:04:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gitarTELi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ammar Yağcı]]></category>

		<category><![CDATA[Benim Kalemimden]]></category>

		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>

		<category><![CDATA[gitarTELi]]></category>

		<category><![CDATA[Bekleyiş yazıları]]></category>

		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gitarteli.wordpress.com/?p=519</guid>
		<description><![CDATA[
Hayattaki her sokak sıcak değildir
17 den 10 dereceye düşer
Eksilere inebilir
Kış denilen hava körelebilir
Sıcaklığı seven için donma noktasıdır bu.
Buz olur cam gibi kırılır.
Buz olmamak için 
Donmamak için
Cam gibi, saydam ve dümdüz
Olmamak, kırlımamak , parçalanmamak için 
Önlemler alınmış olabilir.
Bu önlemler beni
Senin sıcaklığından alı koymaması 
Sıcaklığı daim tutması içindi
Doğru sanılan yol yanlış imiş..
Ve
Sıcak yaz havası buna çok kızdı
Miye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><div class="mceTemp"></div>
<div id="attachment_520" class="wp-caption alignnone" style="width: 440px"><a href="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/09/waiting.jpg"><img class="size-full wp-image-520" title="waiting" src="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/09/waiting.jpg?w=430&#038;h=323" alt="Bekliyorum" width="430" height="323" /></a><p class="wp-caption-text">Bekliyorum</p></div>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Hayattaki her sokak sıcak değildir</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>17 den 10 dereceye düşer</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Eksilere inebilir</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Kış denilen hava körelebilir</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Sıcaklığı seven için donma noktasıdır bu.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Buz olur cam gibi kırılır.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Buz olmamak için </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Donmamak için</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Cam gibi, saydam ve dümdüz</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Olmamak, kırlımamak , parçalanmamak için </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Önlemler alınmış olabilir.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Bu önlemler beni</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Senin sıcaklığından alı koymaması </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Sıcaklığı daim tutması içindi</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Doğru sanılan yol yanlış imiş..</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Ve</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Sıcak yaz havası buna çok kızdı</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Miye min miye haklı olarak </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Kendimi o sıcak havanın yerine koysam </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Bedeni kış havasına bırakır</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Ve aniden yok olur, birden kaybolurdum.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>………………..</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Yalnız beden sıcaklığın gitmesinden korktuğu için </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Siyahı tercih etmiş . Çözümün siyah ile hal olabileceğini sanmış </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Düşüncesini kimseye açamadığından ve kendisinin dahi </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Düşüncesinden emin olmadığından böyle düşünmüş.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Ve yazın sıcağında bile güneşi içine çekmek için</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Üzerinden siyahı hiç eksik etmemiştir.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Bütün bedenlerin bu hataya düştüğü görülmüştür.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Bu yola kurban gidenlerin sayısıda </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Oldukça yüksektir.</strong></span></p>
<p><em><span style="color:#cc0000;"><strong>“Ah şu doğrular yanlış olduğu anlaşıldığında ah edim vah etmeler işe yarasa</strong></span></em><em><span style="color:#cc0000;"><strong>bir çözüm olsa keşke bir çözüm bir hall..”</strong></span></em></p>
<p><em><span style="color:#cc0000;"><strong>Evet </strong></span></em></p>
<p><em></em><span style="color:#cc0000;"><strong>Beden güneş ile dost olmak için </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Her aklı başında olan insan gibi</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Beyazı tercih edip </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Güneşin o aşamada sıcaklığının </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Bedenine girmesine engel olmamıştır.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Aksine siyahlara bürünüp</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Güneşi daha fazla içine</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Çekmenin yolunu aramış.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Siyahı giyip </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Bazı şeylerin koruncağını sanmış.</strong></span></p>
<p><em><span style="color:#cc0000;"><strong>“Her hangi bir güneşin kabul edeceği şey değildir bu!”</strong></span></em><em><span style="color:#cc0000;"><strong>Bedenin yapması gereken beyazları giymek ve güneş ışınını zamanı geldiğinde </strong></span></em></p>
<p><em></em><span style="color:#cc0000;"><strong>içine almak. Sıradan bir florasan ışığı ile kendisini kandırmaması gerekiyordu.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Beden çok büyük hata yaptı. Siyahı tercih edip güneşi bedenin içerisine sokmaya çalışmadı.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Siyah ile korunacağını ve seviyeyi düzenliyeceğini zannetti.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Halbuki içerisinde ilerde mekanını vereceği ışık yansımasının seviyesini düzenlemenin </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>yolu bu değildi.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Beden kendince haklı olduğunu düşünüp </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Siyahı tercih edip </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Siyah ile sıcaklık seviyesinin daha rahat korunacağını düşünmüştür. </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>……………………….</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Bu süreçte güneş siyahın içinden sızıp </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Bedenin derinliklerinde yol almış</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Bir süre boyunca dolanmıştır.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Beden “siyah” ı kurban olarak seçtiğini anlamıştır.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Kafayı dağa taşa duvara vurmuş</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Mekan değiştirip seyrü sefer etmiştir.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Güneşin bedenin derinliklerinde yol alıp </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>dolaşırken, bu süre zarfında</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Beden güneşe yer aramıştır.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Ve uzun süre sonra</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Beden </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Güneşin yerini bulmuş</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Önce şaşırmış ve sonra</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Kendisinden emin olarak yerleştirmiştir.</strong></span></p>
<p><em><span style="color:#cc0000;"><strong>“Güneş artık bedenin içinde yerini aramıyor</strong></span></em><em><span style="color:#cc0000;"><strong>tahtında kurulu”</strong></span></em></p>
<p><em><span style="color:#cc0000;"><strong>Beden siyahın kurban olduğunu anladığı an doğramış.</strong></span></em></p>
<p><em></em><span style="color:#cc0000;"><strong>Kış gelmiş havalar soğmuş artık</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Bedenin içerisinde güneş yerinde oturuyormuş.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Bedenin tüm bedenlere tavsiyesi ise:</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>-Kışın siyahı yazın ise beyazı giyinin</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Renkleri karıştırmayın </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>İkisinede ihtiyacınız yoksa renksiz kalın </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Siyaha ulaşmak için griden geçmeyinDirek siyahın karşısına çıkın.-</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>olmuş.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Ve beden en balında yapması gerekeni yapıyor</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Ne siyah ne beyaz çırılçıplak içerisindeki güneş ile ısınıyor.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Şimdi daha emin ve güneş ile beraber</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Because güneşin yerini bulmuş</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>“?”lerine son vermiştir.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Beden şuan </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>İçindeki güneşinin zamanı geldiğinde</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Bedeninin dış bölgesini de kaplamasını </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>beklerken7,</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Hikayenin bittiğinimi</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>yoksa yeni mi başladığını </strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Merak ediyor.</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Ve bekliyor…</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>“Belki bir gün..”</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>5/11/06/Pazar</strong></span></p>
<p><span style="color:#cc0000;"><strong>Ammar Yağcı</strong></span></p>
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/gitarteli.wordpress.com/519/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/gitarteli.wordpress.com/519/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/gitarteli.wordpress.com/519/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/gitarteli.wordpress.com/519/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/gitarteli.wordpress.com/519/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/gitarteli.wordpress.com/519/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/gitarteli.wordpress.com/519/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/gitarteli.wordpress.com/519/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/gitarteli.wordpress.com/519/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/gitarteli.wordpress.com/519/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=gitarteli.wordpress.com&blog=913344&post=519&subd=gitarteli&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/25/bekliyorum-07/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gitarteli-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gitarTELi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/09/waiting.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">waiting</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bekliyorum 05</title>
		<link>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/25/bekliyorum-05/</link>
		<comments>http://gitarteli.wordpress.com/2008/09/25/bekliyorum-05/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2008 23:01:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>gitarTELi</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ammar Yağcı]]></category>

		<category><![CDATA[Benim Kalemimden]]></category>

		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>

		<category><![CDATA[gitarTELi]]></category>

		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gitarteli.wordpress.com/?p=516</guid>
		<description><![CDATA[
Rahman ve Rahim olan Alah’ın adı ile

Kendimden seni arındırmanın yollarını aramaya koyuldum
Arındırıp senden temiz olmak
Yok oluşumu senden geri almaya çalıştım

Olur
Olmaz

Değişik yollar ve çözümler ile karşılaştım
Arıtılma yolunda
Hani senden temizlenmeyi umut ederek
Baş koydum bu yolda
Hani buralar sensiz olucak ya
Sen olmıcaksın bende
Yok olucaksınya sen
Onun arayıışına geçtim
Bir zaman önce

Temizliğe başlarken besmelemi çektim
Her işin başında bismillahya
Dünya onunla döner bilirsin

Sen varsın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><div class="mceTemp"></div>
<div id="attachment_517" class="wp-caption alignnone" style="width: 210px"><a href="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/09/besmele.gif"><img class="size-full wp-image-517" title="besmele" src="http://gitarteli.files.wordpress.com/2008/09/besmele.gif?w=200&#038;h=200" alt="bismillahirrahmanirrahim" width="200" height="200" /></a><p class="wp-caption-text">bismillahirrahmanirrahim</p></div>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Rahman ve Rahim olan Alah’ın adı ile</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Kendimden seni arındırmanın yollarını aramaya koyuldum</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Arındırıp senden temiz olmak</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Yok oluşumu senden geri almaya çalıştım</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Olur</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Olmaz</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Değişik yollar ve çözümler ile karşılaştım</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Arıtılma yolunda</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Hani senden temizlenmeyi umut ederek</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Baş koydum bu yolda</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Hani buralar sensiz olucak ya</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Sen olmıcaksın bende</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Yok olucaksınya sen</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Onun arayıışına geçtim</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Bir zaman önce</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Temizliğe başlarken besmelemi çektim</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Her işin başında bismillahya</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Dünya onunla döner bilirsin</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Sen varsın bir gerçeksin sen</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Seni silmek zor</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Ben zor olanı başarmaya koyuldum</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Bekleyeişime cevap vermyeceğini düşünerek</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Var olanı kaldıracağımya hani</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Seni temizleyip kaldırıyorumya ben</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Yok yaa yalan bu</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Şaka gibi geliyor bu bana</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Temizlik</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Seni benden temizlemek</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Hayatta ne istersek olur</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Ben buna inanırım</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">İstediklerimiz gerçekten gerçekleşmesse</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Bunun iki cevabı vardır</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Ya istemeyi beceremeyişimizdendir</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Veyahut istediğimizi hak etmediğimizin</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Farkına varamayışımızdandır</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Geçenlerde iftar için bir yere gittik</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">İftar saati iftar daveti</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Ziyafet sofrası</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">İşkembeyi kübraya yüklenme zamanı </span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Yükledik tabi ramazanda en çok hazz aldığımız o vakitte</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">İki saat geçtiki doymadığımın farkına vardım</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Sofradan kalktığımda</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Tıka basa doldurduğum midem</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Bomboş gibiydi</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Sofrayı benimle paylaşan diğer şahısa</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Arkadaş ben hayvan gibi yedim</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Yalnız yememiş gibiyim</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Doymadım</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Ne iş anlamadım dedim</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">O da cevaben bana</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">besemele çektinmi dedi</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Evet besmeleyi çektim </span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Sofra duasınıda okudum</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">İftar duasınıda okudum </span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Küçükken bize öğrettikleri gibi</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Peygamberimizin okuduğu şekilde</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Sonuç</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Doymadım</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Seni temizlemeye karar verdiğimde de </span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">besmeleyi çektim</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Dünya onunla döner </span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Güneş onunla kavrulur</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Kalpten yürekten dalaktan cekmediğimi</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Anladım izlenen yolda</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Sofrada besmeleyi alışkanlıktan dolayı çektiğimin farkındayım</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Bu sebebten doymadım ben</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Besmeleyi besesmele olduğu için</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Çekmediğimden dolayı </span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Dolayı</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Ahh</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Seni temizlemek isterkende</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Besmeleyi çekmek istemedim</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Temizliği yapamıcam ben</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Arıtmıcam  kendimi senden </span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Sen ben olucaksın bbir gün</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Benim sen olduğum gibi</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Olur</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Olmaz</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Kim bilir</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Bekliyorum ben seni</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Her zamanki yerimdeyim</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Beni bulacağın yeri biliyorsun</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Güneşin battığı yere doğru bakman yeterli</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Ordayım ben</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Her tel</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Her nota </span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Senin için hareket ediyor</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Uzun zamandır</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Sadece senin için yazdığım </span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Ve sadece sana çalarken kullandığım</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">İlk gitarımda</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Bekliyorum seni</span></p>
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Entaziruk bil huduu</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">Belki bir gün..</span></p>
<p style="margin:0;">
<p style="margin:0;"><span style="font-family:Lucida Console,Lucida Sans Unicode,sans-serif;color:#6666cc;font-size:medium;">8 ekim Pazar 2006 / Ramazan</span></p>
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/gitarteli.wordpress.com/516/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/gitarteli.wordpress.com/516/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/gitarteli.wordpress.com/516/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/gitarteli.wordpress.com/516/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/gitarteli.wordpress.com/516/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/gitarteli.wordpress.com/516/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/gitarteli.wordpress.com/516/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/gitarteli.wordpress.com/516/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/gitarteli.wordpress.com/516/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/gitarteli.wordpress.com/516/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=gitarteli.wordpress.com&blog=913344&post=516&subd=gitarteli&r